TEVRAT'TAN ÖRNEKLER
  • Reklam
Namık Kemal ZEYBEK

Namık Kemal ZEYBEK

TEVRAT'TAN ÖRNEKLER

18 Ocak 2018 - 16:55

İslam söylemlerinde “4 kitap” kavramı çok konuşulur: Kuran, Tevrat, Zebur, İncil.

Zebur diye bir kitabı gören olmasa da Tevrat’ın “Mezamirler” bölümünün Zebur olduğu söylenir.

Yine, İslam söylencelerinde Kur’an’ın indiği gibi olduğu; diğerlerinin ise “tahrif edilmiş olduğu”na inanılır.

İslam söylencelerine göre başka kitap ve daha başka sahifeler de indirilmiştir.

Tevrat ile İncil’i okuyanlar bilirler ki bu kitaplar “indirilmiş olmak” savında değildirler. Tevrat büyük ölçüde İsrailoğullarının geçmişini anlatır. Bunu anlatırken de Adem ile Eşinden başlar. İncil ise daha çok İsa’nın başından geçenler ile yakın dostlarınca yazılan sözlerinden oluşur. Hıristiyanlar İsa’ya “Tanrı’nın oğlu olan Tanrı” olarak inanınca İncil’de büyük ölçüde “Tanrı Sözü” olur.

“Tevrat ve İncil’in neresi tahrif edilmiştir, neresi edilmemiştir” diye sorduğum kimseden doğru düzgün bir karşılık alamadım. Bu yazıyı okuyanlar arasında bilen varsa, bana bildirsin de, ben de öğrenmiş olayım.

Elimde bir kitap var: KİTABI MUKADDES (Tevrat, Zebur ve İncil) Efesos Yayınları basmış. İç kapağında şöyle yazıyor:

Bu kitaptan azami istifade etmek için:

1-Ağır, ağır ve hürmetle oku

2-Günlük manevi gıda bulmak ümidiyle zevkle oku.

3-İlk okunuşta tamamen anlaşılmayan parçalardan yılma.

4-Hoşa giden parçaları tekrar oku ve altını çiz.

5-Çizilen bu parçaların manası zihninde yer tutsun.

6-Kitabı her gün muayyen saatte okumaya kendini alıştır.

Demek oluyor ki bu kitabı yayınlayanlar kitaplarına çok güveniyorlar. Okuyanın Hıristiyan olacağını, olmuşsa inancının artacağını düşünüyorlar.

Peki dediklerini yapalım. Okuyucumuza örnek bölümler sunalım. Bakalım yayıncısı olan, din yayıcıların istekleri olacak mı?

Birinci Örnek: Tekvin/Bab 2

Ve Rab Allah adama emredip dedi: Bahçenin her ağacından istediğin gibi ye; fakat iyiliği ve kötülüğü bilme ağacından yemeyeceksin; çünkü ondan yediğin günde mutlaka ÖLÜRSÜN.

Rab Allah adamdan aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaptı ve onu adama getirdi.

(Bu arada şeytan, yılan aracılığıyla kadını, kadın da adamı kandırır)

İkinci Örnek: Tekvin/Bab 3

Ve günün serinliğinde bahçede gezmekte olan RAB Allah’ın sesini işittiler ve adamla karısı RAB Allah’ın yüzünden bahçenin ağaçları arasına gizlendiler.

Ve RAB Allah adama seslenip ona dedi: Neredesin? Ve o dedi: Senin sesini bahçede işittim ve korktum, çünkü ben çıplaktım ve gizlendim. Ve dedi: Çıplak olduğunu sana kim bildirdi? Ondan yeme, diye sana emrettiğim ağaçtan yedin mi?  Ve adam dedi: Yanıma verdiğin kadın o ağaçtan bana verdi ve yedim. Ve RAB Allah kadına dedi: Bu yaptığın nedir? Ve kadın dedi: Yılan beni aldattı ve yedim. Ve RAB Allah yılana dedi: Bunu yaptığın için, bütün sığırlardan ve bütün kır hayvanlarından daha lanetlisin; karnın üzerinden yürüyeceksin ve ömrünün bütün günlerinde toprak yiyeceksin.

Üçüncü Örnek: Tekvin/Bab 12

Ve memlekette kıtlık oldu; ve Abram orada misafir olmak üzere Mısıra gitti; çünkü memlekette kıtlık ağırdı. Ve vaki oldu ki, Mısıra girmesi yaklaştığı zaman, karısı Saraya dedi: İşte, biliyorum ki, sen görünüşü güzel bir kadınsın; ve olur ki, Mısırlılar seni görünce: bu onun karısıdır, derler; ve öldürürler, fakat seni sağ bırakırlar. Senin yüzünden bana karşı iyi davranılsın, ve senin sebebinle canım yaşasın diye: Onun kız kardeşiyim, de. Ve vaki oldu ki, Abram Mısıra girdiği zaman, Mısırlılar kadının çok güzel olduğunu gördüler, ve onu Firavuna methettiler; ve kadın Firavunun sarayına alındı. Ve onun yüzünden Abrama karşı iyi davrandı; ve onun koyunları, sığırları ve eşekleri ve köleleri ve cariyeleri ve dişi eşekleri ve develeri oldu. Ve RAB Abramın karısı Saraydan dolayı, Firavunu ve onun sarayını büyük vuruşlarla vurdu. Ve Firavun Abramı çağırıp dedi: Bana bu yaptığın nedir? Bu senin karın olduğunu niçin bana bildirmedin? Niçin: Bu benim kız kardeşimdir, dedin, ben de onu karı olarak aldım? Ve şimdi, işte karın al ve git. Ve onların hakkında Firavun adamlara emretti; ve onu, ve karısını ve kendisine ait olan her şeyi gönderdiler.

Dördüncü Örnek: Bab 13

Abram sürülerde, gümüşte ve altında çok zengindi. Ve Abramın sürülerinin çobanları ile Lûtun sürülerinin çobanları arasında çekişme oldu. (Ve Kenânlılar ve Perizziler o zaman memlekette oturuyorlardı). Ve Abram Lûta dedi: Rica ederim, benimle senin aranda ve benim çobanlarımla senin çobanlarının arasıda çekişme olmasın; çünkü biz kardeşiz. Bütün memleket senin önünde değil mi? Rica ederim, benden ayrıl; eğer sola gidersen, ben sağa ve eğer sağa gidersen, ben sola giderim.

Beşinci Örnek: Bab 19

Lût ile ilgili örneği de yazdım.

İşte, benim ere varmamış iki kızım var; rica ederim, onları size çıkarayım, ve onlara gözünüzde iyi olana göre yapın;

Ve Lût Tsoardan çıkıp dağda oturdu, ve iki kızı onunla beraberdi; çünkü Tsoarda oturmaktan korktu; ve o, ve iki kızı bir mağarada oturdular. Ve büyük kızı küçüğüne dedi: Babamız kocamıştır, ve bütün dünyanın yoluna göre yanımıza girmek için memlekette erkek yoktur; gel, babamıza şarap içirelim, ve babamızdan zürriyeti yaşatmak için onunla yatarız. Ve o gece babalarına şarap içirdiler; ve büyük kız girip babası ile yattı, ve onun yatmasını ve kalkmasını bilmedi. Ve vaki oldu ki ertesi gün büyük kız küçüğüne dedi: İşte, dün gece babamla yattım; bu gece de ona şarap içirelim, ve babamızdan zürriyet yaşatmak için, gir, onunla yat. Ve o gecede dahi babalarına şarap içirdiler, ve küçük kız kalkıp onunla yattı; ve onun yatmasını ve kalkmasını bilmedi. Lûtun iki kızı böylece babalarından gebe kaldılar. Ve büyük kız bir oğul doğurdu, ve onun adını Moab çağırdı; o bugüne kadar Moablıların atasıdır. Ve küçük kız, o da bir oğul doğurdu, ve onun adını Ben-ammi çağırdı; o bugüne kadar Ammon oğullarının atasıdır.

Altıncı Örnek: Bab 20

Ve İbrahim oradan Cenup diyarına göç etti, ve Kadeş ile Şur arasında oturdu; ve Gerarda misafir oldu. Ve İbrahim, karısı Sara hakkında: Bu kız kardeşimdir, dedi, ve Gerar kıralı Abimelek gönderip Sarayı aldı. Fakat Allah Abimeleke gece rüyasında gelip ona dedi: Aldığın kadın sebebile, işte, sen bir ölüsün; çünkü o bir adamın karısıdır. Abimelek ise ona yaklaşmamıştı; ve dedi: Ya Rab, Salih bir milleti de öldürecek misin? Kendisi bana: Bu kız kardeşimdir, demedi mi? Ve kadın, kendisi de: O kardeşimdir, dedi; yüreğimin kemalinde ve ellerimin suçsuzluğu ile bunu yaptım. Ve Allah rüyada dedi: Ben de yüreğinin kemalinde bunu yaptığını biliyorum, ben de seni bana karşı günah işlemekten alıkoydum, bunun için seni ona dokunmaya bırakmadım. Ve şimdi adamın karısını geri ver; çünkü o Peygamberdir, ve senin için dua eder ve sen yaşarsın; fakat eğer geri vermezsen, bil ki, sen ve sana ait olanların hepsi mutlaka öleceksiniz.

Ve Abimelek sabahleyin erken kalktı, ve kullarının hepsini çağırıp bütün bu sözleri onların önünde söyledi; ve adamlar korktular. Ve Abimelek İbrahimi çağırıp ona dedi: Bize ne yaptın? Sana karşı ne işle günah ettim de, üzerime ve ülkem üzerine büyük günah getirdin? Bana yapılmaz işler yaptın. Ve Abimelek İbrahime dedi: Ne gördün de, bu işi yaptın? Ve İbrahim dedi: Çünkü: Gerçekten bu yerde Allah korkusu yoktur; ve karım yüzünden beni öldürecekler, dedim. Ve gerçekten de kız kardeşimdir, kendisi babamın kızıdır, fakat annemin kızı değildir; ve benim karım oldu. (Örnek çok da bu kadar yeter.)

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Turgay Derya
    1 yıl önce
    İlk önce Büyü vardı. İnsan birinden intikam almak için onun kuklasını yapar, ona iğneler batırırdı. Sonra Din geldi, dağ, taş, yer, gök Tanrı oldu. Yunanlılar Tanrıyı Olimpos dağının tepesine çıkardılar. Muhammed peygamber geldi, Tanrıyı gök yüzüne çıkardı. Tanrı insandan gittikçe daha uzağa götürüldü. İyi ki bir daha peygamber gelmeyecek, yoksa? Günümüzde dinin yerini bilim almakta. Çağları Büyü – Din – Bilim olarak ayırabiliriz. Bilim çağında din ile uğraşmak vakit kaybı olup bizi bilimden geri bırakır.

Son Yazılar