KAZAKİSTAN'IN BÖLGE VE DÜNYA BARIŞINA KATKILARI (2)
  • Reklam
Feyzullah Budak

Feyzullah Budak

Feyzullah Budak

KAZAKİSTAN'IN BÖLGE VE DÜNYA BARIŞINA KATKILARI (2)

22 Ocak 2019 - 13:42

Kazakistan’ın bölge ve dünya barışına katkıları, henüz 1991’de kurulmuş genç bir ülkeden beklenebilecek çizginin çok üzerinde seyrediyor. Zaten öyle olduğu için Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda 28 Haziran 2016 tarihinde yapılan oylamada, Kazakistan, 193 üye ülkeden 138’inin oyunu alarak BM Güvenlik Konseyi  geçici üyeliğine seçildi. Kazakistan’ın bu konuda yaptığı ve başardıklarını yüzlerce madde ve onlarca sayfa halinde yazmak mümkün. Ama biz burada zaman limitimiz sebebiyle sadece 4 konuyla alakalı başlık açalım:

1)         NÜKLEER SİLAHTAN VAZ GEÇME KARARI

1991’de Sovyetler Birliği dağılıp, Kazakistan bağımsızlığını ilan ettiğinde eski Sovyetler Birliği’nin en önemli nükleer silah depoları Kazakistan’da idi ve bu sebeple Kazakistan nükleer depolarının gücü bakımından dünya sıralamasında 4. ülke konumundaydı. Buna rağmen N. Nazarbayev bağımsızlığın daha ilk yıllarından itibaren tüm dünyaya nükleer silahlardan vaz geçme çağrıları yaptı ve kendi ülkesini nükleer silahlardan arındıracağını ilan etti. Nazarbayev bununla kalmayıp, dünyayı nükleer silahlardan arındırma çağrısını katıldığı uluslar arası platformlara taşıdı. Sadece salonlarda yapılan konuşmalarla ve basına verilen demeçlerle yetinilmeyip, ABD’nin başkenti Washington’da, kamuya ait toplu taşıtlar ve duraklar “Kazakistan: Nükleer silahsız bir dünya için” ibareli reklam afişleriyle donatıldı.

Tabii ki Kazakistan’da, ülke güvenliği için sahip bulunulan nükleer silahları saklama yanlıları da vardı ve bu konuda Nazarbayev’e muhalefet ediyorlardı. Hatta sadece onlarla kalmayıp bazı İslam ülkelerinin liderleri de “İslam dünyasının güvenliği” için nükleer silahları saklaması gerektiği konusunda Nazarbayev’e baskı yapıyorlardı. Tüm bunlara rağmen bölgenin, dünyanın ve insanlığın geleceği için, bölgede ve dünyada barışın sağlanması için nükleer silahlardan vaz geçilmesi gerektiğine inanan Nazarbayev inancı doğrultusunda hareket ederek 7 Mayıs 1995’te eski Semey poligonundaki en son nükleer yükü yok etti ve 29 Temmuz 2000’de ise aynı poligonda en son nükleer denemeler galerisi patlatıldı.

Nazarbayev’in bu insani ve cesur davranışı başta ABD ve Rusya gibi iki büyük devlet olmak üzere tüm dünyayı “nükleer silahlardan arınma” çizgisine çekti. Bölge ve dünya barışına bundan daha büyük bir katkı olabilir mi? Zaten bunun için, ABD Başkanı Bill Clinton 10 Ocak 1994 günü yaptığı Brüksel’deki basın toplantısında; “Bu kararlar çok büyük ölçüde, Kazakistan Cumhurbaşkanı N. Nazarbayev’in bir erdemi olarak değerlendirilebilir.” diyor.

2)         ASTANA SÜRECİ

Suriye’de yaşanan insanlık dramında pek çok ülke ve siyasi lider kendi siyasi ve ekonomik çıkar hesabına göre bu dramın bir tarafında konuşlanmayı seçti ve bu tercihleriyle yangına körük tuttular. O sebeple uzun süre bu drama bir son verilemedi. Bu yüzden Lozan toplantıları, Viyana yuvarlağı ve Cenevre formatı adları altında ortaya konulan çabalar maalesef bu uzun savaşın nihayete ermesi için olumlu bir sonuç yaratmadı. Ama Suriye konusundaki ilk olumlu sonuçlar, taraf tutarak yarar sağlama endişesinden uzak, tam samimiyetle insanlık adına uzlaşma ve barış arayan bir bilge liderin girişimiyle alındı. O girişimin adına “ASTANA SÜRECİ” denildi.

Tüm dünya aylarca “Astana Süreci”nden bahsetti. Bu girişimin mimarı pek fazla ön plana çıkmadı ama o mimar yine Başkan N. Nazarbayev’di. Yıllardır süren Suriye dramı giderek tam bir katliam trendine doğru evrilirken böyle bir felaket yaşanmamışsa, insanlık bunu Kazakistan’ın ve bilge liderinin tarafsız ve çıkar hesapsız, insani yaklaşımına borçludur. 23 Ocak 2018’de başlayan Astana Süreci’nden bu yana Suriye’de günahsız yere toprağa düşmeyen nice canları Kazakistan’ın ve büyük liderinin bu insani çabasına borçluyuz.

(DEVAM EDECEK)

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar