İsveç'teki Göktürk Yazıtları


Türk uygarlığının Dünya üzerinde etkileri hakkında; her ne kadar hasıraltı edilse de, iletişim araçların gelişmesi ve ulaşımın kolaylaşması sayesinde daha çok bilgi almaktayız. Türk tarihi ve uygarlığı üzerine araştırma yapanlara, devletimizin yeteri kadar destek sağlamamasına rağmen özel araştırmacıların gayretleri; Türk uygarlığının saklıyanlarını gün yüzüne çıkarmaktadır. Bu bağlamda,;Ümit Şıracı’nın Anadolu’daki Türk tamgaları, Oktan Keleş’in Beyaz Piramitler, rahmetli Servet Somuncuoğlu’nun Sibirya ve Anadolu’daki Türk yazıtları üzerindeki keşifleri ve  rahmetli Prof.Dr. Turan Yazgan ve Prof. Dr. Kazım Mirşan’ın bilimlik çalışmaları çok değerlidir.

İskandinavya’daki Orkun yazısının etkisiyle oluşmuş Futhark yazısı ile işlenmiş yazıtlar, Türk tarihi açısından ilgilenilmesi gereken önemli tarihi yapıtlardır. Büyük çoğunluğu kayalar üzerinde yazılmış olan bu yazıtların bir kısmı boynuzlara, kemiklere, huşkabuğuna ve ağaçlara yazılmıştır. İskandinavya ve Kuzey ülkelerinde bulunan toplamda sayısı 6728’i bulan yazıtların, 3720’si İsveç’in güneyi, batısı ve adalarda yoğunlaşmıştır.

Vikinglerin yayıldığı bölgelerde görülen bu yazıtlar, genellikle M.S. 350 ila M.S. 1100 yılları arasında dikilmiştir. Kaya yazıtların dikilme amacı şu şekilde sıralanmaktadır:

1 Eski Asatruinancından Hıristiyanlığa geçenleri yüceltmek,

2 Kraliyet gösterenler adını yaşatmak,

3 Ailelerin adını ve gücünü göstermek,

4 Mezartaşları olarak,

5 Bölge belirtmek için.

Nasıl olur da İsveç’te bu yazıtlar oluşmuştur, “yoksa İsveçliler Türk müdür?” tarzında bir soruakla gelebilir. Hayır, İsveçliler Türk değil Cermen kökenlidir. Kaya yazıtlarının büyük çoğunlu İsveççe ya da Cermen dillerinde yazılmıştır. Bu yazıtlardan hangi dilde yazıldığı belli olmayan bazılarının, Türkçe olduğunu rahmetli Prof.Dr. Kazım Mirşan ortaya çıkarmıştı. Türkçe olan bazı yazıtlar, o dönemlerde bu bölgelere Türklerin de gelmiş olduğunu gösterir, büyük olasılıkla yerli halkla kaynaşıp yok olmuşlardır.

Yazıtların M.S. 350’lü yıllarda ortaya çıkması, Futhark yazısının hangi etki ile ortaya çıktığına ışık tutmaktadır. M.S. 300’lü yıllarda Roma ve atalarımız Hunlar arasında olan savaşlar, Doğu Avrupa’daki kavimleri etkilemiş ve birçok kavimin göçetmesine sebep olmuştur. Tarihe ‘kavimler göçü’ olarak geçen bu hadisede; kalabalık Cermen toplulukları, bugünkü Almanya,Hollanda ve İskandinavya’ya yayılmıştır. Futhark yazısına,bütün bu yayılma bölgelerinde rastlanır ama yoğunlukla İsveç’tedir. Bunun sebebi, İsveç’in Avrupa uygarlığından daha uzakta ve kuzeyde daha yalıtılmış bir biçimde bulunuyor olmasından olabilir.

Yazıtlarda kullanılan Futhark yazısının M.S. 350 yıllarından sonra, öncelikle pagan Cermenler arasında ortaya çıkmış olması Hıristiyanlı ketkisiile ortaya çıkmadığını gösterir. Bu tür runik yazıların, Sibirya’dan Avrupa’ya kadar Hunların egemenlik kurduğu bütün alanlarda bulunması ve M.S. 300’dan sonra Cermenler arasında görülmeye başlamış olması oldukça önemlidir. Bu durum ancak bu yazının, Doğu Avrupa’ya gelen Hunların etkisiyle ortaya çıkmış olmasıyla açıklanabilir. Hun uygarlığının, Cermenler üzerinde yapmış olduğu bu olumlu katkı, Hunlar’a yaftalanan barbar suçlamasını çürütmeye yetmez mi? Bu tür iddiaları çürütmek için Macaristanlı tarihçilerin yapmış olduğu www.hunmagyar.org sayfasından, Turanlı halkların uygarlıkları hakkında kibir çok bilimsel ve tarihi çalışmayı görebiliriz.

Futhark yazısının ortaya çıkması hakkındaki bir başka görüş ise Roma uygarlığının etkisidir. Bu görüş doğru olsa bile bahsedilen dönemki Roma yazısının, Asina adlı dişi bir kurdun kutsallığına inanan ve ön Türklerden oldukları kabul edilen Etrüsklerin yazısı olduğu unutulmamalıdır.