TÜRKİSTAN EYALET MERKEZİ OLDU
  • Reklam
  • Reklam
  • Reklam
Namık Kemal ZEYBEK

Namık Kemal ZEYBEK

TÜRKİSTAN EYALET MERKEZİ OLDU

29 Haziran 2018 - 17:14

6 Haziran 1991 günlü buyruğunda Kazak Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Nursultan Nazarbayev şöyle buyurmuştu:

1. Kazakistan ekonomisinin geliştirilmesi için üniversite düzeyinde yüksek nitelikli uzmanların yetiştirilmesi ve Ortalık Asya’nın köklü bilim ile kültür ortalığı olan Türkistan Kalesinin kalkınması amacıyla 1991 yılında Türkistan Devlet Üniversitesi açılsın.

2. Türkistan Devlet Üniversitesine Aydınlatıcı Ozan Ahmet Yesevi’nin adı verilsin.

Bu buyrukta iki konu öne çıkarılıyordu:

  1. Türkistan Kalesi (Şehri) Ortalık Asya’nın köklü bilim ve kültür ortalığıdır.
  2. Ahmet Yesevi ulu Aydınlatıcı Ozandır.

Böylece Ahmet Yesevi Adında Türkistan Devlet Üniversitesi kuruldu. Kısa süre içinde eğitime başlandı.

31 Ekim 1992 günü iki devlet arasında yapılan bir anlaşma ile Sayın Nazarbayev’in isteği yerine getirildi. Üniversite, Kazakistan ile Türkiye Cumhuriyetlerinin ortak Üniversitesi oldu. Adı artık Hoca Ahmet Yesevi Uluslar arası Kazak-Türk Ortak Üniversitesidir. Türk Dünyasının tüm yerlerinden gelen öğrenciler burada buluşur, tanışır, kaynaşır ülkelerine dönerler. Ahmet Yesevi ruhunu, bilim bilincini, ortak Türklük anlayışını gittikleri yere taşırlar. Onlar gittikleri yerde aynı zamanda Kazakistan Cumhuriyetini onun büyük gelişmelerini ve Türkistan Şehri’nin ruhaniyetini anlatırlar.

Türkistan’ın adı eskiden Şavkar olmuştu, sonraları Yessikale, Yessi diye anılır oldu. Bu şehir Türklüğün Ortak Atası Oğuz Kağan’ın ortalığıdır. Kazak Hanlarına da yüzlerce yıl ortalığı olmuştur.

Türklüğün Ortak Manevi Atası Ahmet Yesevi’ye adını vermiş; O’ndan ad almıştır.

Türkiyeli büyük düşünür-şair Yahya Kemal Beyatlı’nın deyimiyle Ahmet Yesevi milliyetimizi borçlu olduğumuz insandır.

Sayın Nazarbayev’in dediği gibi “Hoca Ahmet Yesevi Türklük Temelleriyle, İslam Tasavvufunu bağdaştırarak bize İslam’ı öğreten ulu aydınlatıcıdır.”

Ahmet Yesevi İslam Ülkelerinde “Pir-i Türkistan” olarak nam kazanınca Yessi’nin adı “Şehr-i Pir-i Türkistan” oldu. Kısaldı Türkistan kaldı. Buna karşılık Hoca Ahmed’e Yessili Hoca Ahmet anlamında Hoca Ahmet Yesevi denildi.

İşte bu anlamda bugün adı Türkistan olan bu kutlu şehrin Güney Kazakistan Eyaletinin ortalığı olması çok anlamlı, çok önemli tarihi bir karar olmuştur.

Öteden beri Türkistan Şehri’nin Türklerin manevi ortalığı olduğuna inanıyorum. Bu inanç doğrultusunda kurulacak Türk Devletler Birliğinin ortalığının da Türkistan Şehri olması gerektiğini söyleyip duruyorum.

Şehrimizin, artık bundan sonra tarihine uygun çağdaş bir yapılanmaya gideceğini biliyorum.

Sanırım bu düşünce Sayın Nazarbayev’in aklında hep vardı, zamanını kolluyordu. Zamanı geldi, olacak olan oldu. Çok büyük, çok cesurca bir adım atıldı.

Bu kararı Akmola’nın Astana yapılması ölçülerinde önemli görüyorum.

Türk Devlet Başkanlarının Nahçıvan toplantısında “Türk Konseyi” kurulmuştu. Bunun da kurucusu Sayın Nazarbayev idi. Astana da hemen kurulan Türk Akademisi de bu yolda somut bir adım olmuştu.

Türkistan’daki Türbe, Üniversite, Türk Konseyi, Türk Akademisi şimdi de Türkistan Eyaleti ile bu Eyaletin ortalığı olan Türkistan Şehri… Bütün bunları bir arada düşününce duygulanmamak olabilir mi?

Bütün bu işleri oluşturan, Türk Dünyası’nın büyük lideri Kazakistan’ı Dünyanın parlayan yıldızı yapan Sayın Nursultan Nazarbayev’in önünde diz vurup saygı sunmamak olur mu?

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar