ANITKABİR'DE ATATÜRK'E ve ZİYARETÇİLERE YAPILAN...
  • Reklam
  • Reklam
  • Reklam
Görkem Akçay

Görkem Akçay

Görkem Akçay

ANITKABİR'DE ATATÜRK'E ve ZİYARETÇİLERE YAPILAN SAYGISIZLIKLAR

10 Kasım 2017 - 16:42 - Güncelleme: 10 Kasım 2017 - 17:08

Tarih 29 Ekim 2017, saat 15:00 civarı Anıtkabir Tandoğan kapısında çok büyük bir kalabalık var… Hem de Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından ana yolların ve tüm sokakların kamyonlarla ya da trafik ekiplerince kapatılmış olmasına rağmen. Her beş yüz metrede bir polis kontrol noktaları, üst araması yapan polis memurları… Sanırım bugün Ankara Emniyetinden bana dokunmayan kalmadı.

 

Daha bitmedi…

 

Anıtkabir’e ulaştınız harika bir kalabalık sizi karşılıyor, fakat normal şartlarda bizlerin güvenliğini sağlamakla görevli “çevik kuvvet” polisleri tam teçhizat hazırlanmış ellerinde biber gazları ve copların takılı olduğu kalkanlar ile bizi karşılıyor o kadar düşmanca kalabalığı bakıyorlar ki bunu yazarak anlatmanın bir yolu yok aklıma hemen Atatürk’ün “Bursa Nutku” geliyor.

 

İçeri giriyorsunuz aslanlı yolda yürürken Milli duygularınız ve Ata’ya olan özleminiz artmaya başlıyor, “nöbet değişimi” için ilerleyen askerlerin geldiğini duyuyorsunuz o sırada izlemek için tam başınızı çeviriyorsunuz fakat“çekilin! Açılın!” diye birkaç sivil giyimli asker sizi iterek, bağırarak yolu açıyor.

 

Sivil giyimli askerler bilmiyor mu ya da Anıtkabir’de olduğunun farkında mı değil bilmiyorum ama belirtmekte fayda var “nöbet değişimi” için gelen askerleri halk gördüğünde zaten çekilecek onları izlemek isteyecektir…

 

Aslanlı yolun sonuna geldiniz merdivenlerden çıkarak mozoleye doğru gidiyorsunuz kalabalık daha da artıyor, ağlayanlar, ellerinde kırmızı beyaz karanfil olanlar, dua edenler ağır ağır ilerliyor bir anda dört bir yandan yine sivil giyimli askerler koro halinde bağırmaya başlıyor “Evet çok kalabalık lütfen ilerleyelim hadiiihadii!” diye…   Mozole önünden hızlıca asker zoruyla geçip gidiyorsunuz ha bir de onların istediği doğrultuda terk edeceksiniz orayı belirtmek gerek.

 

Merdivenlerden inerken birkaç kare fotoğraf çekiyorsunuz arkadaşlarınıza kalabalığı göstermek için telefonunuzu elinize alıp yayın yapmaya başlıyorsunuz ve en yakındaki asker neredeyse sizi gözaltına alacak bir tavırla “lütfen canlı yayın yapmıyoruz yasak! Lütfen efendim! “ diye uyarıyor sizi…

 

Akla hemen birkaç gün önce Genel Kurmayın Anıtkabir’de canlı yayın ve vatandaşlarla röportajların “yasaklanması” konusundaki haber geliyor… Acaba gerçek mi diye?

Atatürk’ün hayat özeti olan müzeye doğru ilerliyorsunuz durum yine aynı kalabalık, Atatürk’ün şahsi eşyalarına, kıyafetlerine muhteşem kütüphanesine, kılıcına bakmaya çalışıyor ve bal mumu heykelinin olduğu kısma gelince hüzünlenerek kimi gözyaşlarına hâkim olamıyor kimi onun hasretiyle yanıp tutuşuyor…

 

Ve sivil giyimli asker bağırıyor “Sevgili misafirlerimiz ilerleyelim lütfen bekleme yapmayalım!”

 

Anıtkabir’de miyiz yoksa dolmuş durağında mı belli değil!

 

Saatlerce kapıda beklemiş onlarca arama noktasında üstünü başını elletmiş her türlü zorluğa rağmen Anıtkabir’e ATATÜRK’e gelen Türk Milletinin asil vatandaşlarına ve Ulu Önder Başbuğ Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e yapılan bu saygısızlığı Türk tarihi yazmaz!

 

Yazıda bahsi geçen kurumların ve başta Anıtkabir komutanın böyle özel günlerde durumun hassasiyetini gözden geçirerek gerekli tedbiri almasını temenni eder Ulu Önder Büyük Atatürk’ü sizlerin huzurunda tekrar saygı ile önünde diz vurarak anıyorum. 

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Bilgehan sönmezsoy
    1 yıl önce
    Harika bir yazı olmuş. Ufak bir anektod da ben ekleyim. Müze kısmında büyük boy bir tablo vardı . O tabloda 2016 ve 2017 deki ziyaretlerimde bir detay dikkatimi çekmişti ve sorumlu sivil askere de sormuştu m. Tabloda paşamızın sağ üst kısmında kendisine bire bir benzeyen biri vardı. Askere önce ne kadar bilgisinin olduğunu sordum. Gayet iyi derecede bilgisi olduğunu söyleyince,dedim ki,peki bu resim gerçekse paşamız hangisi ? Aldığım cevap .. ben bu detayı ilk defa gördüm..oldu... sonramı ?2 ay önce ki ziyaretimde ben o tabloyu göremedim.

Son Yazılar