NAMIK KEMAL ZEYBEK YAZDI... ATA DERNEĞİ KURULDU
  • Reklam

NAMIK KEMAL ZEYBEK YAZDI... ATA DERNEĞİ KURULDU

16 Temmuz 2019 - 11:56

Atatürk’ün dediği gibi “TÜRK OĞLU ATALARINI TANIDIKÇA DAHA BÜYÜK İŞLER YAPMAK İÇİN GEREKEN GÜCÜ İÇİNDE BULACAKTIR.”     

Gençliğe seslenişte ATA’nın söylediği şu sözleri biraz da bu açıdan anlamak gerekir:

“Sana gereken güç, damarlarındaki soylu kanda vardır.”

Biz ATATÜRK’ün anlattığı, Atatürk Döneminde okullarda okutulan Tarih Görüşüne inanarak diyoruz ki:

Yeryüzünde Uygarlığı başlatan, binlerce yıl önceki TÜRK ATALARIMIZDIR. Kişi oğulları yaban ağaçlardan yemiş toplayarak, yerlerdeki otları seçip yiyerek, yaban canlıları avlayarak, mağaralarda barınarak dirliklerini sürdürürken; TÜRKLER Tarım Devrimini yaptılar. Tohumu ekip biçip saklamayı, ağaçları dikmeyi, yaban hayvanlarını evcilleştirmeyi, ata binmeyi, madenleri eritip gereç yapmayı, demiri çelikleştirmeyi öğrendiler.  Onlar göğü, yeri inceleyerek bilime ulaştılar.

Gün geldi doğa koşulları öyle gerektirdi; ATAYURT’larına sığamaz oldular. Yeryüzüne yayıldılar, gittikleri yerlerdeki yaban insanları toparladılar, yönettiler, uygarlaştırdılar. Böylece Uluslar oluştu, yöneten Türkler azınlıktı, çoğunluklar içinde eriyip gittilerse de, inançlarından, dillerinden, benliklerinden izler bıraktılar. O yüzden tüm uluslarda Türk etkileri yaşaya geldi.

Böylece Yeryüzünde yeni Uluslar, yeni oluşumlar, yeni eller doğdu. Uluslaşma binlerce yıl içinde sürüp gitti. Bugün de olagelen bir gerçekliktir.

Atayurtta kalan Türkler Türklüklerini korudular, dillerini geliştirdiler. Başka uluslardan da, inançlardan da etkilendiler. Başlangıçtaki tek güç olma niteliklerini yitirseler de Yeryüzünün en büyük gücü olmayı sürdürdüler.

Türkler Türklük’ten, Türklük bilincinden, kendilerinin güç kaynağı olan BİLGELİKTEN, ALPLİKTEN, DÜZGÜNLÜKTEN uzaklaştıkça güçsüzleştiler, bu niteliklerde oldukça güçlü kaldılar.

Türk’ün Geçmişinin Özeti Bu Gerçekliktir.

Kişioğullarının geçmişinde geçen binlerce yıl, TÜRKLER tek güç olmasalar da BİRİNCİL GÜÇ olmak durumunu korudular.

Onuncu Yüzyıl başlarında topluca İslam’a girmeye başlayan Türkler bu dini kendi öz inançları olan TANRI İNANCI ile bağdaştırarak kendilerine özgü bir TÜRK İSLAM’ı ortaya koydular. Karahanlı Devletini kurdular, sonra başka Türk İslam Devletleri de ortaya çıktı.

On altıncı Yüzyıla gelindiğinde Yeryüzünün en büyük güçlerine baktığımızda bu yüzyıl TÜRK YÜZYILI denilmesinin boşuna olmadığını görürüz.

  1. Osmanlı Türk Devleti (Ön Asya, Doğu Avrupa)
  2. Timurlu Türk Devleti (Türkistan)
  3. Babürlü Türk Devleti (Hindistan)
  4. Altınordu Türk Devleti (Güney Sibirya)
  5. Safevi Türk Devleti (İran)
  6. Memluk Türk Devleti (Mısır)

Yeryüzünde bu boyda, tek Türk olmayan devlet vardır: Çin… Çin’i de yönetenler Türk Asıllı Vey Soylularıdır.

On altıncı Yüzyılın gerçeği budur. Bir başka gerçek bu altı devletin en büyüğü olan Osmanlı, Timurlu, Babürlü, devletlerinin 17. Yüzyılda hızla Türk İslam’ı yerine Arapçılığa yönelmiş olmaktır.

Osmanlı’da Selim’in Mısır’dan Hilafeti onunla birlikte Eş’ari bağnazlığı getirmesi, Osmanlının çöküşünü başlattı.

Türkistan’ı Uluğ Bek’in aydınlık çizgisinden uzaklaşıp, bağnaz dinciliğe yönelme çökertti.

Hindistan’da Akbar Kan (Ekber Şah) sonrasında gelişmelerle, bilim karşıtı dinciliğin egemenliği, çözülmeye yol açtı. Binyıl süren karanlıktan, karanlıkçılıktan kurtulan Avrupa, bilimde, teknikte gelişip güçlü devletler kurup Sanayi Devrimini yaptığında ortaya büyük bir dengesizlik çıktı:

Sanayileşen, Tarımı da sanayileştiren güçlü Avrupa Ülkeleri ile tarımı bile eski yöntemlerle yapmayı sürdüren Türk Ülkeleri…

Olan oldu. Osmanlı Avrupa’nın yarı sömürgesi oldu. Türkistan Rusların, Hindistan İngilizlerin sömürgesi oldular.

On yedinci, on sekizinci, on dokuzuncu Yüzyıllar böyle geçti.

Yirminci Yüzyılın birinci çeyreğinde Osmanlı’da başlayan aydınlanmışlar içinden büyük biri kişilik seçkinleşti. Onu, yok olmak üzere olan Türkiye Türklüğünün kurtarıcısı olarak seçip başkan yaptılar. İçlerinde en yetenekli, en iyi komutan, en ileri görüşlü, en çok okuyan, en doğru düşünen oydu.

O’nun başkanlığında Ülke kurtarıldı. Yeni devlet kuruldu. Adına Türkiye Cumhuriyeti denildi.  O da onuncu yıl söylevinde dedi ki:

“Cumhuriyetimizin temelinde Yüksek Türk Kültürüyle Türk Kahramanlığı vardır.”

Yüksek Türk Kültürünün de gereği olarak dedi ki:

“Dirlikte en gerçek yol gösterici bilimdir”

“Benim yolumdan gitmek, akıl ile bilim yolundan gitmektir.”

Türkiye Cumhuriyeti Türklük Bilinci, İnsan ile Doğa’yı Sevgi ile Saygı, Bilime İnanç ilkeleri üzerinde kuruldu, gelişti.

Bu temeller tüm geçmişimizde TÜRK ATALARIMIZIN önemle üzerinde durduğu ilkelerdir.

Orkun Yazılarının özeti budur:

BİLGELİK, ALPLİK, TÜZGÜNLÜK

İşte bizler Türk Atalarımızın bu ilkelerini Türk Toplumlarında anlatmak, Türklüğün yeniden geçmişindeki günlerine ulaşmasına katkılarda bulunmak üzere toplanıp bir dernek kurduk.

Adına: ATA DERNEĞİ dedik.

Bu gerçeği bilenlerle birlikte çoğalarak, büyüyerek ATA yolunda çalışmak dönemindeyiz.

Ne Mutlu Türküm Diyene.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
ABD Temsilciler Meclisi'nden Türkiye’ye yaptırımlara onay
ABD Temsilciler Meclisi'nden Türkiye’ye yaptırımlara onay
ÜMİT YALIM YAZDI... ADALAR DENİZİ TÜRK KITA SAHANLIĞI VE MÜNHASIR EKONOMİK BÖLGESİ
ÜMİT YALIM YAZDI... ADALAR DENİZİ TÜRK KITA SAHANLIĞI VE...