KAZAKİSTAN'IN BÖLGE VE DÜNYA BARIŞINA KATKILARI (3)
  • Reklam
  • Reklam
  • Reklam
Feyzullah Budak

Feyzullah Budak

Feyzullah Budak

KAZAKİSTAN'IN BÖLGE VE DÜNYA BARIŞINA KATKILARI (3)

18 Şubat 2019 - 11:25

3)         MOSKOVA/MNUKOVA SUİKASTİ

21 Ekim 2014 günü, Fransa-Rusya ilişkilerini dinamitlemek ve bu iki nükleer gücü karşı karşıya getirmek amacıyla Moskova/Mnukova Havaalanı’nda düzenlenen bir suikast ile Fransa petrol devi Total’in CEO’su Christophe de Margerie öldürüldü. Aslında Margerie’nin uçağı “kar temizleme aracına çarparak” patlamıştı. Yani olay bir kaza gibi görünüyordu ama Fransa, ilk etapta bunun bir kaza değil, suikast olduğuna ve suikastın da Ruslar tarafından gerçekleştirildiğine inanmış ve çok sert tepki vermişti. Nükleer güce sahip iki ülke, hiç beklenmedik bir anda, hiç beklenmedik bir şekilde karşı karşıya gelmişlerdi. Bu süreçte, başta ABD medyası olmak üzere tüm dünya medyasında bilinçli ve tahrik edici yayınlar yapılmıştı. Burada amaçlanan şey; Öfkenin sağduyuya galip gelmesi ve o güne kadar sıkı bir işbirliği içinde olan iki ülke arasındaki ilişkilerin bozulmasıydı. Fakat binlerce kilometre uzaklardan Kazakistan’ın uyanık ve bilge lideri Nazarbeyev’in devreye girmesiyle bu oyun boşa çıkarıldı.

Büyük ve tarihi bir şans eseri tam o sırada Fransa Cumhurbaşkanı Hollande, Nursultan Nazarbayev’in konuğu olarak Astana’da bulunuyordu ve bilge lider Nazarbayev bu fırsatı dünya barışı adına büyük bir kazanıma dönüştürdü. Kazakistan Cumhurbaşkanı Nazarbayev’in ısrarlı yönlendirmeleriyle Fransız Cumhurbaşkanı Hollande’ı ikna etmesi sonucunda Fransa Cumhurbaşkanı Hollande, Kazakistan dönüşünde doğrudan Paris’e uçmayıp, uçağını, suikastin yapıldığı Moskova/Mnukova havalanına indirerek Rusya Devlet Başkanı Putin ile buluştu ve bu görüşmeden sonra bir araya gelen Fransız ve Rus yetkililer, öncelikle bu suikastten kimin ya da kimlerin ne fayda sağlayabileceklerini değerlendirmekle işe başladılar. Fransız ve Rus istihbaratının yaptıkları ortak çalışmalar sonucunda, TOTAL’in Yönetim Kurulu Başkanı Christophe de Margerie’yi hedef alan suikastın Pentagon, CIA ve NATO’nun bu konuda eğitilmiş adamları tarafından gerçekleştirilmiş olduğuna karar verildi. Böylelikle iki nükleer gücü karşı karşıya getirerek tüm dünyayı savaşa sürüklemeyi amaçlayan bir oyun Kazakistan’ın ve onun büyük lideri N. Nazarbayev’in çabalarıyla bozulmuş oldu.

4)         RUS SAVAŞ UÇAĞININ DÜŞÜRÜLMESİ

Moskova/Mnukova Havaalanı’nda Fransa petrol devi Total’in CEO’su Christophe de Margerie’ye  düzenlenen suikasttan bir yıl sonra, 2015 yılının son aylarına girilirken Ortadoğu adeta kaynayan bir kazan gibiydi. Tüm dünya bir çok devletin kaçınılamaz şekilde içinde olacağı büyük bir savaşın belki de bir 3. Dünya Savaşının ne zaman ve nereden fitilleneceğine odaklanmıştı. Çünkü Önemli bir çok nükleer güç sahibi devlet, Suriye’de Beşar ESAD’a karşı oluşan ayaklanmayı alenen destekliyor ve bir çok nükleer güç sahibi ülke de bunun tam aksine ESAD’ı korumak istiyordu.

İşte bu çerçevede Türkiye yönetiminin apaçık ve ısrarlı siyaseti Beşar ESAD’ın görevden uzaklaştırılması yönünde ve Rusya’nın tavrı da yine apaçık şekilde bunun tam tersine Esad’ın desteklenmesi yönündeydi. Yani bu talihsiz olayda Türkiye ve Rusya tam karşı karşıya idi. Halbuki Türkiye ile Rusya arasında asırlardan beri gergin yürüyen ilişkiler işte bu günlerin hemen arifesi diyebileceğimiz son yıllarda karşılıklı olarak bir yumuşama ve iyi ilişkiler zeminine yeni yeni oturmaya başlamıştı.

Tam da böyle bir ortamda 24 Kasım 2015 günü Suriye hava sahasında uçmakta olan bir Rus savaş uçağı Türkiye sınırlarını birkaç kilometre ihlal ettiği gerekçesiyle Türkiye tarafından havada vurularak düşürüldü ve uçağın pilotu öldü. Rusya yönetimi bu konuda Türkiye’den bir özür ya da en azından bir açıklama beklerken Türkiye’nin Cumhurbaşkanı, Başbakanı ve Dışişleri Bakanı düzeyindeki yetkililerinden adeta “yine olsa, yine aynısını yaparız” doğrultusunda ilişkileri daha da geren açıklamalar ard arda geldi. Rusya Devlet Başkanı PUTİN de bu açıklamalara aynı sertlikte ve tehdit içeren bir üslupla karşılık verdi.

Durum tek kelimeyle “vahim”di ve yüzyıllardan sonra yeni yeni rayına oturmaya başlayan Türkiye-Rusya ilişkileri yeniden bir kaosa doğru sürükleniyordu ki yine Kazakistan’ın bilge lideri Nazarbayev devreye girerek Türkiye ve Rusya liderleriyle temasa geçti. Onlara “yeniden kurulması uzun yıllar süren iyi komşuluk ilişkilerinin korunması gerektiğini, iki ülke arasında yaşanan krizin biran önce çözüme kavuşturulması için diplomatik kanalların açık tutulmasının önemli olduğunu,     bu nedenle Türkiye ile Rusya arasındaki uçak krizinin daha fazla büyümemesi için, olayın aydınlatılmasını sağlamak üzere acilen bir komisyon kurmaları gerektiğini, kurulacak ortak komisyonun, bu olayın faillerini cezalandırmasını ve iki komşu ülkenin ilişkilerini yeniden canlandırmasını” ısrarla önerdi ve “ABD’nin, Irak ve Suriye’nin kuzey bölgelerinden Akdeniz’e uzanacak bir Terör Koridoru oluşturmasına kesinlikle karşı olan iki komşu ülkenin bir uçak kriziyle karşı karşıya getirilmesinin nedenlerini öncelikli olarak sorgulamaları gerektiğini” hatırlattı.

Nazarbayev’in bu müdahalesi  Türkiye ve Rusya liderlerinin  bir araya gelerek görüşmelerine vesile oldu ve bu görüşmeler sonucunda da iki ülke arasında uzlaşı sağlandı. Nitekim bu olaydan 7 ay sonra Türkiye’de yaşanan hain darbe girişimi, Nazarbayev’in “iki ülkeyi karşı karşıya getirme çabalarına dikkat çekme” konusunda ne kadar haklı olduğunu ortaya koydu.

Bu 4 olay sadece çok bilinen birer örnek olarak seçilmiş olup, Kazakistan’ın ve bilge lider Nazarbayev’in bölge ve dünya barışına katkı olarak tanımlanabilecek, bilinen/ bilinmeyen pek çok girişim ve çabaları olmuştur. Onların tamamını burada sayarak bitiremeyiz.

(DEVAM EDECEK)

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar