AHMET YESEVİ ALEVİ Mİ SÜNNİ Mİ?
  • Reklam
Namık Kemal ZEYBEK

Namık Kemal ZEYBEK

AHMET YESEVİ ALEVİ Mİ SÜNNİ Mİ?

20 Mart 2018 - 15:05

Prof. Fuat Köprülü Yeryüzü çapında büyük bir bilgindir. Kendisine bu yüksekliği sağlayan çalışması “Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar” adını taşır. Ahmet Yesevi ile Yunus Emre’yi anlatır.

Köprülü bu bitiğinde, “Ahmet Yesevi’yi Sünni Hanefi biri kişi olarak anlatır.

Ülkemizde bilim bilinci olmadığından, Ahmet Yesevi konusunda bu görüş yerleşip kalmıştır.

Köprülü ise bilgin olduğundan bilim bilinci içindedir. Araştırmalarını derinleştirir; yeni bir görüşe varır; kendi yöntemini eleştirerek Ahmet Yesevi’nin Sünni olmadığını anlatır.

Nerede mi?

Milli Eğitim Bakanlığının çıkardığı İslam Ansiklopedisine yazdığı Ahmet Yesevi adlı yazısında.

Bizdeki birçok kişi de bu yazıyı bilmez ya da yok sayar. Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar adlı çıkarmasındaki görüşleri söyler dururlar.

Fuat Köprülü bugün yaşasaydı, İslam Ansiklopedisindeki yazdıklarında da yanlışlar olduğunu, biz kendisine anlatırdık. Hoca bilgin olduğundan bizim anlattıklarımıza göre görüşlerini düzelttirdi.

İşte bilim bilinci budur, bilim böyle gelişir.

Bu konuda iki bitiğim var:

  1. Ahmet Yesevi ve Hikmetler
  2. Aşk Yolu

Bunlardan bildiklerimi yazdım.

Benim görüşüm, Ahmet Yesevi Türkiye’deki Bektaşilik ile öteki Türk Yurtlarındaki benzeri akımların kaynağı olmakla birlikte ne Sünni’dir ne Şii’dir ne Alevi’dir… Hallacı Mansur yoluna bağlı özüne özgü bir kişiliktir.

Gelelim Fuat Köprülü’nün İslam Ansiklopedisindeki yazısına…

Bütün bilginlerin, düşünürlerin örnek alması gereken bu yazıdan bir bölümünü ilginize, bilginize sunmak istiyorum. Yazının tümünü okumak isterseniz İslam Ansiklopedisini okuyabilirsiniz. Bakınız Köprülü neler yazmış:

“Ölümünden asırlarca sonra yazılmış muhtelif tasavvuf kitaplarında yahut menakip mecmualarında ona isnat edilen bazı sözler, bazı hareketler, bir takım menkıbeler, Ahmet Yesevi’nin mutasavvıf şahsiyeti hakkında bize tam ve doğru bir fikir verebilmekten çok uzaktır. Esasen bu eserlerden birçoğunun Orta Asya’da Nakşibendi tarikatının kuruluşundan ve XV. Asırda Osmanlı İmparatorluğu memleketlerine yayılışından sonra vücuda geldiği düşünülecek olursa, bunların, Ahmet Yesevi’yi tamamıyla Nakşibendi görüşüne göre tasvir ettikleri kolayca anlaşılır.

Maveraünnehr’in büyük İslam merkezlerinde Sünni İran kültürünün Türk-Moğol paganizmine karşı bir aksülameli mahiyetinde olan Nakşibendilik, bu kültür tesiri altındaki Türkleri de kolayca nüfuzu dairesine almak için, Yesevilikle bazı rabıtalar tesisine çalışmış olmalıdır. Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar: yazarken, gerek Ahmet Yesevi tarikatının hüviyetini tamamıyla Nakşibendi kaynaklarının gösterdiği şekilde tasvir etmiştim. Halbuki Babai, Hayderi ve Bektaşi ananelerinin Ahmet Yesevi hakkındaki rivayetleri, şüphesiz, tarihi hakikate daha yakındır.

İlk Mutasavvıflar’ın neşrinden sonra Bektaşiliğin menşeleri hakkında yaptığım araştırmalar ve elde ettiğim yeni vesikalar, bana bu hususta katî bir kanaat vermiştir. Binaenaleyh burada Ahmet Yesevi’nin tasavvufi şahsiyeti ve Yesevi’ye tarikatının ilk asırlardaki hususi karakteri hakkında verilecek izahat, İlk Mutasavvıflar’dakin den tamamıyla farklı olacaktır.”

YORUMLAR

  • 2 Yorum
  • Derya Turgay
    1 yıl önce
    Konuyu yadıgadım ve önemini anlamadım.
  • Zekeriya DAĞCIOĞLU
    1 yıl önce
    Neden kabul edemiyorlar o gün Hz.Peygamberimizin torunlarını katleden araplar bugün un sünni düzenini kurmuş,Kerbela katliamın sonrası Asya ya sığınan İmam Zeynel Abidin ve sonrası Ahmet Yesevi ye kadar Türk leri irşad edip tasavvuf tarzı bir din bırakmışlar yani mezhepsiz ıslam bize ana kaynağından gelmiş takı Yavuz a kadar ve sonrası dayatma ve menfaat le bugün ki katkılı ve amaçsız bir dine ulaştık

Son Yazılar