KARINCALAR, İSTİHBARAT VE BÜYÜK VERİ
  • Reklam
  • Reklam
  • Reklam
Yasin Murat Yiğit

Yasin Murat Yiğit

Yasin Murat Yiğit

KARINCALAR, İSTİHBARAT VE BÜYÜK VERİ

04 Mart 2018 - 16:09

Bir devletin, veri ile iç içe geçmiş olan en önemli organlarından biri de şüphesiz istihbarat birimleridir. Büyük veri çağından önce istihbarat fonksiyonları, genelde büyük ölçekteki tehditlerin seyrek hareketlerine ve bu hareketlerin ne gibi ulusal güvenlik risklerine sebep olacağı üzerine yoğunlaşmıştır. Soğuk Savaş zamanında Abd için Sovyetler Birliği, Sovyetler Birliği için de Abd büyük ölçekli bir tehditti, bundan dolayı iki ülkenin istihbarat fonksiyonlarının büyük bir kısmı birbirleri hakkında veri toplama ve işleme süreçlerinde yoğunlaşmıştır. Bir unsur ne kadar büyük, hacimli ve ağır olursa, hareketleri de bu özellikleri ile bağdaşacak şekilde yavaş, seyrek ve bir o kadar da tespit edilmesi ve gözlemlenmesi kolay olacaktır. Ormanda bir filin hareket etmesi, fili görmeye gerek bile kalmadan hareket bölgesindeki çalıları oynatmasından, diğer küçük hayvanları korkutarak kaçırmasından veya tozları kaldırmasından rahatlıkla anlaşılabilir. Bunun için onlarca gözlemciye,  yüzlerce veri toplama noktasına ihtiyaç yoktur. Ancak amaç, filler hakkında değil de karıncalar hakkında veri toplamak olduğunda işler baştan aşağı değişecektir.

Gerek dünyadaki devlet sayısının artması, gerekse devletlerin kendi aralarında kurduğu birtakım siyasal, sosyal ve ekonomik örgütlerin bazılarının kurucusu oldukları devletlerden bağımsız uluslararası kimliklere sahip olarak hareket etmeleri, dış istihbarat birimlerinin veri toplama ve işleme fonksiyonlarını daha karmaşık hale getirmiştir. En az bunlar kadar kritik bir unsur da, zamanla tehdit ve tahrip kapasitesi artan; düzensiz, dağıtık ve küçük ölçekli yapılarla ilerleyen uluslararası terör hususudur. Potansiyel tehditlerin ölçekleri küçüldükçe sayıları artmakta ve klasik yöntemlerle gözlemlenebilme seviyeleri düşmektedir. Ancak ölçeğin küçülmesi, tehdidin küçülmesi anlamına gelmemekte; tam tersine, gözden kaçma noktaları artmış olacağından sağlıklı bir tehdit değerlendirmesi yapılabilmesi de zorlaşmaktadır. Ormanda karıncaları gözlemleyip veri toplamakla görevli yüzlerce kişi olsa bile ne kadar uğraşılırsa uğraşılsın teker teker her karıncanın peşine düşmek çözüm olmayacak, muhakkak bazı karıncalar aradan kaçmış olacaktır. Bu duruma benzer şekilde, büyük veri çağıyla beraber hemen herkesin teknolojik iletişim araçlarına erişim ve kullanım maliyetleri düşmüş, daha önce olmadığı kadar hacimde, hızda ve çeşitlilikte veri üretilir olmuştur. Bu veri denizine istihbarat birimlerinin kayıtsız kalması elbette düşünülemez. Ancak tıpkı karınca örneğinde olduğu gibi, üretilen veri, klasik yöntemlerle toplanabilme kapasitesinin çok üzerine çıkmış durumdadır. Peki bunun çözümü nasıl olacaktır?

Bir unsurun ölçeği büyüdükçe sayısı azalacak ve öznel, bireysel veri özellikleri önem kazanacaktır. Ölçek küçüldüğünde ise öznel veri özellikleri önemini gittikçe yitirecek ve ögeler arasındaki bağ özellikleri önem kazanmaya başlayacaktır. Birkaç tane filden oluşan bir topluluğun bireysel özellikleri, veri bakımından aralarındaki bağ özelliklerinden daha zengin ve daha önemlidir; ama binlerce karıncadan oluşan bir kolonide karıncaların bireysel özellikleri artık önemini yitirmiş, aralarında nasıl bir sosyal ağ yapısı oluşturdukları önem kazanmaya başlamıştır. Soğuk Savaş yıllarında Abd için Sovyetler Birliği’nin kendisi, Sovyetler Birliği için de Abd’nin kendisi veri bakımından önemliyken bugün Birleşmiş Milletler topluluğunda 193 üye devletin kendi aralarındaki resmi ve gayrıresmi ilişkilerinin verisi, en az her devletin bireysel verisi kadar önemlidir. Karınca kolonisi, eğer başarılı bir şekilde modellenebilirse; o zaman teker teker her karıncayı ayrı incelemeye gerek kalmayacaktır. Bu modelleme işlemi, inşaatı yapılacak olan binanın planlarını çizme işlemine kabataslak olarak benzetilebilir. Binanın mimari planı, aslında bir “metabina”dır. “meta” ön eki, üzerine gelen sözcüğün tekrar kendisini işaret etmektedir. Mesela “metafizik”, fiziğe götüren fizik, fizik hakkındaki fizik, üst fizik manasındadır. Bilgi teknolojilerinde kullanılan “metadata”, veri hakkındaki veri, veriye götüren veri, üst veri anlamlarını taşımaktadır. Binanın mimari planı olan metabina da bu bağlamda binaya götüren bina, bina hakkındaki bina, üst binadır. Böylece kocaman bir binanın tüm gerekli bilgileri, metabina şeklinde bir insan cebine sığar hale getirilir. Binlerce karıncadan oluşan bir kolonin tüm önemli işleyiş bilgileri de benzer bir modellemeyle bir matematiksel model halinde toparlanabilir. Buna bir örnek de “karınca kolonisi optimizasyonu” matematiksel modelinin üretim planlamadan trafik sıkışıklığı tahminine, su dağıtım şebekelerinin iyileştirilmesinden telekomünikasyon ağlarındaki sinyalizasyon haberleşmelerine kadar geniş bir yelpazede bir çok optimizasyon probleminde kullanılmasıdır.

Karınca kolonisi optimizasyonu özetle şu şekilde işlemektedir: Koloninin ana hedefi yiyecek bulmak ve yuvaya taşımaktır. Optimizasyon modelinin amacı ise yiyecek arayan karıncaların davranışlarını temel alarak yiyeceğe giden en uygun yolları ortaya çıkarmaktır. İlk etapta karıncalar rastgele bir şekilde etrafa dağılarak yiyecek aramaktadır. Bir karınca yiyecek bulduğunda kolonisine geri dönerken yol boyunca feromon adı verilen ve diğer karıncaları da bu yiyecek güzergahından haberdar eden bir kimyasalı işaret olarak bırakır. Diğer karıncalar bu işarete rastladıklarında belli bir olasılık değeriyle bu işaret güzergahını takip eder veya etmez. Eğer karıncalar bu güzergahı takip etmeye karar verirse o zaman yiyeceği bulup koloniye geri döndüklerinde tıpkı ilk karınca gibi onlar da aynı yol üzerinde kendi feromon kimyasallarını bırakır. Aynı güzergahı daha fazla karınca bulup tercih ettikçe yiyeceğe giden bu yol, üzerinde fazla oranda feromon kimyasalı birikmiş olduğundan koloni için artık bir tercih haline gelmeye başlar. Burda önemli bir nokta açığa çıkmaktadır. Peki aynı yiyeceğe diyelim ki aynı anda iki karınca birden ulaştı ve ikisi de yuvaya dönerken ardında feromon kimyasalı bırakarak birer yol oluşturdu, o zaman koloni bu yollardan hangisini seçecektir? Koloni, yiyeceğe giden en kısa yol hangisiyse onu seçmektedir. Çünkü iki karıncadan ikisinin de yiyecekten yuvaya doğru çizdiği yolun geometrik uzunluğu doğal olarak karıncadan karıncaya değişiklik gösterecek ve koloni üyeleri ilk etapta her iki yolu da kullanacaklardır. Ancak zamanla, birim zamanda kısa yol üzerinde biriken feromon miktarı uzun yol üzerindekinden daha fazla olacağından kısa yol, diğer karıncaların daha fazla dikkatini çekerek tercih unsuru olacaktır. Böylece zamanla uzun yolun kullanım yoğunluğu azalacak, kısa yolun kullanım yoğunluğu artacak ve böylece yiyecek bulma güzergahı optimize olmuş, yani hedefe en uygun güzergah ortaya çıkarılmış olacaktır.

Karıncaların kendi aralarındaki sosyal ağ modeli bu şekilde çözümlendiğinde artık her bir koloni üyesine ait binlerce bireysel verinin fazla bir önemi kalmayacak, bu verilere götüren kod, “metadata” artık elde olduğundan koloninin tümünün gelecekteki eylem desenleri ve tehdit potansiyelleri yüksek başarı olasılığı ile tahmin edilebilecektir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar