HERKES ATATÜRK'TE BULUŞACAK
  • Reklam
Fatih Gökgöz

Fatih Gökgöz

Fatih Gökgöz

HERKES ATATÜRK'TE BULUŞACAK

22 Mayıs 2018 - 13:52

Yaklaşık 5 yıldır tanıdığım neredeyse her buluşmamızda Atatürk’ü ve cumhuriyetimizin kazandırdığı değerleri konuştuğumuz ama tanıdığım ilk yıllarda Atatürk’e pek de iyi niyet ve düşünceler beslemeyen bir dostum bir gün akşam beni aradı. Sesini ilk aldığımda üzgün bir ses tonu aldım ve hemen sordum:

“Kardeşim ne oldu? Sesini pek iyi alamadım. İyisindir umarım…”

Dostum konuşmaya başladığında benim de sesim titremeye başlamıştı.

Özel sektörde 12 saatten daha fazla çalıştırıldıklarını ve çalışmalarının karşılığı olan maddi karşılığı alamadıklarını ifade ederek başladı konuşmasına. Gençlerin işsiz kalmaları, iş sahibi olanların sömürülmeleri, memleketimizin geldiği nokta bu kardeşimi öyle üzmüştü ki, dokunsan ağlayacak bir hale gelmişti.

Tabi ben teselli etmeye çalışıyordum... “Bugünler de geçecek. Biz, gençler olarak bilinçlenmeye devam edeceğiz ve memleketin kurtuluşu biz olacağız” desem de nafile. Sevgili dostumun her söylediğime hayatın gerçeklerinden bir cevabı vardı. Ve ümitleri de yıkılmış gibiydi.

Konuşurken öyle bir şey söyledi ki gözlerim doldu.

“Fatih kardeşim ben Atatürk’e çok muhalefet ettim Allah affetsin. Dün kent meydanındaki Atatürk heykeline sarıldım ve hıçkıra hıçkıra ağladım. Kendi kendime Atatürk’ün heykeliyle konuştum. Ve dedim ki ‘Sen olsaydın bize bu zulmü kim yapabilirdi?’ Ben ATAM’ın kıymetini anladım.” dedi.

Bu cümleleri duyduğumda hem çok sevindim hem çok duygulandım ve ağlamamak için kendimi zor tuttum. Atatürk’ün değerini ve önemini anladığım için çok sevindim ancak sahipsiz kaldığı için Atatürk’ün heykeline sarılıp ağlamasına çok üzüldüm.

Üniversite bitirsin/bitirmesin, bu ülkenin gençleri o kadar yalnız bırakıldılar ki, sahip çıkacak birini arıyorlar. Eğer o gençlerin umutları, hayalleri çalınmasaydı muhakkak kendilerine sahip çıkarlardı ancak şu anda sahip çıkılmaya muhtaç bir halde yaşıyorlar. Hayatının en neşeli döneminde Atatürk’ün heykeline sarılıp ağlayan adamın gözyaşlarının hesabını kim verecek?

Peki geçtiğimiz ay atanamadığı için 25 yaşında intihar eden Merve Çavdar’ı hatırlıyor musunuz? Ya da hayallerini kaybeden onbinlerce gençten haberi olan var mı? Avuçların içinden kayıp giden gençlerimizin, geleceğimizin hesabını kim verecek?

Yapılan araştırmalara göre Türkiye’de gençlerin sadece %50’si hayal kuruyor. Bugün kullandığımız bütün teknolojiler bir zamanlar birilerinin hayaliydi. O hayaller bugün gerçek oldu ve dünyanın seyri değişti. Hayal kurmayan ülkede başarı olur mu?

Peki bizim gençlerimizin yarısının hayallerini kim çaldı?

Sözcü Gazetesi’nin haberine göre Ankara AKP İl Başkanı Danışmanı sınavsız olarak önce Gölbaşı Belediyesi’nde memur olarak işe başlatıldı, ardından da SGK’da daire başkanı oldu.

Rantın, adam kayırmanın olduğu bir ülkede gençlerin nasıl hayal kuracağını birisi açıklayabilir mi? Girdiği kurum sınavlarından 85-90 alıp da REFERANSI olmadığı için işsiz kalan kardeşlerimiz geleceğe hangi umutlarla bakacak birisi açıklayabilir mi?

“Kader” söyleminin bile anlamını değiştirdiler. Tanıdığın varsa iş sahibisin tanıdığın yoksa KADER sahibisin!

Genç kardeşlerime seslenmek istiyorum: Her ne olursa olsun pes etmek, mücadeleden vazgeçmek yok. En bilgili biz olacağız, en çalışkan biz olacağız, en ileri görüşlü biz olacağız. Daraldığı için Atatürk’ün heykeline sarılıp ağlayan kardeşim gibi bir gün ATAMIZIN huzuruna hep birlikte çıkacağız ve başarılarımızı ATAMIZA armağan edeceğiz. “Bütün ümidim gençliktedir” diyen ATAMIZIN huzuruna “Biz memleketin ümidiyiz” demek için çıkacağız.

İnanıyorum ki, bir gün herkes hikayesini anlattığım kardeşim gibi Atatürk’te buluşacak. İnanıyorum ki, Atatürk’ün gençliği özlediğimiz tüm başarıları memleketimize yaşatacak.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar