TAYYİP ERDOĞAN İLE KAZANDIKLARIMIZ
  • Reklam
  • Reklam
  • Reklam
Feyzullah Budak

Feyzullah Budak

Feyzullah Budak

TAYYİP ERDOĞAN İLE KAZANDIKLARIMIZ

30 Haziran 2018 - 12:35

24 Haziran 2018 seçimlerini kazanan Tayyip Erdoğan, eğer her şey takvimine göre işlerse 2023 yılına kadar Türkiye Cumhuriyeti’nin kaderini yönetecek. Yani tam 21 yıl iktidarda kalmış olacak. Yüz yıllık Cumhuriyet tarihinde bunun başka bir örneği yok. Bu devletin kurucusu (Birileri tarafından hep ‘Diktatör’ olarak tanımlanan) Mustafa Kemal ATATÜRK’ün bile görev süresi 13 yıl. Osmanlı padişahlarının ise yarıdan fazlasının tahtta kalma süresi aynen Tayyip Erdoğan’ın görev süresi gibi. Adamın neden bu kadar çok “Osmanlı” dediğini anlıyor musunuz?

Bu uzun süreçte “Türkiye Cumhuriyeti” çok yıpratıldı “Türk Milleti” kavramı çok tahrip edildi. Türk Milletinin “İslam” anlayışı katledildi. Türkiye, erdem ve ahlak önceliğini kaybetmiş bir din anlayışına mahkum edildi. Eğer güç elinizdeyse veya güçlünün yanında iseniz hırsızlığın utanılacak şey sayılmadığı bir çöplüğe dönüştü ülke… Bu 16 yıllık süreçte yapılan 13 seçimin tamamında oy hırsızlığı ve oy sahteciliği ile suçlanan iktidarın ve ona oy verenlerin, sırf sonuçta kazanmış olmaları sebebiyle bu hırsızlık ve sahtecilikten dolayı hiç yüzleri kızarmıyor. Bir ülke için bundan daha büyük zillet olabilir mi?

Ama tüm bunlara rağmen, Tayyip Erdoğan’lı bu süreç sayesinde bazı kazanımlarımızın da olduğu kanısındayım… Birkaç örnek istiyorsanız, verelim…

● Bu süreç sayesinde en azından aydınlık zihinler uzun yıllardan beri Türkiye’nin enerjisini tüketen sağ-sol ayırımından kurtuldular. Şimdi Türkiye için, tek adam rejimine baş eğen köle ruhlular ile demokratik bir Türkiye isteyen aydınlık kafaların karşı karşıya olduğu şeklindeki bir ayırım çok daha geçerli.

● Bu süreç sayesinde yüce İslam dinini siyasete alet edenlerin maskeleri düştü. Halkın eğitim ve kültür düzeyi sebebiyle günümüzde bu durum yeterince hissedilmiyor olabilir. Ama  toplumun eğitim ve kültür düzeyi yükseldikçe erdemsiz ve ahlaksız bir İslam anlayışının kabul edilemeyeceği, yalanın, hırsızlığın, riyanın ve zulmün İslam ile bir arada olamayacağı mutlaka anlaşılacak ve tarih bunu tescil edecek.

● Siyasiler toplumu “Kendi partisinden olanlar ve olmayanlar” diye ayrıştırdığını zannederken bu süreçte toplum doğal bir ayıklama ile “muhakeme gücünü kullanabilenler ve kullanamayanlar” şeklinde veya “zeka seviyesi vasatın altında olanlar ile vasatın üstünde” olanlar” şeklinde ikiye bölündü. Türkiye’nin böylesine önemli bir tespite başka bir vasıta ile ulaşması da pek mümkün değildi.

● Biz yıllardan beri söylüyorduk ama “Türk Milliyetçiliği” enerjisini kontrol altında tutarak, onu hem iktidar yapmamak hem de adam gibi muhalefet yapmasına izin vermemekle görevli olanların maskeleri bu süreç sayesinde tamamen düştü ve gerçek yüzleri ortaya çıktı. Ayrıca, ortaya çıkan bu acı tabloyu keskin milliyetçilik söylemlerine rağmen onaylayabilen bir mankurt kitlenin hala var olabildiğini görmek  de oldukça değerli bir sosyolojik tespittir. Çünkü bu sayede şimdi çıkarcılıktan arınmış kristalize Türk Milliyetçiliğinin kendisini daha net bir şekilde hissettirmesi imkanı doğdu.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk Milleti adına bunca kayıp ve yıpranmanın yaşandığı bu talihsiz süreç içerisinde ortaya çıkan bu kazanımların kıymetini bilmek gerektiği kanısındayım.


 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar