ŞU DİNCİLER
  • Reklam
Fatih Gökgöz

Fatih Gökgöz

Fatih Gökgöz

ŞU DİNCİLER

25 Aralık 2017 - 16:31 - Güncelleme: 25 Aralık 2017 - 23:28

Yaratılış inancına sahip insanlar, yaratılan her şeyin Tanrı’dan geldiğini bilen ve her şeyin Tanrı’nın bir yansıması olduğunun bilincinde olan insanlardır. Bu bilince sahip kişiler ayrıştırmaz birleştirir, ötekileştirmez kapsayıcı olur, zulmetmez, insanları yıpratmaz.

Din adına ortaya çıkıp fikirlerini dile getiren herkes o kadar nefret dolu söylemler dile getiriyorlar ki, insanları dinlerden ve yaratıcıdan uzaklaştırıyorlar. Bu konuşmaları yapan kişiler Tanrı bilincinden uzak oldukları için söylemleriyle insanların inanç dünyalarına olumsuz müdahalelerde bulunup, insanları inançsızlığa sevk ediyorlar.

Son 10 yılda cami sayımız 9 bin artış göstererek 87 bin 381’e ulaşmıştır. Diyanete bağlı 10 bin 021 Kur’an kursunun yanında cemaat ve tarikatlara bağlı on binlerce Kur’an kursları açılmıştır. Tüm bunlara rağmen bir zamanlar ’’Bu ülkenin yüzde 99’u Müslüman’’ dediğimiz ülkemizde, bugün ‘’Ben Müslüman’ım’’ diyenlerin oranı yüzde 75’lere kadar düşmüştür.

Kinle, nefretle, siyasi söylemle, ötekileştirmeyle anlatılan din, insanları bir inançtan ziyade inançsızlığa sürüklemiştir.

Üzülüyorum! Çünkü, samimi inanç sahibi Müslümanların samimiyetleri, paraları ve zamanları, kişisel çıkar ve hırs güden insanlar tarafından kullanılıyor. Buna üzülüyorum.

Belki birileri çıkıp ‘’Samimi Müslüman olarak nitelendirdiğin insanların dışındaki insanların, yani avazı çıktığınca din anlatmaya çalışan insanların samimiyetsizliklerine nasıl kanaat getirdin?’’ diye sorabilir. Bu soruyu soran belki de kendi açısından haklı olabilir. Ben de kendi haklılık çerçevemden yaşadığımız olaylar üzerinden örnekler vererek bu sorunun cevabını veriyim.

—Asker ocağının halk dilindeki adı peygamber ocağıdır. 2003 yılında ABD Askerleri Türk Askeri’nin başına çuval geçirdiğinde, yani peygamber ocağına küstahlık yapıldığında herhangi bir dini örgütten ABD’yi kınayan bir açıklama gören/duyan var mı?

—2008 yılında Atatürkçü askerlerimiz başta olmak üzere gazetecilerimize, yazarlarımıza ve birçok insana kumpas belgelerle davalar başlatıldı. Ergenekon ve Balyoz başta olmak üzere birçok kumpas davada yargılananlar ve aileleri alenen zulme uğradı. Herhangi bir dini örgütün yapılan bu zulümlere Allah rızası için(!) tepki gösterdiğini gören/duyan var mı?

—Karaman’da bir cemaat yurdunda erkek çocuklarının yıllarca taciz ve tecavüze maruz kaldığı ortaya çıktı. Bu şerefsizlik günlerce medyada kaldı. Siyasetçilerden saçma sapan, ahlak dışı açıklamalar geldi. Yapılan bu ahlaksızlığa, vicdansızlığa, şerefsizliğe tepki gösteren herhangi bir dini örgüt gören/duyan var mı?

—Soma’da ihmaller zinciri sonucunda tam 301 madencimiz hayatını kaybetti. 301 eş kocasız, evlat babasız, anne-baba evlatsız kaldı. 301 ailenin ocağına ateş düştü. Bu ailelere sabretmeyi tavsiye etmek yerine ihmalde suçu olanları kınayan, onlara din açısından cevap veren bir dini örgüt gören/duyan var mı?

—Konu başörtüsü veya giyim kuşam olduğunda ortalığı fetvaya boğan din adamlarının(!) küçük yaşta evlendirilen kız çocukları hakkında veya kadın hakları konusunda toplumsal bir tavır sergilediğini gören/duyan var mı?

—İlk ayet ‘’Oku’’ ile başlamasına rağmen her yıl eğitim sisteminde yapılan değişikliklerle eğitimin içi boşaltılıyor. Ülkemizdeki bilim insanlarına kaynak aktaramadığımız için sürekli bu bilim insanlarını ülkemizden kaçırıyoruz. Bu ülkede eğitim katlediliyor! Bu konuda ortaya tavır koyan bir dini örgüt gören/duyan var mı?

Göremezsiniz, duyamazsınız! Çünkü kişisel çıkarları söz konusu değilse toplumsal hiçbir olayın içinde yoklar!

İnsanlara kandırılmayı, yoksulluğa ve fakirliğe şükretmeyi kader diye anlattılar. Bir lokma bir hırka masalını anlattılar. İnsanlar fakirlikle mücadele ederken, onlara bu masalları anlatanlar köşelik oldular. Halka şirin gözükmek için ‘’Dinde zorlama yok’’ diye bağırdılar ama kendi görüşlerini din diye dayattılar. O görüşleri almayanları kâfir ilan ettiler. Yardım etmeyi değil yardım toplamayı adet edindiler.

Refah seviyesi, gelir seviyesi halkla aynı olan dini örgüt lideri gören/duyan var mı? Hepsi gelirini halka bağışlasa emin olun gözle görünür bir şekilde fakirlikte azalma olur.

Gece sokakta tacize ve tecavüze uğrayan kadın için ‘’O saatte dışarıda işe ne?’’ diyen kişiler bir inancın mensubu olabilirler mi? Lut kavminde yaşanan olayları kınarcasına anlatıp, erkek çocukları tecavüze uğradığında ses çıkarmayanlar bir inancın mensubu olabilirler mi?

Bazı Bakanlarla ve iş adamlarıyla ilgili yolsuzluk haberleri, vergi kaçırma haberleri havada uçuşuyor. Diyanet de dâhil hiç bir dini örgüt fetva yayınladı mı?

Ya da daha büyük ölçekli düşünelim. Bugünkü Ortadoğu’nun kan gölüne dönmesini sağlayan din adına söylemlerde bulunanlar değil mi?

Kişisel çıkarlarla doğru orantılı ilerleyen dincilik bir hastalıktır. Dinciliğin girdiği her alan yozlaşır. Siyaset, sosyal hayat, din… her yer yozlaşır!  Dinciliğin tek bir tedavisi vardır; Bilim ile bu dinci insanların söylemini imha etmek! Gençlerimizi, ülkemizin geleceğini bu kafadaki insanlara teslim etmeyelim. Bu konuda devlet yöneticileri başta olmak üzere tüm anne ve babalar sorumluluk sahibidir. Ülkemizi şu dincilerden koruyalım.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar