ATATÜRK’TEN SONRA ANKARA ŞEHİR PLANI YOK EDİLDİ
  • Reklam
  • Reklam
  • Reklam

ATATÜRK'TEN SONRA ANKARA ŞEHİR PLANI YOK EDİLDİ

18 Aralık 2018 - 12:11 - Güncelleme: 20 Aralık 2018 - 00:18

13-14 Aralık 2018’de, Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde, Ankara’nın kentleşme sürecine önemli katkıları olan Alman şehir plancısı üzerine uluslar arası bir sempozyum düzenlendi. Halkın ve uzman çevrelerin ilgisini çeken etkinlik, ODTÜ Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü, Türk Eğitim Derneği Üniversitesi (TEDÜ) Mimarlık Fakültesi ve Çankaya Belediyesi işbirliğinde ve Goethe Enstitüsü Ankara ofisinin katkılarıyla yapıldı. Aynı mekanda, sempozyum ile aynı konuya ilişkin bir de sergi açıldı. Sergide, Jansen’in çeşitli çalışmalarından örnekler izleyiciyle paylaşıldı.

1928 yılı içinde, Prof.Dr. Hermann Jansen, yine bir Alman şehirci Prof. M.Brix ve Fransız hükümeti baş mimarı Prof. Jausseley arasında Ankara Nazım İmar Planı için bir yarışma açılmıştır. Gelen planları Mustafa Kemal Atatürk’ün de incelediği bu yarışmayı Prof. Dr. Hermann Jansen kazanır. Böylece Ankara’nın başkent olarak, çağının en ileri anlayışı ile kentleşme macerası da hız kazanır.

Jansen, Ankara kasabasını çağdaş bir kente çevirecek olan çalışmalarını şöyle anlatıyordu: “Yepyeni bir şehir kuracaksınız, dünyaya yepyeni ve çok güzel bir örnek vereceksiniz. Biliyorsunuz, Avrupa şehirlerinin hemen hepsi motordan önce yapılmıştır. Motor eski nizamları ve anlayışları altüst etti. Ben size şehircilik sanatının son sözlerini getiriyorum.”

Çok sayıda akademisyenin iki gün boyunca çeşitli bildiriler sunduğu ve konunun geniş bilimsel boyutlarıyla tartışıldığı etkinliğin katılımcılarından Doç. Dr. Ali Cengizkan, Ankara’nın Jansen Planı çerçevesinde kentleşme macerasına ilişkin şöyle diyor,

 

“Ankara'nın modern anlamdaki ilk planı, ilk Belediye Başkanı Mehmet Ali Bey zamanında, eski şehir ve yeni şehire ilişkin olmak üzere Keşfiyât ve İnşaat Türk Anonim Şirketi'ne yaptırılmıştır. Planın, kentin tarihi merkezinin güneyindeki kamulaştırmayı düzenlemek ve kenti yönlendirmek öngörüsüyle yaptırıldığı; Kale ve çevresini oluşturan, 1917’de yangın geçirerek üçte biri yokolan Eski Şehir’in kentsel iyileştirme alanı olarak verildiği ve genişleme olanaklarının değerlendirilmesinin istendiği anlaşılmaktadır. Müellif, şirket adına çalışan, eski İstanbul İmar Komisyonu üyesi, Berlinli mimar Dr. Carl Christoph Lörcher’dir (1884-1966). 30 Aralık 1923 tarihinde ısmarlanan raporun ve ekleri planların 30 Mayıs 1924 tarihinde Belediye'ye teslim edildiği; planın, kroki niteliğinde, 1 Mayıs 1925 tarihli 583 sayılı kamulaştırma yasasının eki olarak dağıtıldığı belirtilmektedir. Osmanlıca 52 sayfalık matbu raporun ayrıntıları incelendiğinde, onun Ankara için yapılan 1924-1925 Lörcher Planları yanısıra 1928/1932 Jansen Planı ilke kararlarını anahatlarıyla oluşturduğu ve modern başkentin oluşumunda büyük etkiye sahip olduğu ortaya çıkar. (…) 1924-25 Lörcher Planları bir yandan yüksek arsa bedelleri nedeniyle Eski Ankara çevresindeki yapılaşmayı ve yenileşmeyi teşvik etmekte yetersiz kalmış; öte yandan güneydeki Yeni Şehir’e imar getirirken ortaya çıkan düşük yoğunluklu kırsal imaj tatminkar bulunmamıştır. Yaklaşık beş yılda dört katına çıkan nüfus artışının kentleşme üzerindeki etkilerini yönetmek üzere 40-50 yıllık projeksiyonla 250-300 nüfusluk bir kenti tartışan 1928 yarışması plan önerileri, eski-yeni kent gerilimi için farklı tutumlar sergiler. Jansen’in tutum olarak farkı, Ankara Belediyesi’nin yatırım darlığını hissederek daha alçakgönüllü çözümler önermesi ve içeriden bilgi alarak somut düşünceleri ortaya koyabilmesidir. (…) Hermann Jansen'in (1869-1946) planı, başkent Ankara için sade bir bölgeleme önermekte; yarışmacılardan istendiği gibi, 1924-25 Lörcher Planı ışığında gerçekleştirilen yapılaşmayı meşrulaştırmaktadır. Yarışma projesi rumuzundaki gibi alçakgönüllü biçimde “Olabilirliğin Sınırları İçinde”  kalmayı hedefleyen 1928 Jansen Planı, genel bir bölgeleme yapmakta; araç ve yaya dolaşımını ana bir kent omurgası ile belirlemekte; kentin esas gelişme yönünü güneye doğru gösterirken, eski şehir çevresinde üç yönde de yeni yapılaşma önermekte; kaleyi “kentin tacı” kabul ederek, kale çevresinin imarı ve kalenin ‘güzel’ görünmesi için, yeşil ‘bakı koridorları’ önermekte; Bent Deresi'ni kentsel rekreasyon alanı olarak önermekte; İstasyon bölgesini kent merkezi olarak gelişime açmaktadır. Bir parklar sisteminin geliştirilmesi; bakanlık yapılarının Yeni Şehir’de toplu olarak düşünülmesi; Ankara-Sıvas demiryolu hattı çevresinin sanayi, Cebeci kuzeyinin mezarlık ve Orman Çiftliği arazisinde hayvanat bahçesi ve büyük park kullanımı kararları zaten uygulanmıştır. 1924 Lörcher Planı'nın bütün değerleri benimseyen Jansen, bir bölgeleme planı geliştirerek kentin gelişme bağlamını tanımlayacak; bu çerçevede Amele Mahallesi, Üniversiteler Bölgesi, Tandoğan Havaalanı gibi bölgeleri tanımlayarak, ulaşım için ana arteri Atatürk Bulvarı olan genel bir plan önerecek; 1939 yılına kadar Belediye İmar Danışmanı olarak 1932 yılında kabul edilmiş olan planın gerçekleşmesi için Ankara-Berlin arasında gidip gelerek çalışacaktır. (…) Sonuçta bugünden 1920-1950 Ankara’sına baktığımızda, gördüğümüz, ‘modern’, ‘düzenli’, ‘programlı’, ‘planlamaya güvenen’, ‘yönetim olarak özgüvenli’, ‘sağlıklı çevreler yaratan’, ‘özel bir yasa ile yönetilmese bile başkent olmanın farkını gösteren’ bir kent olma disiplinidir. Bu disiplin, bugün bütün ‘aşındırma girişimlerine’ karşın çok zengin bir mimari ve kentsel mirası Ankara’ya kazandırmıştır. Ülkedeki diğer kentler için yönetim biçimi, uyguladığı kentleşme ve kent yönetimi süreçlerinin şeffaflığı, var ettiği yaşam standardının yüksekliği ile örnek olmayı 1970’li yıllara kadar sürdüren Ankara, uzun bir süre bu pozitif ‘rol modeli’ özelliğini korumuştur.”

 

 

HERMANN JANSEN KİMDİR?

 

28 Mayıs 1869 Aachen, Almanya doğumlu Hermann Jansen, Aachen Teknik Yüksekokulunda mimarlık eğitimi aldı. 1908 yılında başlatılan Berlin’in şehircilik gelişimi konulu bir yarışmada Hermann Jansen, 1910’da iki birincilik ödülünden birini kazandı. Jansen’in hayata geçirilen fikirleri bugün bile Berlin şehrinin siluetinde bulunabiliyor. 1928’de Türk hükümeti tarafından açılan, yeni başkent Ankara’nın tasarımı konulu uluslararası yarışmayı kazanarak adını duyurdu. Hermann Jansen Almanya’daki çok sayıda kent ile birlikte Riga, Lodz, Bratislava ve Madrid gibi kentlerin planlama süreçlerine katkıda bulunmuştur. Bunun yanı sıra, Hermann Jansen 1927 ile 1939 yılları arasında Başkent Ankara ve ülkemizdeki birçok kent için planlar yapmış; geliştirdiği planlama ve şehircilik yaklaşım ve ilkeleri, kent rehberleri, ana plan – mevzi plan bütünlüğü, kent imgeleri, kenti görüntülerle çözümlemek ve tanımlamak gibi düzenleme ve uygulama süreçleri bir dönem Türk kentlerine damgasını vurmuş, daha sonraki plancı ve tasarımcıları etkilemiş, Türk imar kurumunun oluşturulmasına da büyük katkılar sağlamıştır. Planlamaları 1932’ye kadar uygulanabildiği halde 1938 yılına kadar Türkiye’de kaldı. Hermann Jansen 20 Şubat 1945 tarihinde Berlin, Almanya’da vefat etti.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Hıristiyan Birlik partileri Türkiye'nin AB üyeliğine karşı
Hıristiyan Birlik partileri Türkiye'nin AB üyeliğine karşı
'Kanlı eylemin meydanlardan gösterilmesi kaygı verici'
'Kanlı eylemin meydanlardan gösterilmesi kaygı verici'