NAMIK KEMAL ZEYBEK YAZDI "GÜNEŞİ KARŞILAMAK"
  • Reklam
  • Reklam
  • Reklam

NAMIK KEMAL ZEYBEK YAZDI "GÜNEŞİ KARŞILAMAK"

11 Şubat 2019 - 15:14 - Güncelleme: 11 Şubat 2019 - 15:31

           Bir tanıdık salık verdi. “Bu kitabı okumalısın” dedi. Onun bana verdiğini bir göz atıp geri verdim. Kitapçılardan edindim. Bu kitap benim başucu kitaplarımdan olmalıydı.

            Kitabın adı: YERYÜZÜNE DOKUN. Yazarı T.C McLuhan… Alt başlığı: KIZILDERİLİ GÖZÜYLE KIZILDERİLİ BENLİĞİ.

            Yazdığım son kitabın adı: TÜRK’ÜN İNANCI… Gelecek baskılarda bu yazıyı da o kitabımın içine koymalıyım.

              Neden mi?

            Şundan: Dinlere girmeden önce Türk Ata’lar, TANRI’ya inanırlardı. TANRI “Sonsuz Gök” demekti. Tanrı’nın tini tüm var olanların içinde, tüm var olanlar da TANRI’nın içinde… Bu inancın tapıncı TAN’da Doğan Güneş’i karşılayarak TANRI’ya yakarmak idi… Ayrıntısı TÜRK’ÜN İNANCI’nda.

              Şimdi ise T.C McLuhan’ın kitabından bir alıntı yapalım.

           Alıntı yapalım da, Amerika yerlilerinin büyük bölümünün Kuzey’den giden Türkler olduğunu bilerek bu alıntıyı okuyalım.

            “KIZILDERİLİNİN YAŞAMINDA KAÇINILMAZ BİR görev vardı- dua etme- görünmeyen ve sonsuz olanı, her gün anma. Günlük ibadetleri, onun için günlük besininden daha önemliydi. Gün doğarken kalkar, makosenlerini giyer ve suyun kenarına giderdi. Burada, avuç avuç aldığı berrak soğuk suyla yüzünü yıkar ya da tamamen suya dalardı. Banyodan sonra, yavaş yavaş ağarmakta olan güne ve adeta ufukta dans etmekte olan Güneşe karşı dimdik durarak, söze dökülmeyen duasını sunardı. Eşi ya da arkadaşı, bu ibadette ona yol gösterebilir ya da onu takip edebilirdi ama asla ona eşlik edemezdi. Her ruh, sabah güneşini, yeni taze toprağı ve Derin Sessizliği, tek başına karşılamalıydı!

            Günlük av sırasında, Kızılderili avcı ne zaman dikkat çekecek kadar güzel ya da görkemli bir manzarayla karşılaşsa-dağın üzerinde, gök kuşağının parlak kemeri ile birlikte duran siyah bir fırtına bulutu, yeşil vadinin ortasındaki beyaz şelale, kıpkırmızı günbatımıyla boyanmış olan uçsuz bucaksız ova-ibadet etmek üzere bir an için dururdu. Yedi günün bir tanesini kutsal gün olarak ayırmaya gerek duymazdı çünkü onun için bütün günler, Tanrı’nın günleriydi.”

            Bu kitaptan alıntı yapılacak daha birçok bölüm var.

            Bizim Amerikan yerlileri ile kahraman(!) kovboyların çatışmalarıyla ilgili sinema filmlerinden öğrendiğimiz bir MANİTU var. BÜYÜK RUH diye de çevriliyor.

            Gerçekte Kızılderililerin inancı bildiğiniz eski Türk İnancı.

            Amerikan Yerlileri, Tüm Varlığı Var eden Bir TANRI’ya inanıyorlar ona WAKAN TANKA diyorlar. Wakan’daki KAN ile Tanka’daki TAN size de tanıdık gelmiyor mu?

            TANRI diyoruz. Geçmişte Oğuzlar TANGRI, Kıpçaklar TENGRİ derlerdi. Bugün de Kıpçak Türkleri TENGRİ derler. Kafkas Türklerinde bu söyleyiş TEYRİ biçimi alır. Sümerler DİNGİR derlermiş.

            Amerikan Yerlileri denilen, anlamsız bir biçimde Kızılderili diye nitelendirilen toplumların Asya’dan gittikleri kesinleşmiştir de, konu hangileri Türk, hangileri Moğol, hangileri öteki Asya uluslarındandır. Araştırılması gereken budur.

            Bir başka, kesin olan konu ise, Türk’ün İnancı ile Amerikan Yerlilerinin inanç ortaklığıdır.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
İranlı Bakan: Petrolümüzün yerini hiçbir ülke dolduramaz
İranlı Bakan: Petrolümüzün yerini hiçbir ülke dolduramaz
Erbil'deki kalleş saldırıyı düzenleyen teröristler yakalandı
Erbil'deki kalleş saldırıyı düzenleyen teröristler yakalandı