PARADİGMALAR…
  • Reklam
Umut Berhan Şen

Umut Berhan Şen

Umut Berhan Şen

PARADİGMALAR…

05 Aralık 2017 - 14:52

Paradigma…Bu kelime 21. yüzyılda en çok kullanılan sosyolojik terimlerin başında gelmektedir. Tarihçiler, siyaset bilimciler ve sosyologlar, bu kavramı, geçmişin sosyal, siyasal ve ekonomik değerlendirmesini yaparken, anahtar bir kavram olarak kullanmaktadırlar.Bugünkü yazımda bu kelimenin ifade ettiği anlamdan ve günümüz için ifade ettiği önemi, kısaca

Paradigma (Tanım) : Bireyin iç ve dış dünyasını (kendisini ve etrafını) yorumlama, algılama ve bilme süreçleriyle ilgili tüm etkenlerin yarattığı örgütlü ve dinamik düşünsel sistem, düzenektir.(Bu tanımlama, Prof.Dr. Doğan Cüceloğlu’nun ifadesidir.)

Bir paradigma, pratikte, yazılı veya yazılı olmayan bir kural ve düzenlemeler bütünüdür.Paradigma kayması, yeni bir oyuna değişim, yeni bir dizi kurallara geçiştir.Kurallar değişince, bütün dünya değişebilir.Bir paradigma kayınca veya yok oluncasistem tekrar sıfıra geri döner.

Türk Devlet’inin 1923’te Cumhuriyet rejimine geçişi, rasyonel ve akılcı bir paradigma değişimidir. Zira, devletin ve toplumun sağlıklı işleyişi açısından, 600 yıllık Osmanlı hanedanı tasfiye edilmiştir. Yeni paradigma; Büyük ATATÜRK’ün eseri olan, TÜRKİYE CUMHURİYETİ’dir.

Gelelim bireysel (algısal) paradigmalara;

Paradigmalarımız bakış açımızı ve bunun sonucunda ortaya çıkan davranış biçimlerimizi yönetir. Bu yüzden de,bu doğrular sistematiğinde oluşturulan paradigmalar kişiden kişiye ve toplumdan topluma farklılıklar göstermektedir. Her hangi bir konu üzerinde çok çeşitli yorumların oluşması, kavramsal algılarımızın (yani paradigmalarımızın) birbirinden çok farklı olmasından kaynaklanmaktadır.

Her paradigmanınoluşumu 100-120 yıl civarı sürmektedir. Örneğin; Osmanlı’nın Balkanlar’da büyüyüp Avrupa’ya açılması 100 yıl civarı bir süre almıştır. Fatih devrinde (1451-1481)  ise küresel güç haline gelen bir Türk Devlet Paradigması oluşturulmuştur. Dolayısıyla, görüyoruz ki, TÜRK DEVLET paradigmasının, SELÇUKLU sonrası, yeniden Anadolu coğrafyasında rasyonel bir gerçek, bir olgu haline gelmesi 100 yıl sürmüş; küresel bir olgu ve güç haline gelmesi ise 200 yıllık bir süreç içinde gerçekleşmiştir. (Osman Gazi’nin beyliğin başına geçişi 1281-Fatih’in vefatı 1481. Tam 200 yıllık bir süreç yaşanmıştır.)

Türkiye Cumhuriyeti, paradigma sürecinin tarihsel gelişimi açısından, bakıldığında henüz 94 yaşında genç bir sistemdir. 94 yıl, paradigma gelişimi açısından oldukça genç bir evrimleşme sürecidir. Bu sistem, yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen, gelişim ve yükselişini sürdürecek ve küresel ölçekte bir olgu haline gelecektir. Bir sonraki yazımda, paradigma kavramını, ‘Türkiye Cumhuriyet’inin Gelişimi ve Geleceği’ açısından irdelemeye devam edeceğim.

Son söz niyetine, rahmetli Ömer Lütfi METE’nin şu sözünü yeniden anımsayalım;

‘DEVLET binlerce yıllık tecrübesiyle daima 18 yaşındadır!’

 

KAYNAK:

-Doğan CÜCELOĞLU, ‘Savaşçı’, Remzi Kitabevi, Ankara, 2001.

-Ömer Lütfi METE-Mahir KAYNAK, ‘Derin Devlet’, İstanbul, 2005.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar