DEVLETİN DİNİ ADALET/DİNİN DEVLETİ AKIL
  • Reklam
Fatih Gökgöz

Fatih Gökgöz

Fatih Gökgöz

DEVLETİN DİNİ ADALET/DİNİN DEVLETİ AKIL

28 Kasım 2017 - 14:33

‘’Rabbim, adaleti buyurmuştur. / Rabbim bana denkserliği emretti / Benim Rabbim adaleti buyurur.’’

(A’RAF,29)

 

 

‘’Ey inananlar! Allah için adaleti yerine getirmede, adalet ve dürüstlüğün tanıkları olarak, adaleti gerçekleştirenlerden olun / adaleti yerine getirmede örnek olun. Bir topluluğun çirkinlik ve kötülüğü / bir topluluğa olan kininiz sizi adaletli davranmaktan alıkoymasın. Adaletli olun / adil davranın. Allah’ı dinleyin.’’

(MÂİDE,8)

 

‘’Hüküm / karar verecek olursan, adaletle / denkserlikle hüküm ver. Allah adaletle hükmedenleri / adaletli / adil davrananları / adaleti ayakta tutanları / denkserlik yapanları sever.’’

(MÂİDE,42)

 

‘’Yemin olsun! Biz elçilerimizi apaçık kanıtlarla gönderdik, elçiler vasıtasıyla Kitabı ve ölçüyü indirdik ki, insanlar adaleti gözetsinler.’’

(HADİD,25)

 

‘’Allah adaleti, iyilik yapmayı ve akrabaya yardım etmeyi önerir.’’

 (NAHL,90)

 

‘’Savaşan tarafları ayırım yapmadan ve adaletli bir şekilde barıştırın. Kuşkusuz, Allah adaletli davrananları sever. Kardeşleriniz arasında barışı adaletle sağlayın.’’

 (HUCÛRAT,9,10)

 

‘’Dengeyi titizlikle ve adaletle koruyun.’’

(RAHMAN,9)

 

Ey Muhammed! De ki: “Allah’ın bana indirdiği Kitabı tebliğ etmem ve aranızda adaletle davranmam buyrulmuştur.”

(ŞÛRA,15)

 

 

‘’Rabbinin kelimeleri / buyrukları doğruluk ve adaletle tamamlanmıştır. Allah’ın sözlerini değiştirebilecek yoktur.’’

(EN’ÂM,115)

 

 

 

Devletin dini adalettir. Dinin devletiyse akıldır. Ne adaletsiz bir devlet ne de akılsız bir din hiçbir işe yaramaz. Dinde aklın, devlette ise adaletin terk edildiği durumlarda insanların birleştirmek için bir araya geldiği devletler ve ibadethaneler ayrıştırıcı bir görev üstlenmeye başlarlar.

Adalet, Tanrı’nın varlığının bilincine vardığımız günden beri yanı başımızda olan bir kavramdır.  Adaletin olmadığı bir yerde huzurun, mutluluğun, insanca yaşamanın imkanı yoktur.

Adalet, bilinen/bilinmeyen tüm kutsal kitaplardan eskidir. Dinlerin tamamının esas görevi, ortaya çıktıkları dönemlerde meydana gelen adaletsizlikleri gidermektir. İlk olarak adaleti hedeflemiştir.

Adaletli davranmak bir ibadettir. Yaratıcıyla bütünleşmektir. Adalet, bilinen tüm ibadetlerden eskidir. Hak yemeden, herkese hakkını teslim etmek, hak paylaşımında dürüst olmak, şeffaf davranmak sizce de ibadet değil midir?

Din adına konuşanlara her şey soruluyor. Onlar da bilseler de bilmeseler de cevap veriyor. Özellikle Ramazan Ayı’nda öyle sorulara şahit oluyor ki kulaklarımız, o insanların şaka olsun diye ekranlara çıkarıldığı düşünmeye başlıyoruz. Ramazan Ayı dedik oradan devam edelim. Neden orucu bozan hususlarda tüm saçmalıklar konuşulurken, din adına konuşan kimseler ‘’Adaletsiz davranıp hak yemek de orucu bozar. Orucu bozduğu gibi insanı da bozar.’’ demiyor.

Din adına konuşan kimseler, Tanrı ısrarla adaletli olmayı emrederken, niye ‘’Dünya Adalet Endeksi’nde 113 ülke içinde 99.sıradayız’’ diyerek televizyonlardan insanlarımıza bunu duyurmuyor, yöneticilere bunun hesabını sormuyor?

Mesele kadın, giyim-kuşam, yardım toplama (yardım etme konunda hepsi sessiz) olduğundan olabildiğince bağıran dinciler, konu adalete gelince neden susuyorlar?

Din yerine dinciliği, İslam yerine İslamcılığı benimseyenler adaletsizliklerin, devlet kademesi başta olmak üzere her alanda adam kayırmanın sebebi olmuşlardır.

Tekrar belirmek istiyorum ki, devletin dini adalet, dinin devletiyse akıldır. Adaletsiz devlet,  akılsız din ayrıştırıcı bir görevden başka bir işe yaramaz.

Bitirmeden önce son söz, hukukun üstünlüğü yerine üstünlerin hukukunu benimseyen toplumların sonu olur hukuksuzluk.

 

GÜNÜN SÖZÜ

‘Adaleti yüksek bir kanun olarak kabul etmekten vazgeçen millet, bu felaketini hiçbir başarı ile telafi edemez’’  William Ellery Channing

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar