GÜNDEM HAKKINDA KISA KISA
  • Reklam
  • Reklam
  • Reklam
Görkem Akçay

Görkem Akçay

Görkem Akçay

GÜNDEM HAKKINDA KISA KISA

24 Mart 2018 - 11:25

Merhaba sevgili Türk Devrimi okurları, gündemimiz o kadar yoğun ve değişken hal aldı ki sizler için neyi ne şekilde analiz edeceğimi bazen ben bile şaşırıyorum. Anlamsız ve “gerçek mi?” dediğimiz haber ya da olaylar o kadar hızlı gelişiyor ki şaşırıyorum.

AKP Genel Başkanı sıfatı ile katıldığı mitingde “İstiklal Marşı” bestesini beğenmeyen zat “Mehter Marşı” öneriyor. Konu tartışmaya açık değildir çünkü kim olursa olsun Anayasamızın 4. Maddesi kendisini açıkça ifade etmektedir. (Anayasa M4: Anayasanın 1 inci maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile 2. Maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.)

Yine Anayasımızın 3. Maddesi ile “Başlangıç” kısımlarında Devletin en hassas noktaları belirtilmiştir. (Anayasa M3: Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır.Milli marşı "İstiklal Marşı"dır.Başkenti Ankara'dır.)

Türk Ceza Kanunu’nun 300/2 Maddesinde ise “İstiklal Marşı” konusundaki hassasiyet ve uygulanacak ceza açıkça belirtilmektedir. Yani bu ifadeler SUÇ unsurudur!

Unvanının başında CUMHURİYET olan savcılardan nedense ses yok sanırım “Meşrutiyet” savcısı olma yolundalar.

***

An itibariyle Dolar ve Euro kendi çapında yeni rekorlarını kırarken Türk Lirası tarihinde en çok değer kaybeden para birimi olarak listelerde yerini aldı. Ancak hem Maliye Bakanlığı’ndan hem de Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan sanki bu veriler bilinmiyormuş gibi trajikomik açıklamalar yapıldı. Erdoğan “Kredi kuruluşlarının provokasyon kokan adımlarına rağmen uluslararası yatırımcılar ülkemize ilgi göstermeyi sürdürüyor “sözlerini sarf etti. Açıkçası yatırımcılar ülkemize ilgi göstermiyor tam tersine KAMU TEŞEBBÜSLERİNE ilgi gösteriyor örneğin “ŞEKER FABRİKALARI” gibi… Yakında tüm kamu binalarında “KAPATIYORUZ ZARARINA SATIŞLAR” gibi pankartlar göreceğiz.

***

“18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Haftası”evet resmi ismi bu… Ancak her şeyde olduğu gibi bu şanlı zaferimiz de siyasete alet edilerek tüm siyasi partiler tarafından propaganda haline getirilmeye başlandı. Milli değerlerin hiçbir siyasi parti ve kişilik tarafından kullanılmaması için bir kanun mutlaka çıkarılmalı.

Kayseri'nin Tomarza ilçesinde Ak Partili Belediye Meclis üyesi Hüseyin Eker, sosyal medyada 18 Mart Şehitleri Anma Günü nedeniyle yaptığı paylaşımda, Çanakkale'nin 1915'te geçilmediğini ama 1918'de geçildiğini iddia ederek, 'İngiliz donanması Dolmabahçe'ye demirledi ve hiçbir zaman geldikleri gibi gitmediler.Bin yıllık alfabemizi götürdüler, adına harf devrimi dediler alfabeyle beraber bin yıllık tarihimizi de götürdüler'” ifadelerini kullanarak Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlığı dile getirdi… Hemen her olayda olduğu gibi “tepkiler üzerine sosyal medya hesabından hemen paylaşımı kaldırdım, pişmanım. Bir anlık öfke ile yazdım.” ifadelerini kullandı. Hakkında soruşturma dahi açılmadı. Bu neyin öfkesi bre cahil! Yine “savcılardan” ses çıkmadı.

***

Prof. Dr. Ümit Özdağ yaptığı basın toplantısında basına ve resmi kanallardan vatandaşa bildirilmeyen önemli bir konuya değindi. Geçtiğimiz günlerde kamu kurumu niteliğindeki bazı kuruluşların isminden Türk ve Türkiye isminin kaldırılması gündeme gelmişti. Birkaç gün önce meclise gelen kanun teklifinde sadece isimlerin değiştirilmesi değil birçok mevzuatın da değiştirilmesine Özdağ tepki gösterdi. Kısaca “Bu kanunla siyasi irade tüm meslek kuruluşlarını hükümetin organı haline getiriyor. Meslek kuruluşlarının yurt dışına yapacağı gezileri ya da yurt dışından gelecek heyetleri bakanlık iznine bağlıyor.”diyerek durumun ne kadar vahim olduğunu dile getirmektedir.

***

10-18 Mart Tarihleri arasında İstanbul'da 4. CNR Kitap fuarı düzenlendi.  Fuardan kısa süre önce AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan yine bir konuşmasında "Dil devrimi ile milletimizin kadim medeniyetiyle arasındaki bağ zayıflatılmaya hatta koparılmaya çalışılmıştır. Yani bizim aslında damarlarımız kesilmiştir"sözlerini sarf ederek yine Atatürk ve Devrimlere olan nefretini dile getirmiştir. Haliyle bu sözlerden bir süre önce de “Yunan keşke galip gelseydi” diyen bir fesli bir delinin ziyaretine gitmişti…

Her neyse fuar organizasyonunu yapan firma bu sözlerden etkilenmiş olacak ki fuar için tabelalara asılacak afişlerin tamamı “Arap harfleri” ile hazırlanmış. Yeniçağ Gazetesi’nden Batuhan Çolak’ın haberine göre afişlerin hazırlanması İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından üstlenilmiş. Şaşırdık mı? Elbette hayır.

Aşağıda göreceğiniz gibi CNR Kitap Fuarı tanıtım afişleri ve fuar içerisinde TÜRKÇE’den başka her dilde yazılmış bir şeyler var. Anlaşılan birilerinin ifadelerine göre bir CİNNET halinde hazırlanmışlar.

Bu arada CNR Kitap Fuarında “Arap” katılımcılar için yer kira vb. ücretler indirimli olarak sunuluyor. Onlar için ayrı bir bölüm ve tören hazırlanıyor. 

İyi ki ATAYURT olarak bu fuara katılmamışız emin olun bizde de bir cinnet hali sonucu güzel tablolar ortaya çıkarabilirdik.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar