KOLTUK MESELESİ Mİ? MEMLEKET MESELESİ Mİ?
  • Reklam
Fatih Gökgöz

Fatih Gökgöz

Fatih Gökgöz

KOLTUK MESELESİ Mİ? MEMLEKET MESELESİ Mİ?

25 Şubat 2018 - 12:54 - Güncelleme: 25 Şubat 2018 - 22:18

2019 Cumhurbaşkanlığı seçimlerine adım adım yaklaştığımız şu günlerde MHP ile AKP arasında yapılacak olan  “CUMHUR İTTİFAKI” sıkça gündemde yerini almaya başladı. MHP, AKP ve ittifaka katılacak diğer partilerle birlikte ortak bir Cumhurbaşkanı adayında ittifak yapılarak seçimlere girme planları yapılıyor.

Buraya kadar hiçbir sorun yok.

Sorun, yapılacak olan bu ittifakın bir memleket meselesi gibi medya yer almasıdır! Sorun, ittifakla birlikte Türkiye’nin tüm problemlerinin çözüleceği izleminin yaratılmasıdır! Sorun, ittifakla birlikte Türkiye’nin dünya lideri olacağı havasının yaratılmasıdır!

Esas sorun, koltuk meselesinin memleket meselesi olarak halka aktarılmasıdır!

Hemen konuşmamın başında belirtmeliyim ki, herhangi bir partiye ne siyasi ne gönül bağım yoktur. Ben, Türklükten yanayım. Ben, Atalarımın canlarını vererek emanet ettiği bu toprakları gelecek nesillere bir bütün olarak bırakmaktan yanayım. Ben, Türkiye’den yanayım. Yapacağım tüm eleştirileri de Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bir yurttaşı, bir seçmeni olarak yapacağım.

“Esas sorun, koltuk meselesinin memleket meselesi olarak halka aktarılmasıdır!” cümlemden rahatsız olan ittifak yanlısı vatandaşlarımız olabilir. Ben hemen birkaç örnekle neden böyle düşündüğümü açıklamak istiyorum.

 

Bu hanımefendiyi tanıyan var mı? Ben hemen kim olduğunu açıklayım: Bu hanımefendi, 2017 yılında Danimarka’da yapılan seçimlerde 24 yaşında Holbenk Belediye Başkanı seçilerek, Danimarka’nın en genç belediye başkanı olan Christina Krzyrosiak Hansen.

Özgecan Aslan tecavüze uğrayıp, katledildiğinde henüz 20 yaşında pırıl pırıl bir gençti. Daha Özgecan’ın olayını toplum olarak atlatamamıştık ki, Karaman’da 45 erkek çocuğunun tecavüze uğramasını ve medyaya yansıyan, kulağımıza gelen çocuk tecavüz ve taciz vakalarını duydukça hepimizin içi bir kez daha yandı! Çocuklarla ilgili verilen sözde dini fetvalarda göz önüne alındığında halkımızın sinirleri oldukça gerildi.

Peki, madem mesele memleket meselesiyse, memleketimizin geleceği olan evlatlarımız tecavüze, tacize, darpa maruz kalırken, neden çocuklarımızın psikolojileri için, gelecekleri için herhangi bir ittifak adımı atılmadı? Neden ”Danimarka’da genç kızlar belediye başkanı olurken, iş dünyasında lider kadınlar olurken, Türkiye’de bizim çocuklarımız ahlaksız, şerefsiz bir muameleye layık görülüyor” denilip bir ittifak yapılmadı?

Türkiye’nin 2003 yılında Türkiye’nin dış borcu 129 milyar dolardı. 2017 yılında bu borç oranı tam 412 milyar dolar oldu! Yani çocuklarımızın geleceği tek tek borçlandığımız ülkelere ipotek edildi!

Türkiye’nin, borçlarını katlayarak arttırıp 412 milyar dolarla zirveye getirdiği dönemde APPLE’ın piyasa değerinin 586 milyar dolar olduğu açıklandı. Yani Türkiye’nin 15 yılda dış borcunu ödeyemeyip, üstüne bu borcu yaklaşık olarak 4 kat arttırdığı yıl, ABD’nin tek bir marka değerinin bu borcu tek başına ödeyebildiği açıklandı.

Peki, madem mesele memleket meselesi, memleketin geleceği olan çocuklarımızın geleceği daha fazla borçlanılarak ipotek altına alınırken, neden kimse bir ittifak çalışması başlatmadı? Neden “APPLE gibi bir şirket Türkiye’nin dış borcunu ödeyebiliyorken, koskoca devlet borcunu ödeyemiyor” diyerek bir kriz masası oluşturulmadı? Neden çocuklarımızın APLLE gibi markalar çıkartması için bir ittifak çalışması başlamadı?

Dünya bir kırılmanın eşiğinde. Uzmanlara göre insanlık tarihi boyunca yaşanacak olan en sarsıcı değişimin başlangıcındayız. Öyle ki, DÜŞÜNEN VE DÜŞÜNDÜĞÜNÜ HAYATA GEÇİREBİLEN SON İNSAN TÜRÜNÜN yaşadığı bir dönem olarak adlandırılan bir değişim ile karşı karşıyayız. Tüm ülkeler gelecekte söz sahibi olmak için eğitime her şeyden daha fazla önem veriyor.

Tüm dünyanın eğitimi, bilimi, AR-GE’yi odak noktası haline getirdiği bu dönemde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin dikkatle takip ettiği en önemli eğitim testi olan PISA Testi’nde Türkiye 70 ülke içinde, MATEMATİKTE 49, FENDE 52, OKUDUĞUNU ANLAMADA ise 50.sırada yer aldı.

Peki, madem mesele memleket meselesiyse, “NEDEN BİZİM ÇOCUKLARIMIZ BİR MARKA DEĞERİ ÇIKARTAMIYOR” diyerek bir ittifak çalışması yapılmadı? Neden ülkenin geleceği olan çocuklarımızın eğitim problemi artarak devam ederken, eğitim için ortak bir tavır, bir ittifak yapılmadı?

Dünya Adalet Projesi’nin yayınlamış olduğu adalet raporuna göre 2016 yılında 113 ülke içinde 99.sırada yer alan Türkiye 2017 yılında 113 ülke içinde 101.sırada yer aldı. Sadece Uganda, Zimbabwe, Hondras gibi ülkeleri geride bıraktık. Bu ülkelerde anayasa kitabı üzerine yemin eden Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakanlar ve milletvekilleri var mı bilmiyorum. Bu ülkelerde adalet diye bir mekanizma var mı onu da bilmiyorum. Bildiğim tek şey adalet sıralamasında 113 ülke içinde sondan 12.sırada yer aldık.

Peki, madem mesele memleket meselesiyse, mülkün temeli olan adalette dünya sıralamalarında nal toplarken neden bir ittifak çalışması yapılmadı? Neden adalet için, hak için, hukuk için birlik söylemleri yapılmadı?

Kutuplaştık, ayrıştırıldı, güvenimizi kaybettik, ekonomik krizlerin kucağına atıldık, adalete olan inanç kayboldu,  iş adamları ülkemizden kaçtı, eğitim medrese usulüne döndü, itaatkar nesiller yetiştirildi, gelecek umudu kayboldu…

Madem mesele memleket meselesiyse, neden yaşadığımız olumsuzlukların hiç birinde bir tek birlik, beraberlik adımı atılmazken, söz konusu seçim olunca ittifak çalışmaları başladı?

Kimse kimseyi kandırmasın! Esas mesele koltuk meselesi. Memleket meselesi ambalajıyla süslüyorlar ki, alıcısı artsın!

YORUMLAR

  • 2 Yorum
  • Turgay Derya
    1 yıl önce
    İktidar yıllardır algı siyaseti yapıyor, ama bunu halka aktaran sesler az ve cılız
  • EROL
    1 yıl önce
    Bu yazınız birçok şeyi anlatmaktadır.ulkemiz ileriye gideceğinin aksine geriye gittiginin farkındayız.bu her konuda.ilim,bilim,argeye ayrılması gereken yatırımlar.hep son soradayız.onca iktidar geldi ve gitti.soruyorum bu gelenler vatanını,milletini seven insanlar degil miydi?veyahut bizi yönetenler bizden birileri değil mi?onca boşa harcanan yüksek miktarlı paraları duyuyoruz.El insaf kimin parasına kime harcıyorlar.o güzelim arazileri imara açıp kendi yandaşlarına bedava peşkeç çekmeleri her dönemde o*** yolsuzluklardandı.her dönemin çıkardığı zengin vardı.malesef bunların çıkardığı zengin yenilir,yutulur cinsten değil.tabi ki kimse bizden hakkımızı helal etmemizi bekleyemez.bu örnekler çoğaltılabilir.sağlık sektöründe reformlardan bahsedilirken eğitimde hergün yeni yeni uygulamalarla herşey çökmüşken daha neyin iyi olmasından bahsedilebilir.hiçbir parti mensubu olmaksızın TÜRKLÜĞÜMDEN ödün vermezken niye bizler kimsenin koltuğunun altında değiliz diye eziliyor,hırpa***ıyoruz.

Son Yazılar