TÜRK MİLLİYETÇİLERİNE ÇAĞRI
  • Reklam
Feyzullah Budak

Feyzullah Budak

Feyzullah Budak

TÜRK MİLLİYETÇİLERİNE ÇAĞRI

06 Haziran 2018 - 16:46

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluşu “TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ” temelleri üzerine oturur. Bu husus, üzerinde hiçbir tartışma olmayan, her kesin netlikle kabul ettiği sosyolojik ve bilimlik bir geçek olarak karşımızda duruyor. Ama ne yazık ki bu doğru kuruluş ve doğru yürüyüş, ATATÜRK’ün ömür süresiyle sınırlı kaldı ve onun ölümünden sonra her şey hızla değişerek, devletimizin ve toplumumuzun yapısı “TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ” esası üzerine oturmaktan hızla uzaklaştırıldı. 1938 – 1968 arasında tam 30 yıl süren bu yozlaşma döneminden sonra Rahmetli Alparslan TÜRKEŞ tarafından MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ kanalıyla yeniden siyaset gündemine getirilen, devleti ve toplumu Türk Milliyetçiliği esaslarına göre şekillendirme çabaları adeta uzun yıllardan sonra yeni bir umut gibi doğmuştu.

Gerçi bu umut verici hareket daha başlangıcından “TÜRK-İSLAM SENTEZİ” vurgusuyla biraz sulandırılarak, bünyesinde İslamcılığı da barındıran bir siyasi arayışa dönüştü. Nihal ATSIZ ve Muzaffer ÖZDAĞ gibi bazı Türk Milliyetçilerini bu sebeple erkenden kaybetmesine rağmen, bu siyasi hareket içerisinde saf ve temiz bir Türk Milliyetçisi damar hep var oldu. Ama Rahmetli Alparslan TÜRKEŞ’in liderlik dönemlerinde bırakınız bu TÜRKÇÜ damarın devlette etkili olmasını, MHP’nin “TÜRK-İSLAM SENTEZCİ” genel siyaset anlayışı bile, düşük etkili ortak olarak yer aldığı birkaç kısa koalisyon hükümeti dışında devlete şekil verme etkinliğine ulaşamadı. Böylece 1968-1997 arasında yaklaşık bir 30 yıl daha geçmiş oldu.

1997’de Alparslan TÜRKEŞ’in hak’ka yürüyüp, yerine Devlet BAHÇELİ’nin gelmesiyle Türk Milliyetçiliği açısından yeni bir dönem başlamış oldu. Yaklaşık olarak 20 yıldan beri devam eden bu sürecinin genel durumu;  “akıl almaz manipülasyonlarla oluşturulan tam bir yönetim kaosu içerisinde, yıllardan beri TÜRKÇÜ kadroları ve Türk Milliyetçiliği fikrini her halükarda iktidardan uzak tutup, bu arada adam gibi  muhalefet yapmasına da izin vermeme” şeklinde özetlenebilir.  Başlangıçta gizli yürütülmeye çalışılmasına rağmen son zamanlarda artık saklanması imkanı kalmadığı için aşikara dökülen ve buna rağmen bazı safdilleri hala kandırmak mümkün olabilir düşüncesiyle “Vatan- Millet- Beka” söylemleriyle sürdürülmeye çalışılan bu sürecin ulaştığı son nokta “Türk Milliyetçiliği benim ayaklarımın altındadır” diyen, Türk Milliyetçiliğine  ve Türk Milliyetçilerine en ağır hakaretleri  yapan, dolayısıyla Türklüğe ve Türk Milliyetçiliğine düşmanlığı tescilli olan bir insanı tek yetkili otoriter Devlet Başkanı yapma çabası olarak ve ibretlik bir siyasi başkalaşım olarak karşımızda duruyor.

İşte böyle bir süreç içerisinde ve Türk Milliyetçiliği fikriyatını adeta bloke etme çabalarının aşikara çıktığı bir ortamda MHP içerisinde bir muhalif hareket şekillenmeye başladı. Devlet Bahçeli’nin bu muhalif hareketi bastırma  ve Türk Milliyetçilerine geçit vermeme mücadelesini Tayyip Erdoğan ile anlaşarak başarması üzerine, toplumda MHP tabanını da aşan bir karşılık bularak öne çıkan Meral AKŞENER önderliğinde İYİ PARTİ’nin kuruluşu gerçekleşti. Bu defa da Bahçeli-Erdoğan işbirliği ile İYİ PARTİ’nin seçimlere katılmaması ve aynı zamanda Meral AKŞENER’in Cumhurbaşkanı adayı olmaması için çeşitli entrikalara baş vuruldu. Yakın dönemde yaşananlardan bilindiği üzere şer ittifakının bu planı işlemedi ve hem İYİ PARTİ seçimlere katılma, hem de Meral AKŞENER Cumhurbaşkanı adayı olma imkanını buldular.

İşte bu süreçte baştan beri bahsettiğim Türk Milliyetçisi kadrolar, yeni şekillenen bu siyasi harekete güç vererek blok halinde içerisinde yer aldılar ve adeta bir baskın şeklinde gündeme gelen erken seçimde de sorumluluk üstlenerek milletvekili adaylığı için İYİ PARTİ’ye baş vurdular. Gelinen noktada, bahsettiğim Türk Milliyetçisi kadroların milletvekili aday listelerinde yeterince yer almamış olmaları sebebiyle bir sıkıntı yaşanıyor. İYİ PARTİ, milletvekili aday listelerinde Türk Milliyetçilerine yeteri kadar yer vermediği için yoğun eleştirilere maruz kalıyor. (ki bu Türk Milliyetçilerinden birisi de benim)

Ancak, bu işlerin şekillenmesinde ve sonucun belirlenmesinde etkili olan bileşenler çoğunlukla zannedildiği kadar basit değil. Böyle bir sonucun ortaya çıkmasında pek çok amil etkili olmuş olabilir ve bunların neler olduğunu bugün için net bir şekilde bilemiyoruz. Ama bugün net olarak bildiğimiz bir şey var. Tüm bunlara rağmen İYİ PARTİ’nin aday listelerinde baştan beri yaptığımız tanımlamaya uyan bazı Türk Milliyetçileri var ve buna ilave olarak, devleti tek adam diktatörlüğü ile bir kaosa sürükleyecek ve bu yetkilerini pekiştirdiği takdirde Türk Milliyetçiliğini ve Türk Milliyetçilerini ayakları altında ezmekten asla geri durmayacak bir zihniyetin önündeki tek alternatif gücün her şeye rağmen İYİ PARTİ ve MERAL AKŞENER olduğu görülüyor.

O halde, her şeye rağmen Türk Milliyetçileri Meral AKŞENER’e ve İYİ PARTİ’ye olan desteğini çekmemelidir. Var olan tüm gücümüzle Meral AKŞENER’in Cumhurbaşkanı olması ve İYİ PARTİ’nin de TBMM’de etkili bir grupla yer alması için gayret gösterilmelidir. Bu seçimlerden sonra ortaya çıkacak meclis ve yönetim yapısı, yeni dönemde BOP Projesinin nihai gelişmesi olarak Türkiye’nin federatif bir yapıya dönüştürülmesi ya da bunun önüne geçilmesi arasındaki tercihi belirleyecek. Emperyalizmin yerli işbirlikçisi, Bizans artığı kimi siyasetçiler Türk Milliyetçilerinin böyle bir tercih zemininde etkili olmalarını engellemek için ne tür entrikalar sergilerse sergilerin, Türk Milliyetçileri bu oyuna gelmemelidir.

Türk Milliyetçilerinin İYİ PARTİ aday listelerinde neden beklenen oranda yer almadığı sorusu elbet bir gün cevabını bulur. Ama bugün bu cevap çok net değil diye emperyalizmin üzerimizde oynadığı oyunları bozabileceğini gösteren yegane siyasi hareketten (İYİ PARTİ’den ve MERAL AKŞENER’den) desteğimizi çekemeyiz. Bugün bu gerçeği göremediği halde kendisine “TÜRK MİLLİYETÇİSİ” diyenleri ve toplumda “TÜRK MİLLİYETÇİSİ” olarak tanınanları da tarih affetmez.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar