YAYIN ve İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNE DARBE Mİ?


YAYIN ve İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNE DARBE Mİ?

 

​Değerli okurlar 1 Ağustos 2019 tarihi itibariyle bundan böyle internette izlediğimiz hemen her şey RTÜK denetiminde ve müdahalesinde olacak. Bakıldığında masumane bir müdahale gibi görünebilir ancak tamamen Türk Milletini kontrol altına almayı, televizyonda olan egemenliklerini internet üzerinde de artırmayı ve zaten yandaşlar tarafından kontrol altında olan TV’lerden biraz uzaklaşmış, belirli bir kültür seviyesinde olan, bilinçli yurttaşların kendilerini rahat hissettikleri ortama da müdahale ederek tam bir siyasi egemenlik yaratmak istemeleridir. 

 

​Son zamanlarda popülerliği artan ve yandaş olmayan tavırlarıyla yükselişe geçen birçok YouTube kanalı, Twitchyayıncısı, Netflix, BluTV vb. platformlar bazı kesimlerin canlarını yakmış ya da uykularını kaçırmış olmalı… 

 

​Çünkü son zamanlarda yapılan anketlerde insanlar artık televizyon izlemekten neredeyse vazgeçmiş durumda. Özellikle 15-25 yaş arası gençler akıllı telefonların kullanımı, internet özgürlüğünün bir miktar artmasıyla kendi çabaları ile birçok şeyi sorgular olmuş ve bilinçleri artmıştır. Unutmayınız ki 2013 yılında dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız “Eğitim seviyesi arttıkça oylarımız düşüyor.”itirafında bulunmuştu. Eğitim seviyesinin artışı ve kalitesine göre bahsettiğimiz platformların kullanımı artış gösteriyor. 

 

 

“1 Ağustos 2019 – Sayı: 30849 - MEDYA HİZMET SAĞLAYICI KURULUŞLARININ ELDE ETTİĞİ TİCARİİLETİŞİM GELİRLERİNİN DENETİMİ VE BU GELİRLER ÜZERİNDEN

ALINACAK ÜST KURUL PAYLARININ BEYAN VE ÖDENMESİNE

İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİKTE

DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK”

 

​Resmi Gazetede bugün yayınlanan kanun ismi aynı bu şekilde geçiyor. İlk bakışta sadece yayın yapan kuruluşların yine televizyonlarda olduğu gibi LİSANS alması ve karşılığında bir ÜCRET ödemesi adına çıkan bir kanun gibi duruyor. Evet, bundan böyle İnternetten TV yayını yapmak isteyenlere 100 bin TL karşılığında lisans verilecek. Bir televizyon kanalı için normal bir ödeme birimi gibi görünse de tamamen yayın ve faaliyetlerden vazgeçirmek üzerine düzenlendiğini düşünüyorum, örneğin Netflix’in kuruluş sermayesi 12 bin Euro… 

​RTÜK Başkanı sosyal medyada gelen tepkiler sonrası “yönetmeliğin tam anlaşılmadığını” söyledi. Sayın başkan konu zaten yönetmelik değil anlayamadığınız veya işinize gelmeyen nokta burası. Geçmişte ve hala günümüzde yaptıklarınızdan dolayı insanlar bu tepkiyi sizlere veriyor. 

 

​Şapkanızı önünüze koyup bir değerlendirme yapmanız gerekir. Kısaca örnekler verecek olursak, Kemal Sunal’ın “eşşoğlueşşek” deyimini sansürlediğinizi, geçtiğimiz günlerdebir TV’de yayınlanan belgeselde virüslerden bahsedilirken “kuş gribi, tavuk gribi,...” şeklinde ilerleyen programda sıra “domuz gribine” gelince “domuz” kelimesini sansürlediğinizi, sosyal medyada sizlere olan eleştirilere (“hakaret” değil “eleştiri”) suç duyurusunda bulunmanız, CNBC-e’ye bir SouthPark bölümünden dolayı kapatma cezası vermeniz, ATV’de bir dizide bir “atı” ÇIPLAKLIK uyarısıyla sansürlemeniz, Görevimiz Tehlike 2 filminde “penisilin iğnesi” sözünü sansürlemeniz, TANRI kelimesini sansürlemeniz… Daha onlarca örnekle bu durumu çoğaltabiliriz. 

 

​Çünkü entelektüel bakış açısına veya belirli bir kültür seviyesine sahip değilsiniz. Ya da hepsinden ziyade insanlar hayatın bunaltıcılığından uzaklaşmak için parasını ödediği bir hizmeti düzgünce almak için sizin süzgecinizden mi geçmek zorunda? Yoksa booking.com da olduğu gibi bahsettiğimiz bu platformlar yandaşlarınızın yatırımlarını mı engelledi? 

​Sayın Başkan açıklamanız ve insanlara agresif tavrınız doğru değil. 

 

​Görüşmelerin olduğu döneme bakalım, Mart ayında TBMM’de görüşmeler yapılırken Ak Parti Milletvekilleri kürsülerden “çocuklarımızın ahlakı bozuluyor, şiddete eğilimli oluyorlar” diye daha bahsettiğimiz platformları izlemeden, en azından bir kere olsun bir “operaya” dahi gitmeden bunu ifade etmişlerdir. 

 

​Bu kadar hassassınız madem son 10 yılda çocuk istismarı %300 arttı. Özellikle bu istismarlara dini eğitim veren kurumlarda, İmam Hatip okulları vb. yerlerde rastlandı. Bu kadar rahatsız oldunuz madem neden araştırma komisyonlarını reddettiniz? 

 

​Şiddete eğilim bu kadar rahatsız ediyor madem dönemin Başbakanı IŞİD terör örgütü için “birkaç öfkeli genç yahu” dediğinde 22 bin lira maaş alıp ceylan derili koltuklarınızda ne diye kahkahalar içinde gülmüştünüz? 

 

​24 Haziran seçimleri sonrası İstanbul Habipler Meydanında havaya ateş açan yüzlerce kişiye neden kayıtsız kaldınız? 

 

​Onlarca örnekle bu sahte hassasiyetinizi çürütebiliriz. Yasa maddelerine ve uygulamaya bakıldığında önceliğin“para kazanmak-gelir sağlamak” olduğunu görüyoruz. Zira bir yayın platformunun sermayesinden fazla lisans ücreti talep etmenin başka bir anlamı olmasa gerek. Diğer bir önemli nokta ise “denetim” adı altında birçok yayını sansürlemek veya yayından kaldırmak… Açıkçası yasa içeriği ve yapılan açıklamalar “yayın ve ifade özgürlüğünde kısıtlama olmayacak” şeklinde olsa da pek inandırıcı değil. Önümüzdeki aylarda daha net göreceğiz. 

 

​Eğer hükûmetin çocukların ahlakı üzerine bir kaygısı varsa önce aileleri eğitme ve doğru bilgilendirme çalışmaları yapması ardından en önemli nokta ise gerici ve yobaz sapıklardan çocukları koruması gerekir. Bunun için yapılacak en önemli şey “küçüğün rızası vardı”, “bir kereden bir şey olmaz” diyen yetkililerin bu ülkenin yönetiminden almaktır. Daha sonra istismar sebebiyle serbest bırakılan, karakollarda elleri sıkılarak karşılanan sapıkların azaldığını göreceksinizdir. 

 

​Eğer kaygınız şiddet ise, önce eğitim sistemini oyun hamuru gibi oynamayı bırakarak hani hep “liyakat”diyorsunuz ya onun gereğini yapacaksınız. Dini eğitime ağırlık vermek yerine akıl, bilim ve felsefeye önem vererek temelden güçlendireceksiniz. Birey olma bilinci yerine “mensup” olma bilincini yerleştirirseniz okullarda tiyatro gösterilerinde küçücük çocuğa sarık giydirip sakal takar eline de kartondan kılıç verirseniz çok değil beş yıl sonra gerçek bir satırla Taksim’de insanları kovalar. 

​RTÜK bahsettiğimiz konularda hassas ise önce bu ülkenin kurucusu Başbuğ Mustafa Kemal Atatürk’e elinden geldiğince hakaretler eden televizyon kanallarına müdahale etmeli. Yine devletin kanalına aranan bir “teröristi” çıkartıp seçim propagandası yapanları görmeli. BTK bu işin denetleyicisi ise her gün internette ve sosyal medyada Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlığı yapanları görmeli ve gerekli engellemeleri yapmalı. Yine EGM- Siber Suçlar tüm gün twitterda yazılanların peşine düşüp ceza kotası gibi kota doldurmaya çalışırsa neyi engelleyebilir veya kontrol altına alabilirsiniz? Dostlar alışverişte görsün…

 

​Eğer Türkiye Cumhuriyeti’nin yasalarını kimseyi ayırt etmeden uygular, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş ayarlarıuygun çarklar ile işler ve Atatürk’ü biraz olsun anlarsanız bu saydıklarımızın düzeldiğini göreceksiniz. 

 

​ATA Derneği olarak tüm bu yanlışlara elimizden geldiğince ışık tutacak, doğrusunun ne olduğunu sizlere anlatmaya çalışacağız. 

 

​Siz siz olun akıl ve bilim yolundan Atatürk’ün ışığından ayrılmayın! ​