DÜKKÂNI MI KAPATALIM?
  • Reklam
Faruk Gözübüyük

Faruk Gözübüyük

Faruk Gözübüyük

DÜKKÂNI MI KAPATALIM?

31 Aralık 2017 - 11:30

Memleketteki olumsuzlukların ardı arkası kesilmiyor. Gün geçmiyor ki küçük çocuklara tecavüz haberi duymayalım. Bu nasıl bir sapıklık, nasıl bir din anlayışı ben anlam veremiyorum. Bunu yapanlar kendi küçük çocuklarına da yapıyor mudur acaba? Bunu yapanlar dini kullanıyorlar ya en çok da ona kızıyorum ve din ile kandırılanlara çok kızıyorum (Küçük çocuklara nasıl kızayım, onlar bihaber ki). Yahu aklınız yok mu, düşünemiyor musunuz? Din iman diye diye her şeyinizi aldılar. Siz bilmez misiniz din, tanrı ile kul arasındadır. Aracı kabul etmez. Şefaat de kabul etmez. E peki niye bu tarikatların, hocaların, şeyhlerin, şıhların peşinden koşarsınız? Sizi onlar mı kurtaracak? Halbuki laiklik gibisi var mı? Herkes kendi dinini özgürce yaşasa, evinde güzelce ibadetini yapsa, oruç tutan tutmayana karışmasa değil mi? İbadetin gizli yapılanı makbuldür.

AKP’nin bu acayip politikaları yüzünden ve hükümetten güç bulup rezilliklerini artık orta yerde sergileyenler yüzünden İslam dininden vazgeçen binlerce, özellikle çokça genç vatandaşımız oldu. Eskiden %99 Müslüman derdik şimdi %75 anca diyebiliriz. Hıristiyanlığa ya da başka bir dine geçmiyorlar, ya ateist ya da deist oluyorlar. Aslında en çok da Ata inancı GökTengri/Kök Tengri/Tengricilik inancına yöneliyorlar. Çok da iyi yapıyorlar.

Siyasal İslam’ın bütün dünyada sonu gelmek üzere. Ilımlı İslam politikaları tükenmek üzere. Benden sonrası tufan diyen bir zihniyet artık kabul görmemekte. Sizden sonrakilere iyi bir gelecek, bozulmamış bir doğa, tükenmemiş su kaynakları bırakabiliyorsanız büyük adamsınız. 100 tane camii yaptırınca büyük saymıyorlar artık. Memlekette sanat adına hiçbir şey kalmadı. Sanat ruhun gıdası, manevi hazzın doruk noktasıdır. Usta bir elden çıkmış heykeli saatlerce seyredebilirsiniz. İyi bir yağlı boya tabloyu dakikalarca inceleyebilirsiniz. Güzel bir konseri saatlerce dinlersiniz. Tiyatro da kendinizi bulur, dünyadan sıyrılırsınız. Sinema da olur, iyi bir film sizi 80 sene öncesine veya 100 yıl sonrasına götürür.  Sanat, acı ile ortaya çıktığı kadar mutlulukla da ortaya çıkabilir. Biz, Türk Milleti olarak huzurlu, mutlu bir yaşam sürüyor olsak sanat adına neler çıkartırız neler.

Bugün millet olarak geçim derdi ve yaşam kaygısı içinde boğuluyoruz. Biz, yapmayın efendiler, bozmayın dedikçe üstümüze üstümüze geliyorlar. Şart mıydı sarayın yanına bir yavru saray daha inşa etmek, Kim bilir kaç para harcanacak. Onun yerine asgari ücreti biraz daha arttırın. Halkımız insanca yaşamayı herkesten çok hak ediyor.

Bana diyorlar ki hep eleştiriyorsun. Hiç mi iyi bir şey yapmadılar? Ne yaptılar siz söyleyin ben de tamam iyi yapmışlar diyeyim. Dünya’da beklide toplasanız dört ülkede zeytin üretimi vardı. Kendi ülkemizdeki üretimi baltalaya baltalaya bitirdik, bitik Tunus’tan zeytin ithal edeceğiz. Hangi sivri akıllının işidir bilmiyorum. Gözümüzün içine baka baka bizimle alay ediyorlar. Madem üretim yapabiliyoruz, neden Çad’da bir adada üretim yapmaya kalkıyoruz? Bizim topraklarımız az mı geldi? Kendi ülkendeki tarımı bitir git elalemin ülkesinde tarım yap. Sizce mantıklı mı?

E yol yaptılar… Ankara Bağlıca’da yeni bir yol-kavşak inşaatı bitti. Zihni Sinir projeleri daha mantıklıydı, nerden nereye nasıl gidileceğini öyle bir karmaşık hale getirmişler ki, anlatılmaz yaşanır. Yapılan köprülerden devletimizin ne kadar zarara uğratıldığını ve senelerce daha zarara uğrayacağını hepiniz biliyorsunuz. Devlet kâr etmez, denk bütçe yeterlidir, yeri gelir zarar da eder. Ama zarar ederken de şahısları zengin etmez.

Sen olsan daha mı iyisini yapacaksın? Evet çok daha iyisini yapacağım. Öncelikle Türk vatandaşını dünyadaki saygın yerine oturtacağım. Amerika kurt, İngiliz sansar, Rus bilmem ne. Biz? Armut mu topluyoruz. Bu kadar casusu memlekette cirit atsın diye sokan ben miyim? Ben olsam sokmam. Van’daki çağrı merkezi işini özellikle araştıracağım, bakalım altından ne çıkacak. Memleketin dört bir yanını kontrol edemiyorlar. Güvenliği tesis edemediler, adalet yerlerde sürünüyor. Hak edene hak ettiği cezayı vereceksiniz. Adam öldürdüyse cezasız kalmayacak. Bunu biraz açalım.

En son çıkan 696 sayılı KHK’ya değinmezsek olmaz. Bu khk toplam 137 madde ama günlerdir tek bir madde üzerinde konuşuluyor. 15 Temmuz darbe girişimi ve devamı niteliğindeki terör eylemlerinin bastırılmasında katkıda bulunan resmi görevli olmayan sivillerinde suçsuz sayılacağı ile ilgili madde. Kanun yazanlar biraz muğlak bir ifade kullanmışlar. 15 Temmuz gününü mü kapsıyor yoksa devamı niteliğinde onluca bugünde böyle bir şey olsa bugünü de mi kapsıyor? Karşındaki insanın suçlu veya suçsuz olduğunun ayrımına varamayacak nitelikteki insanların, bu suçludur deyip herhangi birini öldürmüş olmasını affedemezsiniz. Bunun kararını hakim vermeli. Bugün böyle bir kalkışma olsa ve ben düşmanım bellediğim birini gidip öldürsem ve desem ki bu Fetöcüydü, kim ispat edecek olmadığını veya olduğunu? Mesela 4. Maddesiyle, hali hazırdaki muhtarlara hatta eski muhtarlara, belediye başkanlarına hatta ve hatta eski belediye başkanlarına da silah bulundurma ve taşıma yetkisi veriyor. 5. Madde ile ileride kullanılması muhtemel mermilerin şimdiden satışını uygun buluyor.

Mesela şöyle bir kanun maddesi var 11/1/1954 tarihli ve 6219 sayılı Türkiye Vakıflar Bankası Türk Anonim Ortaklığı Kanununun 2. maddesiE) (Değişik: 26/12/1967 - 979/1 md.) Vakıflar Genel Müdürlüğü ile mülhak vakıfların (ilhak edilmiş, bünyesine katılmış) idaresini Bankaya tevdie lüzum görecekleri gayrimenkullerle işletmelerin, yapılacak anlaşmalarda gösterilecek esaslar dahilinde, rasyonel bir şekilde idare, idame ve işletilmeleri için lüzumlu bilumum muamele ve teşebbüslere (Ticari, zirai, sınai) girişmek.” Yeni khknın 12. Maddesinde bu maddeyi komple kaldırıyor. Herhalde ilhak edilmiş vakıfların mallarına kimse dokunmasın istiyorlar.

Aynı kanunun 14. Maddesini de komple kaldırıyor. Herhalde diyor ki kimse bizi inceleyemez. Madde 14 (Mülga birinci fıkra: 16/11/2000 - 4604/3 md.)

(1) (Mülga ikinci fıkra: 13/2/2011-6111/97 md.)

(2) Bundan başka Bankanın senelik muamelat ve hesabatı ayrıca Umumi Murakabe Heyetince tetkik edilerek bir rapora bağlanır. Bu rapor Bankanın Umumi Heyetine, murakıpların raporlarıyla birlikte sunulur ve bir sureti de Vakıflar Umum Müdürlüğüne tevdi edilir.”

Khknın 14. Maddesinde şöyle bir değişikliğe gidilmiş: “22/6/1965 tarihli ve 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “üç” ibaresi “beş” şeklinde değiştirilmiştir.” Fakat bu kanunun bu maddesinde “üç” diye bir şey yok. 2010’da yapılan değişiklikle zaten beş yapılmış .

Madde 4 – (Değişik: 1/7/2010-6002/3 md.)

Başkanın vereceği görevleri yapmak ve Başkana karşı sorumlu olmak üzere en fazla beş Başkan yardımcısı atanabilir.

Başkanın bulunmadığı hallerde, Başkanın göstereceği başkan yardımcılarından birisi, Başkanın göstermediği hallerde Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanı Diyanet İşleri Başkanına vekalet eder.

29. maddede ASFAD A.Ş.’nin kuruluşu, amacı ve faaliyetleri ile ilgili düzenleme var.  Sermayesi Hazineye ait olan bir A.Ş. kurulacak ve kamu kuruluşlarının tabi olduğu hükümlerin hiç birine tabi olmayacak. İstediğinden işi alacak istediğine verecek. Faaliyet konusu savunma sanayi.

Madde 73 ile Şeker Kurumu kökünden kapatılıyor. Zaten ciddi anlamda üretim kısıtlanmıştı, gerek de kalmamıştı. Halbuki 1998 yılında 22 milyon ton olan şeker pancarı üretimi, kötü ve daraltma politikaları yüzünden 2007 yılında 12 milyon tona kadar düşmüştür. 2012’de 14 milyon 500 bin ton olmuş, 2016’da 18 milyon 700 bin ton olarak gerçekleşmiş.. Bu artışa rağmen Pancar şekeri üretimi 2102 de 2 milyon 130 bin ton iken 2016 da 2 milyon 560 bin ton olmuştur. 2016 ‘da üretilen 2 milyon 560 bin ton şekerin 1 milyon 400 bin tonu Türkşeker tarafından üretilmiştir. 2012 yılında şeker ihracatı 290 bin ton iken bu rakam 2016 yılında 33 bin tona kadar düşmüştür. Fakat bunun karşılığında yurt dışından şeker ithalatı 2012 yılında 5 bin 500 ton iken  2016 yılında 280 bin tona çıkmıştır. Son bir yıldır hiçbir kademesine atama yapılmayan Türkşeker ve Şeker Kurumu, piyasayı denetleyemez durumda. Kotalar denetlenemiyor. Kapat gitsin… Sat gitsin… Şeker fabrikaları özelleştirmeleri 2018’de bitirilsin istemişler (!)

Madde 81’de Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu kökünden kapatılıyor.

Olağanüstü hal kapsamına uygun maddeler dışında, Meclis’te görüşülebilecek ve kanunlaştırılacak bir çok madde var. Fakat Meclis’i saf dışı bırakmayı, millet iradesini saf dışı bırakmayı kafalarına koymuşlar bir kere. Zaten çoğunluk sende, getir Meclise bir güzel konuşulsun, tartışılsın, vatandaşta ne olup bittiğini anlasın.

Üretim azaldı, ihracat azaldı, ithalat arttı. Para harcıyoruz. Altından kalkamayacağız. DÜKKÂNI MI KAPATALIM? Hayır tabii ki kapatmayacağız. Sonuna kadar, yeniden Türk Devrimi’ni başlatana kadar mücadele edeceğiz.

Yurt dışında itibarı olan, cennet vatanımızda huzur ve refah içinde yaşayabileceğimiz, kimsenin kimseye tecavüz etmediği, kadınlarımızı el üstünde tuttuğumuz,Türk çocuklarının bilimle uğraştığı, kendi kendine yeten, milli bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti hayali ile yeni yıla giriyoruz. Tanrıdan hepimize sağlık, mutluluk ve refah getirmesini diliyorum.

 

Yeniden Türk Devrimi şart,  esen kalın.

YORUMLAR

  • 1 Yorum

Son Yazılar