Sonunda küresel bir HIV aşısı geliyor olabilir!
  • Reklam
  • Reklam
  • Reklam

Sonunda küresel bir HIV aşısı geliyor olabilir!

01 Ağustos 2018 - 14:45

Herkesin bildiği üzere, Human Immunodeficiency Virus (HIV) yani insan bağışıklık yetmezliği virüsü, edinilmiş bağışıklık eksikliği sendromuna (AIDS) sebep olan bir virüs. Her HIV taşıyan AIDS olmuyor; ancak antiretroviral tedavi olunmadığında kaçınılmaz. AIDS, enfeksiyondan yaklaşık 10-15 sene sonra gerçekleşiyor ve son aşama. Ayrıca AIDS ile ilgili ilginç bir dipnot: Hastalığın kaynağını bulmak isteyen araştırmacılar, bir uçuş görevlisi olan Gaëtan Dugas’a ulaşıyorlar. Dugas, 1984 yılında yayınlanan çalışmada California dışından olduğu gerekçesiyle hasta O (‘Out’ anlamında) olarak isimlendiriliyor. ‘O’ harfinin sıfır olarak yanlış okunmasıyla da patient zero, yani bir hastalığın orijin noktası olan ilk hasta tabiri tıbbi bilimlere kazandırılmış oluyor. Bunun yanında, Dugas’ın yanlış bir şekilde başlangıç noktasına oturtulduğuna dair yorumlar da var ancak bu başka bir yazının konusu.

2016 verilerine göre, dünyada 36.700.000, Türkiye’de ise 14.600 HIV taşıyıcısı bulunuyor. Hastalığın bulaşma hızı da yüksek; ancak 2017 yılı Dünya Sağlık Örgütü raporuna göre AIDS’ten kaynaklı ölümler son 10 yıl içerisinde yarıya inmiş. Bu iyi bir gösterge, ancak HIV; kan, sperm, anne sütü ile birçok yoldan insandan insana bulaşabiliyor ve tıbbi takibi bırakmamak gerekiyor.

Konu üstünde çalışmalar elbette mevcut. Almanya’da Sağlık Bakanlığı, geçtiğimiz aylarda evde yapılabilecek bir HIV testinin yakın zamanda satışa sunulacağını duyurmuştu. Temmuz ayı başlarında, The Lancet dergisinde yayınlanan yeni bir araştırmaya göre ise, insanlarda ilk klinik öncesi fazı tamamlanan HIV-1 aşısı yolda olabilir. HIV-1, HIV türlerinden en yaygın ve bulaşıcı olanı diye de ekleyelim.

Haberin ilgi çekici olmasının sebebi, küresel bir aşı çözümü için adım atılmış olması. Daha önce denenen HIV-1 aşı adayları, belirli bir bölge için koruma sağlayabiliyordu. Virüslerin farklı suşları (tür altı bir taksonomik sınıf) farklı bölgelerde daha baskın bulunduklarından, ancak bu çalışmadaki gibi ‘mozaik’ bir aşı küresel bir koruma sağlayabilir. Bu aşı, 35 yıl içinde etkinlik denemelerine çıkabilen ilk aşı olmasıyla önem teşkil ediyor.

Çalışma; Viroloji ve Aşı Araştırmaları Merkezi, Beth Israel Deaconess Tıp Merkezi Direktörü ve Harvard Tıp Okulu’nda tıp profesörü Dan Barouch tarafından yürütülmüş. Barouch, aşının maymunlarda %67 koruma sağladığını; ancak insan seviyesinde yorum yapma konusunda ihtiyatlı davranmak gerektiğini söylüyor.

APPROACH isimli klinik öncesi denemede, 393 HIV negatif yetişkin (18-50 yaş arası) yer almış. Denemeler, 2015 yılının Şubat-Ekim ayları arasında Afrika’nın doğusu, güneyi ve Tayland ile ABD’de gerçekleştirilmiş. Gönüllülere, yedi aşı bileşiminden biri veya plasebo rastgele uygulanmış ve 48 haftada toplamda dört kas içi aşı yapılmış. HIV aşı geliştirme sürecinde en sıkıntılı konulardan biri klinik öncesi çalışmalarla klinik denemeler arasındaki uyuşmazlıklar olduğu için araştırmacılar paralel bir klinik deneme eklemişler. Buna göre, araştırmacılar aynı mozaik aşı bileşimlerini 72 rhesus maymununda denemişler. Maymunlara, korumanın etkinliğini anlamak için 6 doz SIV (simian immunodeficiency virus) verilmiş. SIV, HIV’nin atası olan ve insan olmayan primatların bir kısmını enfekte eden bir virüs. Sonuç olarak, hem insan hem de maymun denemelerinde en yüksek bağışıklık yanıtı meydana getiren Ad26/Ad26 plus gp140 bileşimi seçilmiş. Burada küçük bir dipnot; Ad26, virüsün verilen konakta ekspres edilmesini sağlayan bir taşıyıcı, plus gp140 ise bağışıklık sistemini daha çok harekete geçiren bir HIV zarf proteini alt birimi kullanılmış olduğuna işaret ediyor.

Bu güzel haberlere rağmen, ekip üyeleri bazı kısıtlamalar olduğunun altını çiziyor. Daha önce de belirttiğimiz gibi, rhesus maymunlarında gerçekleştirilen klinik denemenin, insanlarda da aynı sonuçları vereceğinin garantisi yok. Şu unutulmamalı ki; insanlar HIV’nin doğal olmayan konaklarıyken bazı insan olmayan primat türleri doğal konak. Doğal konaklar, kanlarında virüs tespit edilmesine rağmen (yani SIV pozitif olmalarına rağmen) AIDS veya benzeri bir hastalık belirtisi göstermiyorlar. Yani, en yakın akrabalarımız da olsa, diğer primatlarla aramızda farklar her zaman var. Başka bir faktör de, insanlarda HIV-1’e karşı korunmayı öngörecek kesin bir immünolojik ölçüm yöntemi bulunmaması.

Aşının bir sonraki fazı 2b, Afrika’da HIV bulaşma riski taşıyan 2600 kadın üzerinde denenecek. Bir şeyler söylemek için erken de olsa heyecan verici bir gelişmeden bahsettiğimiz şüphesiz. Son on yılda HIV/AIDS, 80-90’lı yıllara göre daha az korkulan bir hale geldi ve yaşam süresi uzatıldı; ancak savaş henüz kazanılmış değil.

Türkiye’de HIV/AIDS hakkında bilgi almak için kullanılabilecek bir platform: http://pozitifyasam.org/

Kaynak: http://www.bilim.org/sonunda-kuresel-bir-hiv-asisi-geliyor-olabilir/

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Dünyada 'barış ve huzur'a vesile olmasını diliyoruz...
Dünyada 'barış ve huzur'a vesile olmasını diliyoruz...
'Türkiye IMF’ye başvurmak zorunda kalacak' iddiası
'Türkiye IMF’ye başvurmak zorunda kalacak' iddiası