MAN Adası Belgeleri ve CHP
  • Reklam
  • Reklam
  • Reklam
Turgay Derya

Turgay Derya

Turgay Derya

MAN Adası Belgeleri ve CHP

15 Nisan 2018 - 10:57

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı ve yakınlarına MAN adasındaki bir bankadan yüklü miktarlarda para transferi olduğunu iddia ederek, ellerinde bununla ilgili banka dekontları olduğunu söylemiş ve sonra dekontlar savcılığa verilmişti.

Savcılık yaptığı çalışmada kendilerine verilen dekontların iddiaya delil teşkil etmediği gerekçesiyle dava açılmasına gerek görmemişti.

Öte yandan,  Cumhurbaşkanlığı hukuk bürosu ve ismi geçenlerce , kişisel haklara tecavüz suçlamasıyla karşı davalar açılmakta.

En son da mahkeme kararını haberleştiren Cumhuriyet Gazetesine, kararı haberleştiriş şekli nedeniyle tekzip yazısı gönderildi.Gazetenin 12 Nisan tarihli nüshasında yayınlanan metin:

Cumhuriyet Gazetesi’ in 10.02.2018 tarihli nüshasında manşetten ‘Dosya Kapatıldı ama Savcılık: Man Adaları Gerçek’ ve devamında 6. sayfada ‘Savcılık vergi kaçırma varsa biz bakmıyoruz dedi’ başlıklarıyla gerçekdışı bilgiler kaynak edilerek yayınlanan yazı ile Müvekkilim Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın RECEP TAYYİP ERDOĞAN’ın kişilik hakları alenen ihlal edilmiştir.

Müvekkilim Sn. Recep Tayyip Erdoğan ve bir kısım aile üyeleri Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı tarafından bir süre önce yapılan açıklamalar ile asılsız suçlamalara maruz kalmışlardır. Yapılan açıklamada Müvekkilim, ailesi ve yakın çevresinin yabancı ülkede bulunan bir şirkete sözde para transferi yaptıkları ifade edilerek bunu gösterir dekontların bulunduğu iddia etmiştir.

İddiaların ardından Müvekkilim konu ile ilgili yaptığı açıklama ‘bunun kendisine ilk iftira atılışının olmadığını, daha önce de İsviçre’de banka hesabının bulunduğu yönünde asılsız iddialarda bulunulduğunu, iddia edildiği gibi yurt dışına giden tek kuruşun dahi olmadığını, ailesinin ve yakınlarının mevcut şirketlerini satmaları sebebiyle hesaplarına para geldiğini, o hesaba da para gitmediğini, ticaretle uğraşan biri yurtiçinde de yurtdışında da şirket kurmasının, şirketini satmasının, para transferlerinin olağan olduğunu, adı geçen 5 isim asla o zikredilen şirkete veya yere para göndermediğini’ ifade ederek müfterileri ispata davet etmiştir. Aynı zamanda Başta Müvekkilim Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere hedef alınan diğer kişiler Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuş, manevi tazminat başvuruları da yapılarak bu hukuka aykırı eylemler, iftira ve asılsız iddialarla dolu söylemler nedeniyle hukuki mücadele derhal başlatılmıştır.

Tekzibe konu haberde bahsi geçen ve para gönderildiği iddia edilen şirket yetkilisi Cumhuriyet Savcılığına başvurarak ‘şirkete ait banka hesaplarına böyle bir para gelmediğini söz konusu swift mesajları ve dekontların doğruyu yansıtmadığını ayrıca bankacılık ve ticari sırların ifşa edildiğini’ belirterek iddiaları gündeme getiren Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanından şikayetçi olmuştur.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Soruşturma kapsamında bahsi geçen belgelerin aşıtlarını sunulması istemiş ve inceleme neticesinde; 2017/200649 numaralı soruşturma kapsamında anılan şirketin yurt dışında bulunan hesabına para gönderilmediği tespit edilmiştir.

Cumhuriyet Gazetesi her ne kadar değindiğimiz takipsizlik kararını haberleştirmiş olsa da gerek kullandığı başlıklar gerekse içerik olarak aslında savcılık tarafından yapılan araştırma neticesinde Müvekkilim ve adı geçen diğer şahısların açıkça asılsız iddialara ve iftiralara maruz kaldıklarının ispatına rağmen aynı iddiaları yayınlamayı ve çarpıtılmış başlıklarla sunmayı sürdürerek Müvekkilin şahsına ve itibarına kastetmektedir.

