TÜRKİYE SOSYAL DEMOKRASİ PRATİĞİ ÜZERİNE DÜŞÜNCE VE...
  • Reklam
Umut Berhan Şen

Umut Berhan Şen

Umut Berhan Şen

TÜRKİYE SOSYAL DEMOKRASİ PRATİĞİ ÜZERİNE DÜŞÜNCE VE ELEŞTİRİLER

19 Ağustos 2018 - 14:19

Hiç kuşkusuz, Türk siyasal hayatında sosyal demokrat ideolojinin temel pratiği CHP'de somut bir hale bürünmüştür.  Ancak CHP'nin sosyal demokrasi anlayışı, halkın talepleri üzerine oturmayan, tutarsız bir eğilime sahiptir.  Halbuki CHP'nin halkçılığı halka göre biçimlenen değil, halkı biçimlendirmeye çalışan bir anlayıştır. Sosyal demokrat ideolojinin dönüşümlerini takip edemeyen CHP, son olarak küreselleşen kapitalizmin yarattığı yeni siyasi ortama da ayak uydurmakta zorlanmaktadır. Kendi politik ilkelerini 21. yüzyıla uygun biçimde güncelleyemeyen ve geliştiremeyen CHP'nin sosyal demokrat bir siyasi parti haline gelmesi oldukça zor ve disiplinli bir mücadeleyi de beraberinde getirmektedir.

Bugün, CHP-Sosyal demokrasi ilişkisini analiz etmeye çalışırken esas olarak toplumun siyasetsizleştirilmesi ve apolitik bir hale getirilmesi ve Cumhuriyetin halkçı ayağının sorunları üzerinde çalışılması gerekmektedir. Zira,sosyal demokrasi, Marksist düşüncenin devamı olarak öncelikle siyasal olanın toplumsal kılınmasıyla alakalıdır. Bir politik sistemde toplum ne kadar çok siyasal kararlar üzerinde söz sahibi ise o kadar sosyal demokrasiden bahsedilir. Sosyal demokrasi örgütlü toplumsal sınıfların taleplerinin siyasal hayata yansımasıyla kaim olan bir politik ideolojidir. Türk politik sisteminde toplumsal sınıflardan bahsetmek ise Cumhuriyeti kuranların halkçılık ilkesine kazandırdıkları anlamdan bahsetmek demektir.

  1. Evrensel İlkeler Bağlamında Sosyal Demokrat Anlayış

Öncelikle bir sosyal demokrat partinin, sahip olması gereken 4 temel evrensel vasfı belirtelim:

-Toplumumuzda çoğulcu ve özgürlükçü demokrasinin bütün kavram, kural ve kurumları ile yerleştirilmesine katkı yapmak.

-Emeğe, insana ve doğaya saygı anlayışını yaygınlaştırmak.

-Özgürlük, eşitlik, dayanışma, adalet, barış ve dürüstlük gibi değerlerin tüm insanların ortak anlayışı olarak benimsenmesine yardımcı olmak.

 -Sosyal devletin ve demokrasinin geliştirilmesi için çalışmalar gerçekleştirmek.

Ülkemizde Sosyal Demokrasi’nin ve CHP’nin kaderi açısından şu temel soruyu sormamız gerekmektedir: ‘’CHP sosyal demokrat bir parti midir?’’Cevap: Asla. CHP geçmişteki bütün girişimlere rağmen bir sosyal demokrat parti olamamıştır. CHP içinde sosyal demokratlar bulunmuş ve bu kişiler partiye sosyal demokrat bir yön ve doku aşılamaya çalışmıştır.  Fakat bu girişimlerin hiçbiri başarılı olmamış ve CHP sosyal demokrat bir partiye dönüşememiştir.

  1.  Milli Güvenlik Bağlamında Sosyal Demokrat Anlayış

21. Yüzyılın dünyasında Ulusal Güvenlik Sorunu, küresel ölçekte somut bir güç olabilme kapasitesiyle yakından ilgilidir. Dolayısıyla, bir ülkenin küresel ölçekte somut bir güç olabilmesi için önemli olan temel kriterleri hatırlayalım:

-Yüksek askeri teknoloji üretme kapasitesine sahip olmak

-Dışa bağımlı olmayacak enerji kaynaklarına sahip olmak ya da bunu üretmek

-Eğitimli ve elit genç nüfusun fazla ve yeterli olması

-Dış müdahalelerden asla etkilenmeyecek güçlü bir ekonomi

-Tamamen bağımsız, teknolojik ve operasyonel gücü çok yüksek bir istihbarat teşkilatınızın olması

-Bölgesel ve küresel bağlamda akılcı bir devlet vizyonuna sahip olmak

-Devlet vizyonunuzun bölgesel ve küresel ölçümler kapsamında dikkate değer bulunması

-Yukarıda yer alan tüm özelliklere sahip olmak için uzun süren bir ‘’Barış ve Hazırlık Evresi’’

Hiç kuşkusuz, ülkemizde acil olarak gereksinim duyulan, güçlü ve adaletli toplum yönetimine sosyal demokrat yönetim modelinin hangi ilkeler üzerine kurulması gerektiği bugün cevaplamamız gereken en önemli soru olarak karşımızda durmaktadır.

  1. Tarihsel Süreçte Refah Devleti Kavramı

Refah devleti, sosyal refahın en üst seviyeye çıkarılması amacına yönelik, devletin iktisadi, sosyal ve siyasi hayata aktif ve kapsamlı olarak bulunmasına dayanan bir modeldir. Refah devletinin temeli 19. yüzyılın ortalarında İngiltere’de eğitim amaçlı olarak düzenlenen yasal düzenlemelere kadar gitmektedir. Refah devleti için kabul edilen başka bir başlangıç noktası da 1863 yılında Bismarck tarafından Almanya’da olan sosyal güvenlik sistemi uygulamasıdır. Refah devleti modeli müdahaleci, düzenleyici, yeniden dağıtıcı ve girişimci bir model olması açısından son derece önemli bir model olarak kabul edilebilir.

Refah devleti ya da diğer adıyla Sosyal devlet, devletin toplumun sosyal refahını maksimize etmek amacıyla müdahalelerde bulunmasını öngören bir devlet modeli sistemidir. Geçmişi çok eski zamanlara dayanmasına rağmen, günümüz batı devletleri sosyal devlet anlayışı ancak 19. yüzyılın sonlarında ortaya çıkmaya başlamıştır.

  1. CHP ve Sosyal Demokrat Örgütlenme

CHP sosyal demokrat bir parti modeline göre örgütlenmemektedir. CHP’de idare tarzı, sosyal demokrat bir partidekinden oldukça farklıdır ve CHP halkla sosyal demokrat bir parti gibi ilişki kurmamaktadır. Ayrıca, neredeyse tüm üyelerin aktif siyasete katılımının ve iktisadi katkılarının oldukça yetersiz olması,  seçimler öncesi çoğu zaman, aday tespitlerinin merkezden yapıldığı,  idari kadrolarının partinin  parti emekçilerinden değil de bürokrasinin ve iş dünyasının en tepe yöneticilerinden oluşturulduğu, halkla hiçbir şekilde etkileşim kurmayı başaramayan bir partinin de sosyal demokrat olarak tanımlanması zaten imkansızdır.

CHP, her seçimde bildirgesine ve programına koyduğu sosyal demokrat projeleri, halkın taleplerini sadece söylemselbazdakarşılamak için kullanmaktadır.  Türkiye’de iktidar mücadelesi söz konusu olduğunda sosyal demokrat söylemler rafa kaldırılmaktadır. 1970’li yıllarda iktidarı tek başına yakaladığında bile devletinbekası adına sosyal demokratik projeleri rafa kaldıran CHP, 1990’lı yıllardan sonra sosyal demokrasi teorisi içindeki dönüşümleri sadece kurultayları görkemli hale getirmek amacıyla kullanmaktadır. CHP, tabiri caizse, ‘’Bilgi Çağında’’ 21. yüzyılın sorunları ile hesaplaşmak için sosyal demokrat bir stratejik ve taktik peşindeyse kurumsal hafızasını kutsamaktan vazgeçmek zorundadır.

CHP’nin yavaş yavaş da olsa bir Sosyal Demokrat Parti haline gelme olasılığının ortaya çıkması için, parti içi demokrasinin sağlanması dışında bir seçenek yoktur. CHP’de sağlıklı bir üye yapısının oluşturulması, tüzükteki anti-demokratik maddelerin kaldırılması, demokratik bir tüzük ortaya konması, bundan sonraki tüm kurultaylarda ve tüm kongrelerde bu demokratik tüzükle kadroların yenilenmesi, il, ilçe yönetimlerinin, Parti Meclisi’nin, Milletvekili adaylarının, Genel Başkan’ın demokratik bir ortamda demokratik bir yöntemle seçilmesi, bunun da çağdaş normlara uygun, sosyal demokrat bir programla tamamlanması gerekmektedir.

SONUÇ

Günümüz Türkiye’sinde CHP’deki ‘’sözde Sosyal Demokrat’’ yapılanma, işleyiş, ideolojik içerik ve politikaları açısından sosyal demokrat kimlikten uzaklaşmış durumdadır. 24 Haziran Seçiminde CHP’nin aldığı oyun oldukça önemli bir bölümünün CHP’nin sosyal demokrat niteliklerinden ziyade, Cumhuriyetin temel değerlerinin korunması kaygısıyla verilmiş oylar olduğunu göstermektedir. Halbuki, birçok alanda eşitsizliklerin yaşandığı ülkemizde, gerçek anlamda bir sosyal demokrat bir partiye yönelmeye hazır büyük bir oy potansiyeli vardır.  Türkiye’nin içine bulunduğu ortamda işlevleri ve sorumlulukları giderek artan CHP, bu potansiyeli harekete geçirebilmek ve kendisinden bekleneni verebilmek için tabandan tavana yenilenmek zorundadır. Ülkemizdeki sosyal demokrat hareket için başarının sihirli anahtarı, doğru ve realist bir yenilenmedir. Bu yenilenme CHP’nin köklerinden de kopmayarak, çağın koşullarına tam olarak uyması ve halktan da beklediği karşılığı almaya başlamasıyla gerçekleşecektir.

KAYNAKÇA

 

-Giddens, Anthony (2000), Üçüncü Yol, İstanbul: Birey Yayıncılık.

-Karakaş, Ercan (1996), Sosyal Demokrasinin Şansı, İstanbul: SODEV Yayınları.

-Keyman, E. Fuat (2005), Değişen Dünya, Dönüşen Türkiye, İstanbul: İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları.

 

 

 

 

 

 

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar