BAŞKA TÜRKİYE YOK
  • Reklam
Fatih Gökgöz

Fatih Gökgöz

Fatih Gökgöz

BAŞKA TÜRKİYE YOK

03 Nisan 2018 - 15:27 - Güncelleme: 03 Nisan 2018 - 16:14

2016 Dünya Ekonomik Formu’nun açılış konuşmasını yapan Klaus Swap aynen şu ifadeleri kullanmıştı: “Yaşamlarımızı, işimizi ve ilişkilerimizi temelden değiştirecek bir değişimin başındayız.”

Klaus Swap’tan daha önce Churchill insanlık tarihi açısından daha sarsıcı bir açıklama yapmıştı: “Geleceğin imparatorlukları zihin imparatorlukları olacak.’’

Swap’ın bahsettiği yaşamlarımızı, işimizi ve ilişkilerimizi temelden değiştirecek olan o değişim, zihin imparatorlukları olacak.

Teslimiyetçi zihniyetin değil sorgulayan zihniyetin kazanacağı bir değişimin içindeyiz. İtaat edenin değil itiraz edenin, biat edenin değil araştıranın, sorgulayanın, eleştirenin kazanacağı görkemli bir değişimin içindeyiz.

Öyle bir değişim ki, biyoteknoloji, nanoteknoloji, yapay zeka, robotik teknoloji gibi alanlarda yaşanan sıçramalarla insanlar, ürettikleri teknolojilerin kölesi olabileceği bir değişim içindeyiz. Milyonlarca nüfusa sahip ülkelerin, binlerce çalışanı olan uluslarüstü şirketler karşısında yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu korkunç bir değişim içindeyiz.

Tüm bu değişim süreci içinde çağın bilincine varan ülkeler geleceğe bilim reflekslerini güçlendirerek hazırlanıyorlar. Karşılaştıkları sorunları bilimlik yöntemler dâhilinde çözüme kavuşturuyorlar.

Çağın bilincine varan ülkeler eğitime, bilime, AR-GE’ye ve teknolojik çalışmalara büyük bütçeler ayırarak, dünyanın geleceğinde söz sahibi olmak için büyük çalışmalar yapıyorlar.

Peki Türkiye çağın bilincine varan ülkeler içinde mi? Birçok ülke geleceğe akıl ve bilim yolunda hazırlanırken, Türkiye gelecek adına neler yapıyor? Gelin birkaç rakamla bu soruların cevaplarını hep birlikte verelim.

2017-2019 yılları arasında;

İmam Hatip Liselerine 1.7 milyar TL pay ayrılırken, Fen Liselerine 109.6 milyon TL bütçe ayrılması kararlaştırıldı. Bilimlik düşünce ile çocuklarımıza çağın bilincini vermesi için kurulan Fen Liselerine, İmam Hatip Liselerinden tam 17 kat daha az bütçe ayrılmıştır!

Amerika ile, Güney Kore ile , Almanya ile, Çin ile, Japonya ile kısaca çağın bilincini yakalamış ülkelerle İmam Hatip Liselerinin yetiştirdiği çocuklarla mı yarışacağız? Kimse yanlış anlamasın, çocuklarımızı küçümsemiyorum ancak, matematik/fen bilmeden, analitik düşünceyi çocuklar üzerinde hakim kılmadan bir başarı elde etme şansımız yok.

Ben, eğitim, bilim dışında harcanan fuzuli bütün harcamalara karşıyım. Fen Liseleri bizlere çağın bilincini yakalatacak nesiller yetiştirirken, İmam Hatip Liseleri bizleri Ortaçağ Avrupa karanlığına saplamak için mücadele etmektedir.

Dünyanın uzay madenciliğini, robotik teknolojiyi, yapay zekayı konuştuğu dönemde biz deve çişini konuşuyorsak, sakızın orucu bozmadığını konuşuyorsak bu, İmam Hatip Lisesi zihniyetinin ve geriliği kendine ilke edinmiş İlahiyat Fakültelerinin eseridir.

Peki mesele İmam Hatiplere, Fen Liselerinden ayrılan 17 katlık bütçe kadar mı? Keşke öyle olsaydı…

Gayri Safi Milli Hasılasından AR-GE çalışmalarına Güney Kore %4, Japonya %3.4, ABD % 2.8’lik bir pay ayırırken, Türkiye yalnızca %0.94’lük bir pay ayırmaktadır.

Tüm bunların yanında Suriyeli mültecilere 34 milyar dolar para harcadık!

Hangi vasıfla, hangi beyin kadrolarıyla, hangi yetişmiş insan gücümüzle diklendiğimiz devletlerle yarışmayı düşünüyoruz? Ahiret hayatına bol bol bütçeler ayırırken, dünya hayatını ve ülke geleceğini hiçe sayan politikalarla nereye kadar gidebileceğimizi düşünüyoruz? Geleceğin Türkiye’si diyorlar. Hangi Türkiye’den bahsediyoruz?

2017 yılı Basın Özgürlüğü Endeksinde 188 ülke içinde 155.sırada yer aldık. Son 12 yılda tam özgürlükte tam 56 sıra geriledik!

Türklük bilinci, özgürlük, insan hakları, hukukun üstünlüğü, demokrasi, eğitim, adalet, bilim bilinci,  laik devlet sistemi olmadan, çağın bilincini yakalamadan geleceğimizi nasıl inşa etmeyi düşünüyoruz? Ahiret hayatı ile mi çağın bilincini yakalamaya çalışacağız?

2016 yılında Türkiye AR-GE harcamalarına 5.8 milyar TL (yaklaşık olarak 1.5 milyar dolar) bütçe ayırırken, Güney Kore 66 milyar dolar bütçe ayırmıştır!

Bunları anlattığımda bazı insanlar hemen  “Ama Türkiye dünyanın en büyük 16.ekonomisi” diyorlar.

Diyorlar ama gerçekten öyle mi?

5 gün önce büyüme rakamları açıklandı. 2017 yılının son çeyreğinde Türkiye’nin 7.4 büyüme gerçekleştirdiği açıklandı. Ekonomistler ve siyasetçiler 10.500 dolarlık kişi başına düşen milli gelirden bahsediyorlar.

Gelin dünyanın en büyük 16.ekonomisi olan Türkiye’de vatandaşların cebine giren aylık parayı basit bir matematik hesabıyla ortaya koyalım.

Kişi Başına Düşen Milli Gelir 10.500 dolar ise, 4 kişilik bir ailenin yıllık 42.000 dolar geliri var (10.500*4). Dolar kurunu ortalama 4 TL olarak ele alırsak, bir ailenin evine yıllık 168.000 TL para giriyor. 168.000 TL’yi 12 aya böldüğümüzde bir eve ayda ortalama 14.000 TL para geriyor. TÜİK’in bize verdiği rakamlara göre bir eve aylık ortalama 14.000 TL para girmesi gerekiyor.

Peki, bu yazıyı okuyan kaç kişinin evine aylık 14.000 TL para giriyor? Bu parayı gören kaç aile var?  Dünyanın en büyük 16.ekonomisi olan Türkiye’nin vatandaşları meclis önünde, iş yerleri önünde neden işsizlikten dolayı kendini yakıyor?

Milli bilinç, hukukun üstünlüğü, demokrasi, insan hakları, üretim bilinci olmadığı sürece istatistik, yalan söyleme aracı olarak kullanılır. İstatistiğin dışında ise gerçek hayatlar çok farklıdır.

Ne İmam Hatipler ne de İmam Hatip ve türevlerine ayrılan bütçeler bizi kurtarmaktan ziyade çok başka felaketlerin kucağına atar.

Her şeyi bir tarafa bırakıp, Türklük bilincinde, akıl ve bilim yolunda birleşelim. Başka Türkiye yok.

YARARLANILAN KAYNAKLAR

-ARIBOĞAN, Deniz Ülke, Duvar, İnkılap Yayınevi

-DOSTER, Barış, Azizim Türkiye Kime Kalacak Dersin?, Asi Kitap

-TOPRAK, Ece Güner, Çare Başkanlık mı?, Palme Yayınevi

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • L.N.KONDUK
    1 yıl önce
    -harika bir tesbit,hepsine katiliyorum.Yeni yazilarinizi bekliyorum

Son Yazılar