DAVASININ ŞAİRİ SABİR RÜSTEMHANLI


Her edebiyatçının bir dünya görüşünden hareketle eserler vermesi en olağan karşılanması gereken bir husustur. Böyle bir açıdan bakınca “millî şair” olmak da bir tercih meselesidir. Ancak böyle bir tercihe yönelmenin yollarında engellerin bulunması da olağandır. Bu engelleri, dikenleri göğüslemeyi göze alamayan da böyle bir yola çıkmaz zaten.

Türk dünyası edebiyatındaki şair dostlarımdan SabirRüstemhanlı da davasının gerekli kıldığı cesareti kuşanarak düşmüştür edebiyatın çileli yollarına. SabirRüstemhanlı gibi şahsiyetlerin iç dünyalarında cereyan eden gelgitlerin kendine özgü yanları vardır. Rüstemhanlı gibi şahsiyetler kendilerini kuşatmış bulunan Sovyetçi-Marksist eğitimin dar boğazlarından geçmek gibi çetin bir sınavdan geçmişlerdir. Milliyeti reddetme eksenine dayalı bir sistemin içinde milliyetçiliği esas alarak şiirler yazmaya yönelmek zorlu bir ruh macerasını yaşamayı gerektirir.

Azerbaycan’ın bilge şairlerinden Bahtiyar Vahapzade gibi SabirRüstemhanlı da eğer bu yolda bedel ödemeyi göze almamış olsalardı, Azerbaycan halkı bugünkü millî şuura erişemezdi diye düşünürüm. SabirRüstemhanlı, Sovyet sisteminin yol ayırımına geldiği dönemeçte millet felsefesinden yana olmak fikriyle hareket eder ve sanatını milletinin hizmetine verir. Bahtiyar Vahapzade gibi SabirRüstemhanlı da millet felsefesi yolunda “ana dil”i barınacak bir liman olarak görürler. Çünkü millet demek dil demektir. Türk dili millî duyguların, vatan sevgisinin yeşerdiği bir sıladır. Bu duygudan hareketle şair Rüstemhanlı 1983’te yayınlanan eserine “Sağ Ol Ana Dilim” ismini verir. Böyle bir davanın peşinde olan şairin siyasetle iç içe olması da işin tabiatından kaynaklanır.

Azerbaycan edebiyatındaki millî uyanış cereyanı ile bizim Tanzimat sonrası edebiyatımızdaki millî arayışlar arasında bir benzerlik kurmak mümkündür. Namık Kemaller, Ömer Seyfettinler, Ziya Gökalpler, Mehmet Emin Yurdakullar da asırlar süren imparatorluk dönemimizin kapanmak üzere olduğunu fark ederek toplumumuza yeni yollar açmayı eserleriyle sergileme gayretleri içinde olmuşlardır. Rüstemhanlı’nın şu dizeleri, girilen yeni yolun niteliğini anlatan işaretlerdir:

Yıllar gökten düşmeyip

Param parça bölünmüş,

Yürüyüşten yorgun, ezik,

Ancak Hakk’a hamile.

Yine tarih yolumuzun

Beletçisi… Bu bizik!

Bu bizik, benim, sensin…

Bugün yorgun, cüssesiz,

Yarın fırtına gibi.

 

Rüstemhanlı’nın şiirleriyle Altaylardan Balkanlara, Tanrı Dağlarına velhasıl Türk milletine kadim yolculuklarına katılırsınız. SabirRüstemhanlı’nın şiirlerinden günümüz Türkiye’sinin bazı aymazlarına da uyarılar bulmak mümkündür:

Babaların igid ruhu dilirdi

Gısasdeyir Türk yaddaşı/şanımız

Ömür bize vatan için verildi

 

Türklüğe adanmış ömmürün 70. yılını yaşayan değerli dostum SabirRüstemhanlı’nın, daha nice millî heyecanları genç nesillere aktarmasını, daha nice yılları bu hizmet yolunda sağlıkla yaşamasını diliyorum.