GORKURAM
  • Reklam
Namık Kemal ZEYBEK

Namık Kemal ZEYBEK

GORKURAM

07 Aralık 2017 - 14:28

Bu sözleri çok duymaya başladım. Bugün de görevli bir üst düzey görevli de söyledi. Değerli bir uzman sağaltıcı da… Üstelik bu ikinci kardeşim çok inançlı, bir yol göstericiye de bağlı… Daha başkaları da sözleşmiş gibi aynı sözü söylüyorlar.

Duyduğum söz şu:

“Nerede Müslüman’ım diyen görürsen korkuyorum…”

Ben de onlara bu sözü 19. Yüzyılda yaşayan Azerbaycanlı büyük şair Mirze Ali Ekber SABİR’in de söylemiş olduğunu anlatıyorum.

SABİR 1862’de doğmuş, 1911’de ölmüş. Azerbaycan, İran, Türkistan ve Türkiye edebiyatlarını yakından biliyor. İnsanları derin bir sezgiyle tanıyor, tanıdıkça da tepkilerini acı bil dil ile ortaya koyuyor. İşte o dilin ürünlerinden birisidir: GORKURAM Şiiri. Aradan Yüzyılı aşan bir süre geçmiş ama hiç bayatlamamış sözleri, sanki bugünü anlatıyor gibi okuyabiliriz.

Biraz İstanbulca ile Azerbaycan Türkçesi arası bir biçim vererek sunuyorum:

GORKURAM (K’yı hırıltılı olarak okursak tam Azerbaycan Türkçesi olur)

Yaya olarak düşüyorum çöllere/ Dev dikenler görüyorum gorkmuram/ Seyr edirem toprakları çölleri/ Çölde devler görüyorum gorkmuram

Kah denizde kayığa binirem/ Dalgalı tugan görürem gorkmuram/ Kah çıkıram sahile, her yanda, bin/ Kükreyen vahşi görürem gorkmuram

Kah inirem gölgeli ormanlara/ Yırtıcı hayvan görürem gorkmuram/ Yüzümü çevirsem bataklıklara/ Bir sürü arslan görürem gorkmuram

Mezarlıkları edirem kah mekan/ Mezarda hortlak görürem gorkmuram/ Menzil olur kah bene viraneler/ Cin görürem gorkmuram, can görürem gorkmuram/ Bu yeryüzünde, ben, kısaca/ Çeşitli ırklar görürem gorkmuram

Lakin bu gorkmazlık ile ben/ Aydadaşı vallahi, billahi, tallahi/ HARDA MÜSLÜMAN GÖRÜREM GORKURAM/ SEBEBSİZ GORKMAYIRAM, SEBEB VAR:/ NEYLEYİM ARTIK, BU YOK OLMUŞLARIN/ FİKRİNİ KAN-KAN GÖRÜREM GORKURAM/ GORKURAM, GORKURAM, GORKURAM

Sabir bu şiiri yazarken İslam deyip terör estirenleri görmemişti. Işid’i, Kaide’yi, Fetö’yü görmemişti. O günlerde de, tarihte de o kadar benzerleri vardı ki…

Asrı saadet masallarıyla uyutulanlar unutsalar da gerçek başkadır.

İslam devletinin ilk dört başkanından üçü, Tanrı Elçisinin torunlarını öldürenler de yine Müslüman geçinenler değil miydi?

Medine’yi üç gün süreyle, kanı, ırzı, malı helal diye yağmalatana da Halife denilmiyor mu? Ya o mezhep savaşlarında öldürülenleri?

Ne yapsın Sabir, Müslüman görünce korkmasın mı?

“İslam barış dinidir” diyor musunuz?

Öyleyse gösterin bakalım.

M. Akif gibi mi söyleyelim:

Nerede hakiki mümin gördümse makberdedir. Müslümanlık galiba göklerdedir.

Bugünleri mi konuşalım?

Neyi konuşacağız ki?

Her nesne apaçık ortada değil mi?

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar