TÖHMET-4
  • Reklam
  • Reklam
  • Reklam
Vedat Çınaroğlu

Vedat Çınaroğlu

Vedat Çınaroğlu

TÖHMET-4

01 Nisan 2018 - 10:24

Soner Yalçın’ın, Alparslan Türkeş ve Türkçülükle olan fikri(ideolojik) ve siyasi yönlendirmesi(maniplasyon)  30 Ağustos 2017 tarihli yazısıyla devam etti;

“ Türkeş, Fetullah Gülen ile neden hep samimi ilişkiler içinde oldu? “

Sanırsınız ki, Soner Yalçın, Türkeş’in Özel Kalem Müdürlüğü’nü veya Genel Sekreterliği’ni yapmış da, ilişkilerinin bütün detaylarını biliyor!Sanırsınız ki, “Cemaatin Altın Kadrolarını”; TSK’ya, Yargı’ya, Emniyet’e, MİT’e, Üniversitelere, Bürokrasiye dolduran Erdoğan değil de Türkeş! Erdoğan ve AKP’yi, “15 Temmuz’un faili” olmaktan kurtarmak için bu kadar acemice gayretkeşliğin sebebi ne ola ki? Acaba iki binli yıllarda yeni bir Ermeni terör süreci gelişseydi, 1993-1994 yıllarında Ermeni Lobisinin talebi üzerine, Paris’te Ermenistan Devlet Başkanı Petrosyan’la görüşmesini “Ermeni Diasporasıyla neden samimi ilişkiler içinde oldu?” şeklinde mi yorumlayacaktı?

“Türkeş’in Enver Altaylı’yı “manevi evlat” mertebesine çıkarması.”/ “Türkeş Altaylı’nın ilişkilerini bilmiyor değildi. Altaylı o ilişkiler sonucu Türkeş’in “sağ kolu” oldu.”

Enver Altaylı, “FETÖ’ye yardım etmek” suçlamasıyla tutuklandı ya, mal bulmuş mağribi gibi atlamış hemen. Teşkilat-ı Mahsusa’dan beri istihbarat örgütleriyle çalışanlardan kirli işlere girenlerin örnekleri bilinmektedir. Altaylı da o örneklerden birisiyse suçlu Türkeş mi? Geçmişte olduğu gibi bugünde her siyasi partinin içinde MİT’le irtibatlı, iktidar partilerinin içinde yabancı istihbarat örgütleriyle irtibatlı elemanların olduğunu bilmeyen mi var?Altaylı, MHP’de Teşkilat Başkanlığı, Genel Sekreterlik, Ocak Genel Başkanlığı veya Bakanlık mı yapmış daTürkeş’in “manevi evladı” veya “sağ kolu” olmuş! Zorlama imalarla “Güneşi Balçıkla Sıvayamazsın” Soner Yalçın!

“Alparslan Türkeş, sadece Türkçülerle yollarını ayırmadı. Utangaç bir Kemalist oldu. Parti binalarından Atatürk resimleri bile indirildi.”

Türkeş’in “Türkçülerle yollarını ayırdı” ithamına karşı örnekleri önceki yazılarımda verdim. Bu ithamı birden fazla kez yazdı. Propagandanın “tekrar” kuralını biliyor anlaşılan! Bir örnek daha vereyim; Her köşesinde Mustafa Kemal ruhunun olduğuna inandığım Harbiye’deydim. 1976 veya 1977 yılında bir hafta sonu Türkeş’in karşısında, tavsiyelerini dinliyordum; “Evladım, derslerinize özen gösterin, kanun, talimat ve emirlerin dışına çıkmayın. Başarılı bir Türk subayı olmak için çabalayın. Vatan’a, Cumhuriyet’e ve Türklüğe hizmet yolundan sapmayın.” Sözlerinden sonra arkasındaki Atatürk portresini işaret ederek, “ O’nun yolundan asla ayrılmayın” dedi. Yeterli mi Sn. Yalçın! Parti binalarından Atatürk resminin indirildiğini hangi bilgi ve belgeye dayandırdığını bilmiyorum ama gazetecilik ahlakı, bu gibi iddiaların belgelendirilmesini gerektirir. Kazım Karabekir hatıralarında bir hususa işaret etmiş;” İttihat ve Terakki “Cemiyet” iken üyeler birbirlerini bilirlerdi.Fırka(Parti) olduktan sonra gördük ki, tanımadığımız birçok kişi gelmiş. Sanki cemiyette mücadele edenler biz değildik de onlardı.” Farz edelim ki, birkaç parti şubesindeki fikriyat yoksunları veya Soner Yalçın gibi maksatlılar Atatürk resmini indirmiş olsun. Bu aykırı ayrıntıyla, Türkeş’i hangi vicdan ve ahlakla itham edebilirsiniz? Muhsin Yazıcıoğlu ile birlikte MHP’den ayrılanlara; “Atatürk düşmanlığı yapmayacaksınız!” (Şahinlerin Dansı, Hulusi Turgut, Sf.412) diyen Türkeş için, nasıl olur da Atatürk karşıtıymış imasında bulunabilirsiniz?

“ MHP, ne “Milliyetçi” ne de “antiemperyalist hareket” oldu. Aksine bağımsızlıkçı politik Kemalist hareketlere karşı düşmanca tavır aldı”

Bu eleştiriyi, cevap vermeyi gerektirmeyecek kadar anlamsız buldumsa da, Sözcü’ye mesaj olsun! Yalnızca Türkiye’de değil başka herhangi bir ülkede MHP üzerine yazılmış akademik makalelerin, yapılmış siyasi yorumların ilk cümlelerinde  “Milliyetçi bir parti” tanımlaması bulunuyorsa, yazar olarak Soner Yalçın, Sözcü için ağır bir yüktür. Soner Yalçın meftunu olduğu “bağımsızlıkçı politik Kemalist hareketlerin” hangileri olduğunu yazsa da bilsek! İşçi Partisi’ni kastediyorsa, Türkeş’in Perinçek’le birlikte Kandil’e gitmesini mi önerirdi?Son bölümde görüşmek üzere…

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar