Diyarbakır anneleri
  • Reklam
Kürşat Yılmaz

Kürşat Yılmaz

Kürşat Yılmaz

Diyarbakır anneleri

10 Eylül 2019 - 13:15

Dicle'nin kuzularını kapan coni çakallarına karşı Diyarbakır'da bir direniş sergileniyor. Hacire Ana'nın, HDP binası önüne gidip "ya oğlumu dağdan indirirsiniz, ya Dünya'yı başınıza yıkarım" diyerek başladığı, çocuklarını PKK'dan isteyen diğer anaların "başlarım sizin Kürdistan davanıza" diyerek devam ettirdiği direniş sonuç almış ve Hacire ananın oğlu dağdan indirilmiştir. Yüreği yanan Hacire ananın cesareti, çocukları PKK tarafından dağa kaldırılan diğer analara örnek olmuş ve yeni katılımlarla Diyarbakır HDP binası önünde eylemler artarak devam etmiştir. 

 

Ne var ki HDP / PKK sevicileri ve Türk Devleti düşmanları bu eylemleri göremezlikten gelmektedir. Daha da ileri giden bazı Türk düşmanları ve Batı uşakları ise eylemlerin birer AKP tezgahı olduğunu ortaya atarak, HDP'yi aklamaya ve annelerin direnişine gölge düşürmeye çalışmaktadır. Ateş düştüğü yeri yakmaktadır, Hacire ana örgütün ve çevrenin baskısına karşı yürekli bir tavır alabilmiştir. Bunu ancak yaralı bir anne yüreği yapabilirdi.

 

Bu eylemler başlayınca, akıllara hemen siyasal olaylara katılan ve sonraki süreçte kaybolan çocuklarını arayan Cumartesi anneleri geldi. Cumartesi anneleri kayıplardan devleti sorumlu tutuyordu. Halbuki bu kayıpların örgüt içi infaz, yurtdışı iltica gibi durumlar olabileceği de söylemekte idi. O annelerin çocuklarını istemesi bir hak idi, ama konu bir şekilde devleti suçlamaya dönüşmüştü. Tabii ki her zamanki sözde aydınlar, insancıl sanatçılar cumartesi annelerinin yanında bitmişlerdi. Yaptıkları şovlarla gündemde gelen bu sözde aydınlar, Diyarbakır anneleri için tek bir söz bile söylemediler. Çünkü o zaman suçlanacak olan devlet idi. Şimdi ise suçlanacak olan PKK/HDP'dir. 

 

Bazılarının gönlü de zaten Türkiye Cumhuriyeti düşmanı kim varsa onlarla atmaktadır. Işte bu koşullar altında bazı gözler kör, kulaklar sağır olur. Türkiye Cumhuriyeti'ni suçlamak moda, sövmek ise kolaydır. Ne var ki bölücülere aynını yapmak cesaret ister. İşte böylesine cesareti bazı analar gösterebilmiştir. 

 

Ailelerin, PKK'ya katılan çocuklarını HDP'den istemesi oldukça manidardır. Aslında PKK HDP ilişkisi ortadadır. Bu ilişkiyi, HDP'yi meşru göstermek isteyen satılmış aydınlar, sömürgeci güçlerin güdümündeki basın ve etki ajanları saklamaya çalışmaktadır. Bu bağlantı bölgede de çok iyi bilinmektedir. 9 Temmuz 2019 tarihinde Şırnak'ta PKK'lı teröristler kaçırdıkları iki çobanı öldürmüştü. Çobanın ailesi biz oyumuzu onlara verdik onlar bizi öldürdü gibisinden isyanlarda bulunmuştu. Tabii ki çobanların ailesinin oy verdiği PKK değil ama onların sözcüleri idi. Herşey açıkça ortada iken görevden alınan HDP'lerden medet umanlar Türkiye'nin bölünmesine siyasal çıkarlar uğruna razı olanlardır. 

 

Kürşat Yılmaz 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar