Düzmece Tarih Nasıl Yazılır?
  • Reklam
Emre Yükselen

Emre Yükselen

Emre Yükselen
  • Youtube
  • Instagram

Düzmece Tarih Nasıl Yazılır?

22 Eylül 2019 - 18:36 - Güncelleme: 22 Eylül 2019 - 19:38

Geçenlerde Yusuf Peygamber ve yaşadığı yüzyıl hakkında araştırma yaparken bir köşe yazısına rastladım. İsimini vermeyeceğim bir gazetenin, ismini vermeyeceğim bir yazarı, Yusuf Suresi 43. ayetin kendince açıklamasını yapmış ve bu konuda bir yazı kaleme almış. 

(Bir gün melik (hükümdar) dedi ki: "Rüyamda yedi arık ineğin yedi semiz ineği yediğini gördüm. Ayrıca yedi yeşil ve bir o kadar da kuru başak gördüm. Efendiler! Eğer rüya yorumluyorsanız, bu rüyamı da bana yorumlayın.)

Pek değerli hocamız, buradaki “melik” ibaresine adeta methiyeler düzerek bunu Kuran’ın bir mucizesi gibi göstermiş. Zira o dönemde Mısır yöneticilerine Firavun deniyor, ama burada ise “Melik” diyormuş. Bir asya kavmi olan Hiksoslar’ın M.Ö. 1670 - 1570 yılları arasında Mısır’ı istila ettiğini, ve bunun da 19. yüzyılda Mısır Hiyeroglif yazılarının çözülmesiyle ortaya çıktığını dile getirmiş, Yusuf Peygamberi de tam bu olayların ortasına koymuş.

Evet tarih çorbamız artık hazır, hepimize afiyet olsun.

Hiksoslar’ın istilasıyla ilgili bilgide kendisine sonuna kadar katılmakla birlikte, Medine İslam Üniversitesi’nde Arap Dili Bölümü bitirmiş bir hocamızın böyle bir hata yapması beni derinden üzdü.

Çünkü; Aramice’de “melkâ”, İbranice’de “meleh”, Kadim Akad dilinde “maliku”, Asurca melku, (meliku) ve  asıl kökeni olan Arapça’da “mülk, (melk)” kelimesinden türetilen “melik” (malik) kelimesinin zaten Arapça olduğunu, ve mülkün sahibi olan kişi, Kral ve Hükümdar anlamına geldiğini hepimizden iyi bilmeliydi.

Yani ortada hocanın anlattığı gibi bir mucize söz konusu olmadığı gibi, hocanın bu fevri yazısı, yeterli araştırma yapmamızın zararlarını bir kez daha gün yüzüne çıkardı. Bu durum aslında hepimize örnek olmalı, çünkü burada aslında bizlerde de kabahat var. Nasıl mı? 

Daha önce de yazdığım gibi; ne çok okuyan, ne de çok gezen… Sadece çok araştırma yapan bilir. Bu yukarıda bahsettiğim yazı 22 Kasım 2014'de kaleme alınmış ve gördüğüm kadarıyla o zamandan bugüne yaklaşık beş yıldır tek bir karşı yazı yazılmadığı gibi hoca da bunu düzeltme gereği duymamış. Bu durum bana geçmişte yaşamış olduğum bir hatıramı anımsattı ve aslında bu yazının başlığını da bu anı belirlemiş oldu.

Lise dönemlerimde, o dönemki yakın ahbaplarımdan biriyle sohbet esnasında ruhsal varlıklardan korktuğunu bildiğim için ona "sen hiç merak etme, eğer korkarsan doğru banyoya doğru koş, cinler banyoya giremezler" demiştim. Hemen gözleri parlamış bir şekilde bana neden diye sormuş, ben de ona cevaben;

cinni varlıkların öz ateşten yaratılmış olduğunu, bizi nasıl ateş yakıyor ise onları da suyun yakacağını söyleyerek güzelce kandırmıştım. Derken aradan zaman geçti. Bu dostum, yine benim de içinde bulunduğum daha kalabalık bir arkadaş ortamında bunu bir yerlerden okuduğunu iddia ederek ortaya atıverdi. Gülümseyerek arkadaşlarımı izlediğimde ise daha çok şaşırmıştım, anlaşılan o ki bu yalanım herkese inandırıcı gelmişti. Sonra bunu benim uydurduğumu söylediğimde bile hala neden olmasın bakışları vardı yüzlerinde. İşte düzmece tarih de böyle yazılıyor.

Sevgili okurlar; eğer inandırabileceğiniz ve onlara mantıklı gelecek sağlam temellere dayandırdığınız bir iddianız var ise; mutlaka sizi takip edecek bir kitle de vardır. Bu iddianız ne kadar aptalca olursa olsun, bu düşüncenize inandırmak için onlara mantıklı gelecek bir veri sunmanız yeterli. Yoksa 21. yüzyılda hala dünyanın düz olduğuna inanan insanları başka türlü nasıl açıklayabiliriz?

Sevgiyle kalın.

Emre YÜKSELEN

Son Yazılar