Öyle ki manşet sayfası için tercih edilen ‘Man belgeleri gerçek’ şeklindeki başlık ilk görüşte savcılığın şüphelileri suçlu bulduğu yönünde bir algıya sebep olmaktadır. Yine devamı sayfasında kullanılan ‘Savcılık vergi kaçırma varsa biz bakmıyoruz’ şeklindeki başlıkla da bir vergi kaçırma eyleminin kesin olarak mevcut olduğunu ama savcılığın bu hususta yetkili olmadığını bildirdiğini yansıtmaya çalışmışlardır. Yukarıda açıkladığı üzere kararda Müvekkilim hedef alınarak yapılan ‘yurt dışında bir hesaba para gönderdi’ iddiasına yönelik herhangi bir belge, delil sunulmadığını diğer bir deyişle Man Adası’nda bulunan ya da herhangi bir yabancı şirkete para gönderildiğini ispat eden bir dekontun sunulmadığını belirterek vergi kaçakçılığı suçlaması ile ilgili de kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Görüldüğü üzere Cumhuriyet Gazetesi her zamanki gibi Müvekkilim aleyhine yayın yapma stratejisi nedeniyle yine Müvekkilim Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a atılan asılsız iddiaları fırsat bilerek çarpıtılmış başlıklarla haberleştirmiştir. Cumhuriyet Gazetesi gibi her fırsatta Müvekkilimi kamuoyu önünde karalamayı ve suçlamayı yayın politikası haline getirmiş Birgün ve Sözcü Gazeteleri de bu iddiaların çarpıtılarak kamuoyuna sunulmasında öncülük etmekte, Müvekkilimin şahsına ve itibarına yönelik saldırı eylemlerini birlikte gerçekleştirmektedirler. Sadece Müvekkilimi suçlamak amacıyla yayınlanan yazı hiçbir surette basın meslek ilkeleriyle, insan haklarıyla, kişinin lekelenmeme hakkıyla ve diğer hiçbir hukuki normla bağdaşmamaktadır.

Yayınlanan çarpıtılmış yazı ile Cumhuriyet Gazetesi’nin Müvekkilimin şahsı üzerinden kasıtlı bir algı operasyonu yaptığı açık şekilde anlaşılmaktadır. Gazetecilik meslek ilkelerini çiğneyerek yayın yapan bu sözde gazete her ne kadar tarafımızca muhatap alınmak istenmese de kamuoyunun yalanlarla meşgul olmaması ve gerçeklerin kayda geçmesi adına bu tekzip metni hazırlanmıştır. Cumhuriyet Gazetesinin sadece belirli kişiler aleyhine birtakım iddialar ortaya attığı ve bunları hiçbir şekilde ispatlayamadığı gibi hukuki müeyyidelere de maruz kaldığı ancak bu hukuksuz uğraşına ara vermeden benzer maksatlı iddiaları başka şekillerde gündeme getirdiği böylece gazetecilik, kamuoyunu bilgilendirme namına herhangi bir uğraşının olmadığı yalnızca Müvekkilim gibi hedef aldıkları kişilerin itibarlarını sarsmaya çalıştıkları anlaşılmaktadır.

Vurgulamak gerekir ki, sözde haberde geçen iddiaların aksi savcılık tarafından ispatlanmıştır. Bu iddiaların kamuoyunun gündemine taşınmasına aracılık eden gazete ülke gündemini bir şekilde manipüle etmeye çalışmaktadır.

Ülkesini seven, görev bilinci taşıyan, tüm eylem ve işlemlerini hukuk dairesinde yapan, Müvekkilim Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan bu karanlık odaklara karşı mücadelesini tüm kararlılığıyla sürdürecek, asılsız haber yapmayı kendine düstur edinmiş olan Cumhuriyet Gazetesi’nden hızlı ve etkin bir şekilde bu hukuk dışı eyleminin hesabı yargı önünde sorulacaktır. Kamuoyuna saygılarımızla sunarız.

T.C. Cumhurbaşkanı Sn. RECEPTAYYİP ERDOĞAN Vekili Av. AHMET ÖZEL                  

Konuda kilit nokta para hareketinin yönü görünmekte. Peki Sn Kılıçdaroğlu para hareketinin yönünü neden yanlış açıklamış olabilir? Dekontlar Halk Bankasına ait ve Türkçe. Alıcı LEHDAR olarak belirtilmiş. Karışıklık yaratacak bir durum yok.

CHP'ye ulaşan söz konusu dekontların normalde partinin hukuk kurulunca açıklanması uygun olurdu. Dekontlar parti genel başkanına gösterilince bunu ben sunayım demiş olabilir mi? Ve şöyle ki, birilerinin başını yakmaması için açıklamada para hareketinin yönünü bilerek ters söylemiş olabilir mi?

Neden bunlar aklımıza geliyor. Çünkü CHP konuyu devam ettirmiyor, SnKılıçdaroğluikinci adımı atmıyor. Halbuki suç duyurusunu yenileyip, para girişinin aklama olup olmadığının sorgulanması istemesi gerekmez mi?

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar