1 ARALIK KURUCU CUMHURBAŞKANI GÜNÜ ve NURSULTAN NAZARBAYEV
  • Reklam
Feyzullah Budak

Feyzullah Budak

Feyzullah Budak

1 ARALIK KURUCU CUMHURBAŞKANI GÜNÜ ve NURSULTAN NAZARBAYEV

30 Kasım 2020 - 15:40

  Kazakistan Cumhuriyeti 16 Aralık 1991 günü Sovyetler Birliği’nden ayrılarak bağımsızlığını ilan ettiğinde ülkenin başkanlık makamında çok özel bir insan oturuyordu; Başkan Nursultan Nazarbayev. Böyle bir dönemde başkanlık makamında, dolayısıyla ülkenin ve halkın liderliği konumunda bulunan Nazarbayev, son derece önemli siyasî tecrübelerle dolu geçmişi, Sovyetler Birliği’ni oluşturan diğer ülkelerin lider kadroları arasındaki saygın yeri, kendisini devlet yönetiminde fevkalade iyi yetiştirmiş olması ve fıtratından gelen birçok avantajlara ilave olarak, halkını ve çileli tarihini yakından tanıyan, bu millî saha üzerinde geniş bir tefekkür dünyasına sahip olan kişiliğiyle, Kazakistan’ın geleceği için en önemli güvencelerden birisini oluşturuyordu.

  Olağanüstü bir dönemde cumhurbaşkanlığına hem atanan ve hem de bilâhare (Fakat yine olağanüstü dönemin devam ettiği süreç içerisinde) 1 Aralık 1991 tarihinde yapılan serbest seçimlerle cumhurbaşkanlığını yeniden tescil ettiren Nazarbayev, bu olağanüstü ortamın normale dönmesinden sonra kendisinin cumhurbaşkanlığına devam edip etmemesi hususundaki kararı yeniden halkın oyuna sundu ve 29 Nisan 1995 tarihinde benim de bizzat Kazakistan’da bulunarak izlediğim ve hatta Türkistan şehrindeki bazı oy sandıklarını ziyaret ederek oy kullanma işlemlerini gözlemlediğim referandum sonucunda; 9.110.156 seçmenin 8.309.637’si yani %91,21’i oy kullandı ve bunlardan 7.932.834’ü, yani %95,46’sı Nazarbayev’in cumhurbaşkanlığının 2000 yılına kadar uzatılması yönünde oy verdi.

  Daha sonraki dönemlerde yapılan seçimlerde de halkın coşkulu tercihini yansıtan çok yüksek oylarla seçilerek başkanlığını sürdüren Nazarbayev, fevkalade özel bir dönemde, fevkalade özel hususiyetleri ve yetenekleri ile halkının kaderini elinde tutarak, geleceğe taşıdı. Fevkalade akıllı, yürekli ve tedbirli uygulamaları ile Kazakistan’ın mutlu geleceğine duyulan inancın temel direği haline gelmişken, 2019 yılında henüz başkanlık süresinin tamamlanmasına bir yıldan fazla zaman varken kendi isteği ile yönetimi bırakma erdemi sergileyerek tarihe geçti.

  Onun bu ayrıcalıklı durumu sebebiyle ABD Dışişleri Bakanı James Baker,  Eylül 1991’deki demecinde onun için; “Kazakistan Lideri Sovyet siyasî arenasında kilit bir siyasî kişiliktir. Bizim açımızdan sadece engin doğal kaynakları sebebiyle değil, başkanının uzak görüşlü politikası sebebiyle de Kazakistan Sovyetler Birliği’ndeki en önemli cumhuriyetlerden biridir.” demişti.

  Aynı sebeplerle Büyük Britanya Başbakanı Margaret Thatcher, Londra’daki 29 Ekim 1991 tarihli basın toplantısında onun için; “Bugünlerde dünya sadece 5-6 etkili siyasetçi görüyor ve Sayın Nursultan Nazarbayev bunların arasındadır. Ona güveniyorum ve Kazakistan’da yaptıkları ile hemfikirim.” demişti.

  Nitekim Almanya Başbakanı Helmut Kohl, Helsinki’deki OBSE Ülkelerinin Başbakanları toplantısında; “Kazakistan yetkililerinin esnek reform hızları, sosyal ve siyasî istikrarın korunmasına, insan haklarının ve etnik özgürlüklerin temin edilmesine önemli katkıda bulunmaktadır.”

  ABD Başkanı Bill Clinton ise Brüksel’deki 10 Ocak 1994 tarihli basın toplantısında;  “Stratejik açıdan önemli Orta Asya ülkesi Kazakistan, Nükleer Silahsızlanma Antlaşmasına katılma ve nükleer olmayan güçlere dahil olma konusunda mutabakat temin etmiştir. Bu kararlar çok büyük ölçüde, Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in bir erdemi olarak değerlendirilebilir.” diyerek tarihe not düşmüşlerdir.

  Ülkelerin kurucu liderlerinin kişilikleri genellikle o devletlerin yapılanmasına ve geleceğe yürüyüşüne bariz damgalar vurur. Tarihte bunun örnekleri çoktur. Nursultan Nazarbayev bunun yakın tarihteki en önemli örneğidir. Yeni Kazakistan Cumhuriyeti onun üstün özellikleri sebebiyle fark yaratarak bölgenin parlayan yıldızı haline geldi. Tarihin derinliklerinde büyük çileler yaşayarak bugünlere gelen Kazak halkı da bu konuda bilinçli ve vefalı davranarak, Nazarbayev’in Kazakistan için yaptıklarını gelecek nesillere aktarmaya vesile olması amacıyla 2011 yılında alınan bir kararla, onun ilk olarak cumhurbaşkanı seçildiği 1 Aralık günü “Kurucu Cumhurbaşkanı Günü” ilan edildi.

  Ataların dediği gibi; “Marifet iltifata tabidir” ve bu iltifat Nazarbayev ağamıza çok yakışmıştır. Ayrıca Kazak halkının bilincini ve vefasını göstermesi bakımından da çok anlamlıdır. Kazak halkı ve Kazakistan Cumhuriyeti bu bilinçle sonsuza dek var olsun. Tanrı, Türk’ün bilge lideri Nazarbayev ağamıza sağlıklı, uzun ömürler versin.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar