ATATÜRK VE İTTİHAT TERAKKİ (4)
  • Reklam
Feyzullah Budak

Feyzullah Budak

Feyzullah Budak

ATATÜRK VE İTTİHAT TERAKKİ (4)

25 Ocak 2018 - 14:15

Bu konunun daha sonraki tarihlere yansıyan en önemli problemli alanı; milli mücadele yapılanmasının İttihat Terakki Hareketi’ne dayandığı şeklindeki algıdır ve bu algı da milli mücadeleye katılan bir çok subayın daha önce İttihat ve Terakki Hareketi içerisinde bulunmuş olmasından kaynaklanmaktadır. Evet, bu doğrudur, yani milli mücadeleye katılan pek çok Osmanlı subayı daha önce İttihat ve Terakki Hareketi içerisinde bulunmuştur ve Mustafa Kemal de onlardan birisidir. Ama başta Mustafa Kemal olmak üzere bir çok kişi daha sonra alınan karar gereği Cemiyet ile ilişkilerini keserek ordudaki görevlerine dönmüşler ve oradan milli mücadeleye yönelmişlerdir. Cemiyet içerisinde kalanların milli mücadeleye intikalleri ise, Cemiyetin bir organizasyonu veya Cemiyeti temsil amacı ile değil, Anadolu’nun bağrından kopup gelen vatanı kurtarma hareketine birer vatansever olarak ferdi kararlarıyla katılma sorumluluğundan kaynaklanmıştır.

Durumun aynen böyle olduğunu milli mücadelenin başlangıç ve çıkış noktası olarak bilinen Sivas Kongresindeki delege yemininin metni net bir şekilde gösteriyor. Sivas Kongresinde okunan delege yemininin metnini vermeden önce bu yeminin hikayesini kısaca hatırlayalım:

Burada asıl ilginç olan, bu yemin metninin, Karakol Cemiyeti Kurucusu Kara Vâsıf Bey tarafından teklif edilmiş olmasıdır. Bilindiği üzere milli mücadele döneminde gizli bir komite faaliyeti şeklinde kurulmuş olan Karakol Cemiyetinin kurucusu Kara Vasıf Bey en keskin İttihatçılardan birisidir ve bu cemiyetin mensuplarının ortak özelliği de genellikle eski İttihatçılar olmalarıdır. Fakat Karakol Cemiyeti milli mücadelede gerçekten çok yararlı hizmetler ifa etmesine rağmen, çoğunluğu eski ittihatçı olan mensuplarının üslup ve yöntemleri itibariyle ortaya çıkan izlenimden rahatsızlık doğmuş ve bu cemiyet Mustafa Kemal tarafından kapatılmıştır. İşte bu cemiyetin kurucusu olan ve keskin bir ittihatçı olduğu bilinen Kara Vasıf Bey’in, Sivas Kongresi’nde yemin konusu görüşülürken söylediği sözler aynen şöyledir; “İttihat ve Terakki artık ölmüştür; fakat başka bir nam altında canlanabilir; bu tehlikeyi nazar-ı itibara alıp hiçbir fırka ve cemiyetle münasebetimiz olmadığına ve yalnız milletlerin selâmeti uğrunda çalışılacağına yemin etmek daha muvafık olur.”

Milli mücadelenin İttihat ve Terakki Hareketinden tamamen bağımsız bir örgütlenme olduğunu bu yemin metninden daha iyi ne gösterebilir. İttihat ve Terakki Hareketi, Osmanlı Devleti’nin içerinde bulunduğu çöküşten kurtarılması için gereken siyaseti oluşturmak üzere ortaya çıkan siyasi-aristokratik bir yapıyı temsil ediyordu. Milli mücadele ise doğrudan vatanın düşman işgalinden kurtarılması için tüm yurt sathına ve milletin özüne dayanan bir askeri teşkilatlanmadır. Bu teşkilatlanmaya ön ayak olan Osmanlı subaylarının tamamı aynen İttihat ve Terakki Cemiyeti yöneticileri gibi yıllardan beri Osmanlı Devleti’nin yaşadığı çöküşün nasıl engellenebileceği hususuna kafa yormuşlardı. Ama kader onları, bu amaç için bir takım siyasi ve sosyal tedbirler geliştirmeden önce, ülkeyi işgal eden düşmanlarla fiilen savaşarak aynı zeminde yeni bir devlet kurmak mecburiyetinde bıraktı.

Zaten İttihat ve Terakki Fırkasının 1-5 Ekim 1918 tarihinde Şair Mehmet Emin (Yurdakul) başkanlığında son kongresini yaparak, “İttihat ve Terakki Fırkasını lağvetme” kararı aldığı bilinmektedir. Dolayısıyla milli Mücadelenin başlamasından uzun süre önce lağvedilen bir partinin mensuplarından bazıları, doğrudan vatanseverlik duygularıyla hareket ederek vatanın işgaline karşı direnmek için milli mücadeleye katıldı diye o milli mücadeleyi bir “İttihat-Terakki organizasyonu” saymak, tarihi gerçeklere de uygun düşmüyor. Nitekim Türk Kurtuluş Savaşı’nın ve bunu sağlayan milli mücadele örgütlenmesinin kim tarafından ve ne şartlarda oluşturulduğu da hiçbir şüpheye yer olmayacak açıklıkla biliniyor.

(devam edecek)

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar