Ramirez'in Katili
  • Reklam
Kürşat Yılmaz

Kürşat Yılmaz

Kürşat Yılmaz

Ramirez'in Katili

01 Temmuz 2019 - 12:04

Kuran'ın ilk suresi olan Alak suresinde insan doğası ile müthiş bir tespitte bulunulur. İnsanın azgınlık etmeye eğilimli olduğu, surenin 6 ve 7. ayetlerinde şöyle belirtilmiştir : "İş, sanıldığı gibi değil! İnsan gerçekten azar: Kendisini her türlü ihtiyacın üstünde görmüştür."
 
Acun'da varlığı 300.000 yıl öncesine dayandığı tahmin edilen insanlık, yeryüzünde bulunan diğer canlılara oranla, kendi türüne en çok eziyet eden canlı olmuştur. Gerçekten de âyette belirtildiği gibi insanlar azmakta ve aç gözlülükle kendi türüne en acımasız şekilde davranabilmektedir.
 
2015 yılında Macaristan'ın Sırbistan sınırındaki Röszke kentinde Petra Lasko adlı kadın kameraman Macar polisinden kaçan ve kucağında çocuk taşıyan bir göçmene çelme takarken kameralara yakalandı. Suriyeli göçmen ve kucağındaki çocuk yere yığıldı. Bu olay o dönem gündeme gelmiş ve büyük tepki oluşturmuştu.
Mültecilerin geçişine izin vermek istemeyen hatta bunun için Sırbistan sınırına 170 kilometrelik bir duvar ören Macaristan, göçmenlere uyguladığı kötü muamele ile gündemde kalmıştı.
 
Yine 2015’te Bodrum’dan Yunanistan’a geçmek isterken bebek yaşta boğulan Suriyeli çocuk Aylan Kurdi olayının benzeri ABD sınırında yaşandı. Trump’ın göçmenlere kapıyı kapatmasının ardından 2 aydır sığınma başvurusu için bekleyen El Salvadorlu Ramirez, 23 aylık kızı Valeria ile Rio Bravo nehri üzerinden ABD’ye geçmek isterken boğuldu. Baba kızın kucak kucağa ölümünün görüntüleri yürekleri sızlattı. Ramirez'i ve küçük kızını öldüren gerçekte bu ırmak mıdır?
 
Atatürk'ün tanımı ile kapitalizm afeti ve onun çocuğu emperyalizm gerçekten de bu acı göçlerin ve yaralayıcı ölümlerin baş sorumlusudur. Atatürk, kapitalizm ve emperyalizme karşı çözümü de kendi sözlerinde ifade edilen şu dilekle dile getirmektedir : "Bütün dünya istiyor ki, artık yeryüzünde emperyalizm zulmü nihayet bulsun, insanlar ve milletler için yeni bir devir, bir adalet ve istirahat devri açılsın. Biz de böyle istiyoruz ve onun için uğraşıyoruz."
 
Atatürk'ün bu dileği, hem insani, hem vicdani hem de Kuranidir. Hatta o kadar Kuranidir ki ilk ayetlerde böylesine uyarının yapılıyor olması, anlayan için bir öğüttür. İşte Atatürk, bu öğüdü çok iyi anlamış ve özümsemiştir.
 
Görünen odur ki, insanın doğasındaki üstün olma  arzusu, insanı azınlığa sürüklemektedir. Milletleri yöneten sınıflarda bu duygunun egemen olması ise sömürgecilik felaketi olarak insanlığın karşısına çıkmaktadır. Katliamlar, soykırımlar, göçler, açlıklar ve savaşlar işte hep bu sebepledir.
 
İnsanlar, toprak ve mal kavgası yüzünden birbirini yiye dursun. Yunus Baba, bu kavganın anlamsızlığını
"Mal sahibi, mülk sahibi
Hani bunun ilk sahibi
Mal da yalan mülk de yalan
Gel biraz da sen oyalan " 
dizeleri ile ifade etmiştir. Maddenin önüne insanı koyan bu düşünce yapısı bir dönem hakim olduğu bölgelerde dirlik ve erinç kaynağı olmuştur.
 
İnsanıyla, doğasıyla, canlısıyla tüm yeryüzü, Yunus'u doğuran bu anlayışın yeryüzünde egemen olmasına derin özlem duymaktadır. Sınırlarda içimizi sızlatan bütün ölümler, o özlemin göz yaşlarıdır.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar