BİLİM İNSANLARIMIZA NEDEN SAHİP ÇIKILMIYOR?
  • Reklam
Görkem Akçay

Görkem Akçay

Görkem Akçay

BİLİM İNSANLARIMIZA NEDEN SAHİP ÇIKILMIYOR?

29 Kasım 2017 - 11:56

ASELSAN CİNAYETLERİNE BİR YENİSİ EKLENDİ

 

                21 Kasım günü ASELSAN’da çalışan elektronik yüksek mühendisi Kerem Parıldar, bir binanın 14. katından kendisini aşağıya bırakarak hayatını kaybetti.  Son 10 yılda hayatını kaybeden ASELSAN mühendislerine bir yenisi daha eklenerek yine birçok soruyu akıllara getirdi.

Cinayet mi? İntihar mı?  MOSSAD mı? CIA mi? Yoksa FETÖ mü?

Türk Milletinin asil evlatları tek tek katlediliyor ve Türk Milletinin savunucusu olan TBMM bu duruma sessiz kalıyor…

                ‘'Yerli Savunma Sistemleri'' üzerinde çalışan Parıldar’ın hangi proje üzerinde çalıştığı konusunda detay verilmedi. Fakat yaptığım bazı araştırmalarda Parıldar’ın GSM/4G ve haberleşme teknolojileri üzerine çalıştığı bilgilerini edindim.  İlk bakışta bu bilginin paylaşılmaması gerekir diyebilirsiniz ancak geçmişte yaşanan ASELSAN cinayetlerine baktığınızda (evet CİNAYET ifadesini bilerek kullanıyorum bu kuruma alınan insanlar PSİKOLOJİK testlere tabii olurlar hemen hemen birçok önemli mevkide olduğu gibi)Türkiye Cumhuriyeti Devleti faydasına ve “dışa bağımlılığı”neredeyse ortadan kaldıracak projeler olduğunu görüyoruz.

                ASELSAN’da çalışan mühendis ölümleri geçmişine baktığımızda araştırılması ve komisyon talebiyle gelen önerilerin neredeyse hepsi TBMM’den geri dönmüş veya kabul edilmemiş.

                Özellikle 2015 yılında verilen komisyon önerisinin gerçi çevrilme sebebine bakıldığında TBMM’nin “Millet Meclisi” değil “Vekil Meclisi”olduğunu kanıtlar nitelikte olduğunu görüyoruz. 2015 yılında verilen komisyon görüşmeleri sırasında AKP’li vekillerin “Seçim yaklaştı, zaman dar”şeklinde itiraz etmeleri ise trajikomik…

                Daha önce hayatını kaybeden mühendislerimizi hem yâd edelim hem de dosyaları ne âlemde kısaca göz atalım. Bu arada hayatını geçen hafta kaybeden Kerem Parıldar’ın dosyası İNTİHAR olarak kapatıldı belirtmek lazım…

Hüseyin Başbilen: 4 Ağustos 2006'da aracında boğazı ve bileği kesilmiş halde bulundu. Dosya intihar olarak kapatıldı. Yanında bulunan çantasının ağzı açık halde içindeki sunum ve rapor dosyaları ile projenin olduğu “taşınabilir bellek” ise hala kayıp. BaşbilenF16 uçak modernizasyonu ve tank projeleri konusunda çalıştığı biliniyor. Adli Tıp, boğazını ve bileğini kesmek suretiyle intihar ettiğini belirtmiştir. Akıllara hemen boğazını kesen (rapora göre 13 cm kesik)o acı ve kanamanın sonrasında bileğini nasıl kestiği ya da bileğini kesen birinin yine hızlı şekilde kan kaybederken düz bir şekilde boğazını nasıl kestiği soruları akla geliyor… Başbilen’in olay yeri fotoğraflarına bakıldığında vücudunun duruş açısı, aracın tavanında ve koltuklarda neredeyse hiç kan olmaması ilk akla gelen şüphe noktaları.

28 Aralık 2006 tarihinde alınan karar ile 216 adet F-16 uçağının modernizasyonunu öngören 800 milyon dolarlık ihalenin alındığı Bakanlar Kurulu tarafından resmen duyurulmuştu…

Ali Ünal: 17 Ocak 2007 tarihinde yolda yürürken kafasına isabet eden bir kurşun ile hayatını kaybetti. Silahı kimin ateşlediği, merminin balistik bilgileri konusu hep faili meçhul kaldı… Ünal, F-16 savaş uçaklarının modernizasyonu, komuta kontrol ve şifreleme sistemleri üzerinde çalışıyordu.

Evrim Yançeken: 26 Ocak 2007'de evinin balkonundan atlayarak intihar ettiği kayıtlara geçti ve dosya intihar olarak kapatıldı. Mikrodalga ve Sistem Teknolojileri bölümünde kozmik olmayan projeler üzerine çalışıyordu.

Burhanettin Volkan:Hacettepe Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği mezunu, vatani görevini yaparken nöbetçi olduğu gün (7 Ekim 2007) odasında kafasına tek el ateş ederek intihar ettiği kayıtlara geçti ve dosya intihar olarak kapatıldı. ASELSAN’da Uçak Komuta Kontrol Merkezi ve Haberleşme sistemleri üzerine çalışıyordu.  İntiharından önce Ege Denizi’nde Türk ve Yunan hava kuvvetlerine bağlı uçaklar defalarca it dalaşına girmiş bazılarında Türk uçakları bazıların da ise Yunan uçakları bilinmeyen arızalar ile düşmüş ya da kırıma uğramıştı…

Erdem Uğur: 16 Ocak 2015'de Ankara'daki evinde ölü bulundu. Gazdan zehirlenerek intihar ettiği şeklinde dosya kapatıldı. Hortum ağzında bulundu.Manyetik alan konusunda uzman olan Erdem Uğur, F-16 savaş uçakları, insansız hava araçları (İHA) ve tank projelerinde kozmik düzeyde çalıştığı biliniyor.

Ayrıca bunlara ek olarak Prof. Dr. Engin ARIK yine ekibiyle birlikte 30 Kasım 2007 tarihinde Isparta'daki uçak kazasında hayatını kaybetti. Yüksek enerji fiziği alanında yaptığı çalışmaları ile tanınmıştır.  Arık, Türkiye'nin toryum ile elektrik enerjisi üretebilme konusunda uzmanlaşmış, petrole eş değer olan ve Türkiye Cumhuriyeti’ni “enerji” konusunda dışa bağımlılıktan kurtaracak önemli bir adımı atmak üzereyken ekibiyle birlikte malum uçak kazasında hayatını kaybetmiştir.

Türk Cumhuriyeti’nin evlatları, bilim insanları "Devletin”gözü önünde harcanmaktadır… Bugün bazıları beyin göçünden şikâyet ediyorlar… Peki, şikâyetin etmek dışında ne yaptılar? Duble yol, organik hoşaf, led ışıklı ekmek dolabı…

ASELSAN’da önemli çalışmalara imza atan mühendislerimizin projeleri nedense 2007 yılında tek tek “milli tank”, “milli helikopter”, “milli uçak” şeklinde gözümüze sokulur şekilde çoğu yabancı firmalara ihale edilmek üzere tekrar önümüze sunuldu. Tabii bu projelerin olmasına karşı değilim mutlaka olmalı ancak motoru “rollsroyce” olan bir helikopter ne kadar yerli olabilir? (Önümüzdeki günlerde yine tek tek bu projelere detayları ile değineceğiz.)

                Hayatını kaybeden mühendislerimizin projelerine bakıldığında milyonlarca dolar DEVLETİMİZİN kasasında kalacaktı.

                Mühendislerimizin ölümleri hep İNTİHAR olarak kayıtlara geçti ancak son olarak hayatını kaybeden Kerem Parıldar ile gündeme intihar değil “FETÖ” parmağı olduğu yönünde gazeteler manşet atmaya başladı.

                Bir TÜRK vatandaşı olarak o halde soruyorum sizlere madem FETÖ parmağı var Parıldar için teklif edilen “komisyon kurulsun” talebi TBMM’de neden reddedildi?

                Eğer “FETÖ” şüphesi varsa dosya neden intihar olarak kapatıldı? Açın o halde dosyaları tekrar gözden geçirin gerekirse bu ülkenin gençleri olarak biz de aydınlanması için elimizden geleni yapalım. Yeter ki bu bilim insanlarımız ya Türkiye Cumhuriyeti’nden göçüp gitmesin ya da ölmesin!

                Sayın milletvekilleri mecliste yeminiz içinde olan “milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma” cümlesi ile “Büyük Türk Milleti önünde namusum ve şerefim üzerine ant içerim. ”diyerek bitirdiğinizi görevinizin gereğini yapmanızı gücünü Büyük Türk Milleti’nden aldığınız yetkilerinizi kullanmaya davet ediyorum.

Eğer işinize gelmiyorsa o halde makam mevkilerinizi terk ediniz TÜRK GENÇLERİ TÜRK DEVRİMİ’ni gerçekleştirsinler!

 

 

 

 

 

 

udrt

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar