Rusya Dışişleri’nden Devlet Bahçeli için Türkiye’ye uyarı
  • Reklam

Rusya Dışişleri'nden Devlet Bahçeli için Türkiye'ye uyarı

14 Şubat 2020 - 01:29

     Rusya'dan Türkiye'ye yeni bir uyarı daha geldi. Moskova, MHP lideri Bahçeli'ye işaret edilerek Türkiye'de Suriye'deki olaylarla ilgili yapılan açıklamalarda provokasyondan kaçınılmasını istedi.
     Rusya Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada Türkiye'ye provokatif açıklamalarda bulunulmaması uyarısı geldi. Bakanlık, Türkiye'yi "Suriye'deki gelişmelerle ilgili yaptığı açıklamalarda provokasyon yapmaktan ve İdlib'de tansiyonu yükseltmekten kaçınmaya" çağırdı. 
     MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin yaptığı Suriye açıklamalarına dikkat çeken Bakanlık, "Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ortağının Türk askerlerinin hayatını kaybetmesinden Rusya ve Suriye hükümetlerini sorumlu tutmasının anlaşılmaz bir yorum" olduğu vurgulandı.

NE DEMİŞTİ!
     MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İdlib'de 5 Türk askerinin daha hayatını kaybetmesinin ardından geçen Salı günü partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı açıklamada Rusya ve Suriye'ye sert tepki göstermiş ve "Katil Esad defolup gidesiye kadar yüreğimiz soğumayacaktır. Esad katildir, husumetin kaynağıdır. Hem Suriye hem Türkiye'yi eş zamanlı idare etmeye çalışan Rusya iyi niyetli değildir. Hükûmetin Rusya ile ilişkilerini gözden geçirmesi samimi dileğimizdir" demişti.
     Suriye'nin resmen olmasa bile Rusya'nın fiili sömürge ülkesi haline geldiğini, Suriye Devlet Başkanı Esad'ın "yularının Moskova'ya bağlandığını" kaydeden Bahçeli, sözlerini "Türk milleti gerekirse, artık başka bir seçenek de görülmezse Şam'a girmeyi şimdiden planlamalı ve zalimleri yerle yeksan etmelidir. Diyorum ki, yansın Suriye, yıkılsın İdlib, kahrolsun Esad" şeklinde sürdürmüştü.

SEVKİYAT DEVAM EDİYOR
     Rusya dün de yaptığı açıklamada Türkiye'nin İdlib'e takviye güç göndermeyi sonlandırmasını istemişti. Ancak bugün Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) İdlib'deki gözlem noktalarına komando takviyesi yaptığı bildirildi. Anadolu Ajansı'nın haberine göre TSK'dan gönderilen çok namlulu roketatarlar da Suriye sınırına konuşlandırıldı.
     NATO savunma bakanlığı toplantısı kapsamında bulunduğu Brüksel'de İdlib'le ilgili konuşan Savunma Bakanı Hulusi Akar da bölgeye takviye birlikler gönderdiklerini doğrulayarak "Ateşkesi sağlamak ve kalıcı kılmak için ilave birlikler gönderiyoruz, alanı kontrol edeceğiz. Radikaller dahil ateşkese uymayanlara karşı zor kullanılacak, her türlü tedbir alınacaktır. Takviye edilen gözlem noktalarımız sahadaki durumun gözlenmesinde önemli rol oynamaya devam edecek" dedi.

ERMENİ SOYKIRIM KARARI
     Öte yandan Suriye parlamentosunda da 1915 yılında Osmanlı döneminde Ermenilerin öldürülmesini soykırım olarak tanıyan bir kararı onayladı. Kararda "bu suçu yalanlayan ve tarihi gerçekleri çarpıtan her tür girişimin" kınandığı belirtiliyor. Suriye parlamentosunun sözcüsü Hammudah Sabbah, "Suriye'nin şu anda Türkiye'nin saldırganlığı altında olduğunu" belirterek "Erdoğan'ın atalarının işlediği çirkin suçları içten bir acıyla hatırlıyoruz" şeklinde konuştu.

ANKARA'DAN TEPKİ
     Ankara'dan Suriye parlamentosunda kabul edilen karara tepki geldi. Kabul edilen kararın bir "ibret vesikası" olduğu Türkiye Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, kararın aynı zamanda "kendi halkına çoluk çocuk demeden her türlü katliam uygulayan, milyonlarca kişiyi yerinden eden ve kimyasal silah kullanmadaki mahareti iyi bilinen bir rejimin ikiyüzlülüğünün fotoğrafı" olduğunu söyledi. 
     Aksoy, "Bu mesnetsiz iddiaların uluslararası meşruiyetini kaybetmiş zalim bir rejim tarafından öne sürülmesi ise, iddiaların arkasında yatan çarpık zihniyetin açık bir göstergesidir" ifadelerini kullandı. 

BÜYÜK BELAYA YOL AÇABİLİR
     Bu arada Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Aleksey Yerhov da, İdlib'de yaşanan gelişmelerle ilgili "Suriye ordusu kendi topraklarının her bir karışını geri alma kararı verdi. Altını çizerek söylüyorum, kendi egemen topraklarını. Suriye ordusu kendi topraklarında, kendi halkı için savaşıyor” dedi.
     Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Aleksey Yerhov, Sputnik'e Türk-Rus ilişkileriyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Aralık ayından itibaren Suriye’de özellikle Halep bölgesinde saldırıların yoğunlaştığını belirten Yerhov, geçen ay terör örgütleri tarafından 1400’den fazla saldırı düzenlendiğini ifade etti.
     Geçtiğimiz ay Rusya ve Türkiye’nin İdlib’de ateşkes ilan etmeye çalıştığını ancak Ocak ayının son 2 haftasında binden fazla saldırı meydana geldiğini söyleyen Yerhov şu ifadeleri kullandı:
     Burada sabır tükendi ve Suriye ordusu kendi topraklarının her bir karışını geri alma kararı verdi. Altını çizerek söylüyorum, kendi egemen topraklarını. Suriye ordusu kendi topraklarında, kendi halkı için savaşıyor.
     Birtakım sakallı yabancıların dikte ettiği kurallara göre değil, atalarının yaşadığı gibi yaşama hakları için savaşıyorlar.
     Bu yüzden yasa dışı silahlı oluşumların elinden onlarca köyü ve son günlerde de stratejik öneme sahip M5 karayolunu kurtardılar, artık kimse taarruza geçmiş olan Suriye ordusunu geri çeviremez.
     Bazıları için Şam'daki hükümet meşruiyetini kaybetmiş olabilir, ama bazılar için de meşrudur, kaldı ki böyle düşünenlerin sayısı az değil. Uluslararası toplum ve Birleşmiş Milletler (BM) üyelerinin büyük kısmı bu hükümeti meşru görüyor.
     Şam'ı her fırsatta eleştiren ama yine de iletişimi koruyan ve farklı konularda işbirliği yapanlar da var. “Savaş ekonomisi”, bilirsiniz, çok kurnaz ve ilginç bir şey.
     İkincisi, Şam ve Rusya'nın ‘ihlal' ettiği iddia edilen 17 Eylül 2018 Soçi Mutabakatı nedir? Bu ikili bir anlaşma ve bu anlaşma kapsamında taraflar üzerlerine oldukça açık ve net yükümlülükler aldı.

SALDIRILAR ARTIYOR
     Örneğin, Rusya İdlib gerilimi azaltma bölgesinde Türk gözlem noktalarının varlığını ve bölgede askeri statükonun devam ettirilmesini kabul etti. Türkiye de İdlib'de oluşturulan 15-20 kilometre genişliğindeki silahsız bölgeden “tüm radikal terörist grupları”, tanklar, çok namlulu roketatarlar, topçu sistemleri dahil tüm ağır silahları tahliye etme yükümlülüğünü aldı.
     M5 ve M4 karayollarını trafiğe açma konusunda da mutabakat sağlandı. Ne oldu, teröristler çıkarıldı mı? Yollar açıldı mı? Eğer yükümlülüklerinizi yerine getirmiyorsanız, diğer taraftan yükümlülüklerini yerine getirmesini talep etmeye hakkınız var mı? Anlaşma taraflarının yükümlülükleri ‘diyalektik birlik içinde' bulunmalı, aksi takdirde eşit partnerlikten bahsetmek güç oluyor.
     Sonra çeteler silahsızlandırılmadı ve ‘ılımlılardan' ayıklanmadı. Ne fark eder? Çok şey fark eder. Çünkü teröristler, onları kimsenin silahsızlandırmadığını ve ‘ayırmadığını' görünce yüreklendi ve geçen yılın ilkbaharından itibaren Suriye hükümet ordusu mevzilerine ve bu arada Hmeymim'deki Rus hava üssüne saldırıları gün geçtikçe artırdı.

SURİYE GERİ ALMAYA KARARLI
     Aralık 2019 – Ocak 2020 döneminde, Suriye hükümet ordusu mevzilerine ve yakınındaki kentlere, ki bunun başında Halep geliyor, saldırılar çok daha etkin hale geldi. Geçen aralık ayında teröristler tank, piyade araçları, havan topları ve toplarla 1400'den fazla saldırı düzenledi.
     Ocak ortasında Türkiye ile birlikte İdlib'de bir kez daha ‘ateşkes' ilan etmeye çalıştık. Ne oldu? Ocak ayının sadece son 2 haftasında binden fazla saldırı meydana geldi, yüzlerce Suriyeli asker, sivil öldü veya yaralandı. Silahlı insansız hava araçları ile Hmeymim'e saldırı girişimleri de devam etti.
     Burada da sabır tükendi ve Suriye ordusu kendi topraklarının her bir karışını geri alma kararı verdi. Altını çizerek söylüyorum, kendi egemen topraklarını. Suriye ordusu kendi topraklarında, kendi halkı için savaşıyor.
     Birtakım sakallı yabancıların dikte ettiği kurallara göre değil, atalarının yaşadığı gibi yaşama hakları için savaşıyorlar. Bu yüzden yasa dışı silahlı oluşumların elinden onlarca köyü ve son günlerde de stratejik öneme sahip M5 karayolunu kurtardılar, artık kimse taarruza geçmiş olan Suriye ordusunu geri çeviremez.

ŞARTLAR YERİNE GETİRİLMEDİ
     Soçi'de Türkiye'nin varlığı konusunda anlaştığımızda, bu noktaların anlaşmada belirtilen ateşkesi ve anlaşmanın yerine getirilmesini gözlemleyeceği kastedilmişti.
     Ama anlaşma yerine getirilmedi, çatışmalar sürüyor ve şöyle bir soru ortaya çıkıyor: Bu noktalardan ne için gözlem yapılmaktadır? Bu tesislerin işlevi ne? Ki askeri dilde bu noktaların adı aslında ‘mustahkem mevkidir'.
     Yerel basın, bu Türk müstahkem mevkilerden Suriye ordu birliklerine yönelik topçu ateşi açıldığını bildiriyor. Bu noktalar aslında ‘cephenin' çok gerisinde kaldı ve orada ne yapıyor?"

100 DOLARA 'BİAT'
     “Peki ya bir şekilde Türkiye, ılımlılarla radikalleri birbirinden ayırma sürecini başlatabilirse ne olur?” sorusuna ise Büyükelçi Yerhov şöyle yanıt verdi:
     "Elbette bu yönde nihayet bir şeylerin yapılması iyi olur. Gerçi muhtemelen kolay değil. Uzmanların anlattığına göre, bugün militan ılımlı olabilir, ama yarın bir terörist grubun liderine biat ettiğini açıklayabilir, üstelik sadece yüz dolar karşılığında.
     Yarın da aldığı bu paralar karşılığında Libya'ya gider. Elbette böyle bir insanı benzerlerinden ‘ayırmak' zor."

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
İngiltere Başbakanı Johnson yoğun bakıma kaldırıldı
İngiltere Başbakanı Johnson yoğun bakıma kaldırıldı
Hasta sayımız 27 bine, can kaybımız 574'e yükseldi
Hasta sayımız 27 bine, can kaybımız 574'e yükseldi